Turkishtime AR-GE 250


Geleceğin ödemesi

Derya Coşkun

Dijital ekonominin iş yapma şekillerini nasıl değiştirdiğinin önemli bir anahtarını da ödeme sistemlerinin geçirdiği değişimde görebiliyoruz. Tıpkı son 20 yıl içinde banka çeklerinin yerini banka ve kredi kartlarının alması gibi önümüzdeki 10 yıl içinde de akıllı telefonların plastik kartların yerine geçtiğine tanık olacağız. “Yakın alan teknolojisi” olarak Türkçeleştirilen NFC (Hear Field Çommunication) teknolojisi sayesinde banka ve kredi kartlarımızı cüzdanımıza değil, cep telefonumuzun SIM kartına yerleştireceğiz. Birçok cihazın internete bağlanabiliyor olması sayesinde internetten alışveriş yaparken bile bilgisayarlarımızı değil belki kol saatimiz ya da televizyonumuzu kullanacağız. Tüm bunlar futürist birer kurgu değil. Mevcut teknolojiler sayesinde günlük hayat alışkanlıklarımız arasına girmeleri an meselesi...

NFC daha da büyüyecek

İlk kez 1990’larda geliştirilen ve 2000’lerin ikinci yarısından itibaren yaygınlaşmaya başlayan NFC teknolojisi, geleceğin ödeme sistemlerinde önemli bir yere sahip. NFC, tıpkı bluetooth teknolojisi gibi fiziki olarak birbirine yakın cihazlar arasında fazla yüklü olmayan dosyaların veya verilerin paylaşımına izin veren bir iletişim teknolojisi demek. IMS Research şirketinin araştırmasına göre 2011’de dünya genelinde 35 milyon NFC’li telefon satıldı. Toplamda ise 100 milyona yakın cihazda NFC teknolojisi bulunuyor. 2012 sonunda NFC’li telefon sayısı satışlarının 80 milyonu bulması bekleniyor. Mobil cihazlara yerleştirilen özel bir çip ile çalışan NFC teknolojisinin kullanılabileceği daha pek çok alan var. Ancak banka ve kredi kartlarının SIM kartlarına tanımlatılarak cep telefonlarına ödeme yapma fonksiyonu da kazandırdığı için en çok bu alandaki teknolojiler içinde değerlendiriliyor.

Deloitte Kanada’nın Teknoloji, Medya ve Telekomünikasyon Araştırmaları (TMT) Direktörü Duncan Stewart “Uzun vadede ödeme sistemlerinde NFC teknolojisinin muhteşem bir geleceği olduğunu görüyoruz” diyor. Deloitte’un “TMT Tahminleri” başlıklı raporunda 2014’te NFC üzerinden yapılan ödemelerin tüm dünyada 50 milyar dolarlık bir hacme ulaşacağı öngörülüyor.

Şeytan üçgeni

Ancak teknolojinin hızlı yayılmasının önünde üç önemli engel olduğundan uzmanlar, kısa vadede özellikle de 2012 için daha az iyimserler. NFC’li ödeme kabul edebilecek POS cihazlarının, yani terminallerin aynı hızla yaygınlaşmaması en önemli etken. Teknolojinin ilk uygulandığı ABD’de bile satıcıların sadece yüzde 2’si NFC’li ödeme kabul eden terminallere sahip. Terminal yenileme aralığının 7 ila 10 yıl arasında olduğu düşünülürse, bu teknoloji için en erken 2015 sonrası öngörülüyor.

Bir başka engel ise şu anda cihaz üreticilerinin tek bir standart üzerinde anlaşamamış olmaları. Telefonlardaki NFC çiplerinin ortak bir standarda sahip olmaması, her teknolojiye ayrı terminal geliştirilmesi zorunluluğu doğuruyor ki, bunun sürdürülebilir olduğunu söylemek zor. Dolayısıyla hem terminal hem de cihaz üreticilerinin bir araya gelip tek bir standart üzerinde anlaşmaları şart.

Kullanıcıların güvenlikle ilgili endişeleri de NFC’nin hızla yayılmasının önündeki bir başka engel. Stewart, “Diğer kablosuz iletişim teknolojilerinin aksine NFC, çok kısa bir mesafe içerisinde bilgi alışverişine izin veriyor. Verilerin aktarılırken çalınması, bu yüzden çok zor. Üstelik dünyada NFC’den çok daha az güvenli ödeme sistemleri birçok insan tarafından kullanılıyor” diyor. Şu anki engellere rağmen NFC’nin geleceğin ödeme sistemleri içinde başrol oynayacağına kesin gözle bakılıyor.

Facebook’tan kredi alın…

Uluslararası araştırma şirketi Gartner’ın tahminine göre 2011 yılında 141 milyondan fazla insan mobil cihazları kullanarak 86 milyar dolar büyüklüğünde mobil ödeme yaptı. Ancak bunun içinde NFC teknolojisiyle küçük bir yer kaplıyor. Asıl payı ise mobil cihazlarla internet üzerinden yapılan ödemeler alıyor.

İnternet üzerinden mobil ödemelerin yaygınlaşması demek, aynı zamanda alternatif ödeme araçlarının ortaya çıkması anlamına geliyor PayPal, PayU, iPara gibi adlarını giderek daha çok duyduğumuz sistemler en dikkat çekenleri. Bu alternatif sistemlerde model, banka veya kredi kartı bilgilerinin tek bir siteyle paylaşılması ve bu sitelerin verdiği kullanıcı adı ve şifre ile internette hem daha güvenli hem de daha kolay alışveriş yapılabilmesi fikri üzerine kurulu.

En büyük pazar payına sahip PayPal’in açıkladığı rakamlar, alternatif sistemlerin mobil alışverişlerde daha fazla tercih edilmeye başladığının bir göstergesi. Dünya genelinde 106, Türkiye’de ise 1,3 milyon aktif kullanıcısı olan PayPal, 2011’de en hızlı grafiği mobil ödemelerde yakaladı. Geçtiğimiz yıl aracılık edilen 118 milyar dolarlık ödeme işleminin 4 milyar doları mobil alışverişlerden sağlandı. PayPal Türkiye Genel Müdürü Kıvanç Onan “Bu rakam 2010’daki hacmin beş katından fazla. 2010’da mobil ödemelerin hacmi 750 milyon dolardı” diyor. PayPal, 2012’de mobil ödemelerin hacminin 7 milyar doları bulacağını tahmin ediyor. Önümüzdeki dönemde en hızlı büyümenin de burada gerçekleşmesi bekleniyor. Onan “2015’te PayPal’in globalde aracılık ettiği ödemelerin yüzde 40’ından fazlasının mobil cihazlardan gelmesini bekliyoruz” diyor. Bu alternatif sistemler, için bir sonraki adım sosyal ağ siteleriyle ödeme sistemlerinin buluşturulması olacak gibi görünüyor. Facebook ve Twitter’ın üçüncü partilerin işbirliği ile sunduğu Facebook kredi ve Twitpay bu konuda ilk adımlar olarak kabul edilebilir.

Mesajda para saklı 

Cep telefonu operatörlerinin sunduğu mesajla ödeme servisi de yeni sistemler içindeki gücünü giderek arttırıyor. Gartner’ın tahminine göre, özellikle gelişmekte olan pazarlarda mobil ödeme sistemleri arasında mesajla ödeme servisi liderliği elinde bulunduruyor. Türkiye, bu konuda iyi bir örnek. Türkiye’de cep telefonu operatörlerinin 2008’de uygulamaya başladıkları mobil ödeme servisleri tüketicilere 50 liraya kadar olan tek seferlik harcamalarını mesaj üzerinden gerçekleştirebilme imkanı tanıyor. Ödeme, telefon kullanıcısının faturası üzerinden veya ön ödemeli kartlarda hattındaki ücretten düşürülme şeklinde yapılıyor.

Şu anda Türkiye’deki üç operatör de bu hizmeti veriyor. Kullanımındaki artış ise oldukça dikkat çekici. Mesela, işlem sayısı geçen üç buçuk yıllık süre içerisinde toplam 11 milyona ulaşan Turkcell’in uygulamasından şimdiye kadar yararlananların sayısı 2,5 milyona ulaştı. Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Cenk Bayraktar, şu anda yaklaşık 800 işyerine bu hizmetleri üzerinden ödeme yapılabildiğini söylüyor. “Mobil ödeme sistemleri, Türkiye’de oldukça yeni olmasına rağmen çok hızlı gelişiyor” diyen Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Gökhan Öğüt ise mesajla ödeme sisteminin 3-4 sene boyunca mikro işlemlerde liderliği kaptırmayıp büyümeye devam edeceği görüşünde. Mesajla en çok online oyun, alışveriş ve arkadaşlık sitelerine ödeme yapılıyor olması, bu alanın sosyalleşen dünyada büyüme potansiyeline işaret ediyor. Şu anda yüzlerce işyerinde bu şekilde ödeme yapılabiliyor. Öğüt, “Uygulamamızı kullananların sayısı, her ay yüzde 30 düzeyinde artış gösteriyor” diyor. “Şimdiye kadar bir milyondan fazla Avealı mobil ödeme servisimizden yararlandı” diyen Avea Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kadir Boysan da uygulamalarının hacminin 2011’de, 2010’daki düzeyin üç katına ulaştığını açıklıyor.

30 yaş altı, ‘cep’ten ödüyor

Teknoloji çoğu zaman tek başına yeterli olmuyor. İnsanların bunu kullanmaya hazır olup olmadığı çoğu zaman belirleyici unsur oluyor. Visa Europe’un Avrupa’nın bazı ülkelerinde Haziran-Ağustos 2011 döneminde yaptırdığı Temassız Kartlar Araştırması yeni ödeme sistemlerine uyum konusunda önemli veriler sunuyor. Araştırmaya göre Türkiye ve Polonya’daki kullanıcıların yüzde 89’u, İngiltere’deki kullanıcıların ise yüzde 84’ü temassız ödeme teknolojisinin mobil ödeme gibi gelişmiş ödeme yöntemlerinin ilk aşaması olduğunu düşünüyor.

Araştırma, Türkiye’deki temassız kart sahiplerinin mobil telefonla temassız ödeme yapma konusunda Polonya ve İngiltere’de bulunanlardan daha istekli olduğunu da ortaya koyuyor. Türkiye’deki kart kullanıcılarının yüzde 67’si bu uygulamaya yatkın görünürken, Polonya’dakilerin yüzde 47’si, İngiltere’dekilerin ise yüzde 27’si buna yakın görüş bildirdi. Üç ülke kullanıcıları da gelecekte temassız ödeme teknolojisinin nakitten daha yaygın bir uygulama olacağı görüşünde. Visa Europe’un Türkiye Genel Müdürü Berna Ülman “2020 itibariyle Avrupa’da gerçekleşen tüm Visa işlemlerinin yarısından fazlasının mobil cihazlarla yapılacağını öngörüyoruz” diyor.

MasterCard’ın yaptırdığı araştırmaya göre ise 2011’in son beş ayında Türkiye’de mobil cüzdan ile ödeme yapma fikri yüzde 36’dan yüzde 60’a çıktı. Bir diğer araştırma ise Türkiye’de her üç kişiden birisi hali hazırda cep telefonları ile ödeme yapılabileceğinin bilincinde. MasterCard Advisors araştırması ise 30 yaş altındaki tüketicilerin cep telefonları ile alışveriş yapma taleplerinin yüzde 67 oranında arttığını ortaya koyuyor.

HAYATI KOLAYLAŞTIRAN YENİLİKLER

iCarte – Visa ve Yapı Kredi Bankası işbirliğiyle iPhone kullanıcılarına NFC ile ödeme yapma olanağı sağlayan uygulama Avrupa’da bir ilk.

Google Cüzdan – Visa ve Google işbirliği ile ABD’de hayata geçirilen uygulama sayesinde Android tabanlı Nexus S 4G telefonla temassız ödeme yapılabiliyor.

Cep-T Paracard – Garanti Bankası, MasterCard ve Turkcell işbirliği ile sunulan bu ön ödemeli kart uygulaması sayesinde para çekme ve alışverişin yanında cep telefonları arasında para transferi gerçekleşebiliyor.

BonusluAvea – Garanti Bankası, MasterCard ve Avea işbirliğiyle hayata geçen uygulamanın önümüzdeki dönemde başka banka kartları için de geçerli olmasına çalışılıyor.

Cep-T Cüzdan – MasterCard ve Turkcell işbirliğiyle hayata geçen uygulama, şu anda üç bankanın kartları için kullanılabiliyor. Yılsonunda buna 12 bankanın daha katılması bekleniyor.

Mobil bankanız

comScore’un bu yıl yaptığı bir araştırmaya göre 234 milyon mobil cihaz kullanıcısının yüzde 16’sı mobil bankacılıktan faydalanıyor. Önümüzdeki dönemde de en önemli çıkış, mobil bankacılık alanında bekleniyor.

Mobil paranız

Alternatif ödeme sistemlerinin finansal kurumlarla yaptıkları işbirlikleri üzerinden cep telefonunuzla direkt banka hesaplarınıza bağlanabilmenizi sağlayan bu sistem sayesinde telefonunuzu içinde para olan bir cüzdan gibi düşünebileceksiniz.

Mobil cüzdanınız

Cep telefonunuzu yakın gelecekte kapı geçiş kartı veya kartvizit şeklinde de kullanabileceğiniz gibi cüzdan olarak da yanınızda taşıyabileceksiniz. Banka ve kredi kartı, indirim kuponları veya sadakat kartlarınız gibi sürekli yanınızda taşıdığınız birçok kartınızı NFC teknolojisi sayesinde cep telefonunuza tanımlayabileceksiniz.

Türkiye, NFC’de hızlı çıktı 

Dünyanın iki büyük kart şirketi olan Visa ve MasterCard’ın temassız ödeme kartlarını Avrupa’da ilk olarak Türkiye’de kullanıma sunmaları bu alanda öne çıkmamızı beraberinde getirdi. 2005’te karayolları ve köprülerde Visa’nın temassız ödeme kartı payWave’in Kartlı Geçiş Sistemi (KGS) ile bütünleşik uygulanmaya başlaması iyi bir başlangıç oldu. Bunu MasterCard’ın PayPass kartları takip etti. Şu anda sadece Visa’nın payWave kartını kullanan kişi sayısı 3 milyondan fazla.

Temassız kartlar ise NFC teknolojisine geçişte önemli bir adım oldu. NFC’li ödeme teknolojisinin ilk uygulamalarıyla 2008’de karşılaşmaya başladık. Turkcell’in, MasterCard işbirliğiyle sunduğu Cep-T Cüzdan uygulaması bunlardan biri. Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Cenk Bayraktar, bu uygulama sayesinde şu anda yurtdışında 40 bin, yurtiçinde ise 300 bine yakın noktadan cep telefonu ile temassız ödeme yapılabildiğini söylüyor. Aralık 2010’da Garanti Bankası ve MasterCard işbirliğiyle BonusluAvea uygulamasını başlatan Avea da bu teknolojinin potansiyeline güveniyor. Avea’nın Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kadir Boysan, “Önümüzdeki üç yıl içinde NFC teknolojisinin kullanımında büyük artış olacağını düşünüyoruz” diyor.