Turkishtime AR-GE 250


Dijital şirketlerin kısmeti açık!

Murat Yanık

Tek bir laptopla yola çıkıp büyüttüğü şirketini milyonlarca dolara satan yeni girişimcilerin hikayelerine şaşırmak eskide kaldı. Bu artık yeni dönemin karakteristiği haline bile geldi diyebiliriz. Yeni dönem girişimcilerin temel stratejileri, düşük maliyetle kurdukları şirketlerini kendilerinden büyük bir şirkete devretmek ya da o şirketi ortak almak. Neredeyse her girişimcinin hayali bu. Dünyanın pek çok yerinde birçok girişimci bunun peşinde koşarken, Türkiye’dekilerin hayalleri gerçek oldu. Bu kategoride beş yıl içinde gerçekleştirilen satın alma ve birleşme işlemlerinin seyri, Türkiye’deki dijital ekonominin büyüme hızını da ortaya koyuyor.

2011 rekor yılı oldu
Deloitte satın alma ve birleşme raporlarına göre 2007’de bu alandaki işlemlerin sayısı 10 idi. Kriz yılı 2008’de rakam 7’ye geriledi. 2010 yılına gelindiğinde toparlamanın izleri görüldü. 2010’da Türkiye’de 12 şirket, kendine ortak ya da yeni sahip buldu. 2011’e gelindiğinde ise Türkiye’de bu alandaki satın alma ve birleşme işlemleri zirveye çıktı. Geçtiğimiz yılki işlem sayısı, bir önceki yıl yapılan sözleşme sayısını üçe katlayarak 37 oldu. Sadece açıklanan sözleşme tutarları alt alta yazılıp toplandığında, Türkiye’de e-ticaret firmalarına 308 milyon dolarlık sermaye girişi olduğu görülüyor.

Bunun yanında 2011’de yaşanan satın alma ve birleşme işlemlerinde birçok ilgi çekici detay da bulunuyor. Örneğin, dijital oyun firması Peak Games’e aynı yıl içinde biri Almanya’dan biri de Belçika’dan olmak üzere iki yabancı ortak geldi. Türkiye’deki dijital girişimlere yabancı ilgisi olduğu kadar yerli ilgisi de yoğundu. Bu durum Türkiye’de bu alanın ciddi bir konsolidasyon sürecine girdiğini gösteriyor. Bu konsolidasyon süreci geleneksel sektörlerdeki gibi, büyüklerin sektöre hakim olmasıyla sonuçlanmıyor. Küçük şirketlerin ve hatta bireysel girişimcilerin yaratıcılıkları, büyük şirketlerin bünyelerinde değerlendiriliyor. 2011’de not edilmesi gereken bir diğer gelişme ise dijital devlerin adımlarıydı: Ebay Türkiye’den gittigidiyor.com’u, Amazon ise ciceksepeti.com’u satın aldı.

ABD’lilerin gözü burada
Türkiye’nin bu alandaki satın alma ve birleşme karnesi, dijital ekonomide ağırlık merkezinin gelişmiş ülkelerden yükselen pazarlara kaydığını da gösteriyor. 2011’de belli ölçeklerde hisse devrinin yaşandığı şirketlerin 16’sı yerli şirketlerle ortaklık kurdu. Bunun dışında kalan 21 işlem ise yabancı sermaye tarafından yapıldı. Türkiye’ye gelen yabancı sermaye içinde ABD’lilerin ağırlığı dikkat çekiyor. Bu işlemin yanında ABD’li şirketler 6 işleme daha imza attı. Son beş yılda Alman sermayesinin de önemli düzeyde satın alma ve birleşme yaptığı görülüyor. Alman elektronik iletişim çözümleri şirketi Ballroom’un Reklamz’yi satın alması bu ilginin somut örneklerinden.

2012 de hareketli geçecek
Türkiye’de dijital ekonomide faaliyet gösteren oyunculara yönelik satın alma ve birleşme işlemleri, 2012 yılının başında da hız kesmeden devam etti. Ocak ayının sonlarında gelen habere göre küresel reklam şirketi WPP, iletişim ajansı 41?29! Media'nın ("41?29!") çoğunluk hisselerini satın almayı kabul ettiğini duyurdu.
Mart ayının ortalarına doğru ise ödeme sistemleri sektöründe dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Sektörün önemli oyuncularından Plastkart, Oberthur Technologies ile hisse devri ve ticari ortaklık konularında görüşmelere başladığını duyurdu. Şirket yönetiminin Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yaptığı açıklamaya göre taraflar, Oberthur'un Plastkart hisselerini alarak yönetime katılmasıyla birlikte bankacılık, GSM ve diğer alanlarda teknoloji tedariki ve bölgedeki diğer ülkeler için üretim gücünün kullanımı kapsamında görüşmeler yapacaklar.
Deloitte Türkiye Kurumsal Finansman Ortağı Başak Vardar, bu trendin artarak devam edeceğini belirtiyor. Vardar, Türkiye’nin dijital ekonomideki satın alma ve birleşme işlemlerini şöyle yorumluyor: “Son iki üç yıllık döneme baktığımızda teknoloji alanında her yıl 10-15 kadar birleşme ve satın alma işlemi gerçekleştiğini görüyoruz. Bu da adet olarak sektörel sıralamalarda teknolojiyi ilk 10 arasına sokuyor. Özellikle geçen yıl e-ticaret şirketleri çok öne çıktı. Bu alanda 12 şirket satış işlemi gerçekleşti. Şirketlerin büyüme potansiyeli itibariyle ilginin önümüzdeki dönemde artacağını düşünüyorum”.

DİJİTAL GİRİŞİMİNİZİ SATMAK İÇİN GEREKLİ 5 KRİTER
1) Büyüme potansiyeli ve kârlılık: Dijital iş dünyasında da satın alma kararı o şirketin büyüme ve karlılık potansiyeli ile belirlendiğinden bu potansiyeli doğru tanımlamak gerekiyor.
2) Lojistik altyapı: E-ticaret işindeyseniz sadece parlak pazarlama fikirleri, şirketinize yabancı ortak bulmak için yeterli değil. Lojistik altyapınız da bu operasyon için uygun olmalıdır.
3) Ürün optimizasyonu: Dijital dünyanın yeni varlıklarından biri de tüm operasyonu ve dolayısıyla süreçleri optimize etmeniz. Optimizasyon yeteneğiniz ne kadar kuvvetliyse dikkat çekici bir ticari varlık yaratmanız da o kadar mümkün.
4) Müşteri portföyü: Dijital dünyanın en büyük katkısı müşterilerle doğrudan bağlantı kurmayı kolaylaştırmak. Bu doğrudan bağlantıyı başarıyla kurabiliyorsanız, gözler sizin üzerinizde oluyor.
5) İtibar yönetimi: Sosyal medya çıktığından beri şirketler için itibar yönetimi önemli hale geldi. Özellikle bir yabancı ortakla çalışmak istiyorsanız, dijital dünyadaki itibarınıza dikkat etmelisiniz.

“SATIN ALMALAR ARTACAK”
Lars Meyers
KPMG Türkiye Yatırım Danışmanlığı Hizmetleri Direktörü

“Sektördeki birkaç trendin gerek Türk şirketlerinin gerekse doğrudan yabancı yatırımlar aracılığıyla birleşme ve satın alma faaliyetlerini artırması bekleniyor.
Bu trendler:
• Sanallaşmaya, bulut bilgi işleme ve de mobil ödeme teknolojilerine artan talep,
• Fatih Projesi (eğitim sisteminde tablet kullanımı ve akıllı tahta kullanımı) gibi devletin ön ayak olmasıyla yeni yaratıcı bilgisayar uygulamaları, internet servisleri ve de altyapı projelerine artan talep,
• Telekomünikasyon şirketleri arasında artan rekabetin teknoloji yatırımlarını tetiklemesi.

Yatırımcıların güvenini artırmak amacıyla sektörde birçok yasal ve yapısal değişiklikler yapılıyor. Bu değişikliklerin başında yeni Türk Ticaret Kanunu ile gelecek olan dijital imzanın tescilli, e-posta adresi ve kurumsal web siteleri ya da henüz yasalaşmayan ancak elektronik ticaret yasa taslağı kapsamında olan zorunlu web sitesi denetimi geliyor. Girişimciler, bu değişimlere hazırlıklı olmalı.
Ayrıca, girişimciler Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’nin sunduğu yatırım ve vergi teşviklerinden yararlanmalılar.