OSB Yıldızları Araştırmması


Binyıl Kalkınma Hedefleri’nde sona yaklaşırken

2000-2015 yılları arasında küresel kalkınma gündemini belirlemiş Binyıl Kalkınma Hedefleri bu yıl sonunda tamamlanıyor. Nihai durumu önümüzdeki yıl içinde görecek olsak da, son ilerleme raporlarına göre mutlak yoksulluk içindeki kişi sayısı 1,9 milyardan 836 milyona gerilemiş, orta gelir sınıfı üç kat büyümüş durumda. Yüzde 23’ler seviyesinde bulunan yetersiz beslenenlerin oranı yüzde 13’lere indi. İlköğretime katılım yüzde 83’ten yüzde 91’e kadar çıktı ve ilköğretim çağında çalışan çocuk sayısı 100 milyondan 57 milyona düştü. Tarım dışı sektörlerde çalışan kadınların oranı toplam işgücü içinde yüzde 41’e ulaştı.

Sağlıkla ilgili göstergelere baktığımızda doğumda ve 5 yaşından önce gerçekleşen çocuk ölümlerinde yarı yarıya azalma görüyoruz. HIV/AIDS, sıtma ve verem başta gelmek üzere salgın hastalıklarla mücadelede önemli ilerleme var. Bu virüslerin bulaşma oranları ve salgın hastalıklara bağlı ölümlere baktığımızda yüzde 40-58 oranında bir azalma bulunuyor.

İklim değişikliği gerçeği devam ediyor olsa da, ozon tabakasını incelten maddelerle mücadelenin başarılı olduğu ve bu yüzyılın ortasında ozon tabakasının kendisini onarmış olacağı rapor ediliyor. Temiz suya ve sıhhi altyapıya erişenlerin oranı yüzde 76’dan yüzde 91’e çıkmış durumda. Hızlı kentleşmenin de katkıda bulunduğu bu gelişme gecekondulaşma sorununu beraberinde getireceği düşünülmesine rağmen, kalkınmakta olan ülkelerde gecekonduda yaşayanların oranı 2000 yılında yüzde 39,4 iken 2014’te yüzde 29,7’ye gerilemiş.

Yüzde 43 bilgiye erişebiliyor

Küresel ortaklıklarla ilgili hedeflere baktığımızda ise, resmi kalkınma yardımlarının yüzde 66 oranında artışla 2014 yılı içinde toplam 135,2 milyar ABD doları seviyesinde olduğunu görüyoruz. Birleşmiş Milletler’in belirlediği GSMH’nin binde 7’si şeklindeki resmi kalkınma yardımı hedefi Danimarka, Lüksemburg, Norveç, İsveç ve Birleşik Krallık tarafından geçilmiş durumda. Kalkınmakta olan ülkelerin ihracat gelirlerinin dış borçlanma giderlerine oranı yüzde 12’lerden yüzde 3’ün altına çekilmiş durumda. Mobil teknolojilerdeki gelişmeye de bağlı olarak, artık dünya nüfusunun yüzde 43’ü elektronik ortamlardan bilgiye erişebiliyor. 2000 yılında bu oran sadece yüzde 6 idi.

Hedeflere ulaşmakta özel sektörün önemli katkıları oldu. 2000 sonrasında Küresel İlkeler Sözleşmesi ve benzeri KSS ağlarının hızla geliştiğine tanık olduk. Birçok şirket sürdürülebilirlik politikalarını belirleyip şeffaflaştırdı, önemli uygulamalara imza attı. Şirketlerin sosyal ve çevresel performansları toplum tarafından daha fazla önemsenmeye başladı ve etkiyi doğru ölçümleyip raporlayacak sistemler gene bu dönemde gelişti.

Binyıl Kalkınma Hedefleri’nde sona yaklaşırken 25 Eylül 2015’te 195 ülkenin imzasıyla 2016-2030 arasında uygulanacak olan yeni dönem 17 küresel kalkınma hedefi Birleşmiş Milletler’in 70. Genel Kurulu kapsamında “Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri” başlığıyla duyuruldu. Bir sonraki yazımda önümüzdeki 15 yıl küresel kalkınma gündeminin temelini oluşturacak bu hedeflerden ve özel sektörün rollerinden bahsedeceğim.