Turkishtime AR-GE 250


“Haftada onlarca yabancı yatırımcı kapımı çalıyor”

Derya Coşkun

Webrazzi’nin Bağdat Caddesi’ndeki yeni ofisinde Arda Kutsal’la bir araya geliyoruz. Sade, şirin bir ofis… Ancak Kutsal’ın bize ayıracak çok zamanı yok. Bizden sonra Türkiye pazarıyla ilgili bilgi almak isteyen yabancı yatırımcılardan biriyle daha bir araya gelmesi lazım. Bu hafta yatırımcılarla yapacağı kim bilir kaçıncı toplantı olacak? Sosyal ağlar ve internet konusunda haberler veren ve konferanslar düzenleyen sitenin kurucusu “Her hafta ona yakın yatırımcı beni arayıp Türkiye pazarıyla ilgili bilgi almak istiyor” diyor. Kutsal, bu toplantılar karşılığında para almıyor. Buna ihtiyacı da yok. Çünkü sitesi yeterince büyüyor. 2011’de yüzde 100’e yakın bir büyüme gerçekleştiren Webrazzi’nin cirosu 1 milyon lirayı geçti. Bundan aldığı güçle Kutsal da artık bir bir melek yatırımcı.”Şimdiye kadar altı girişime yatırım yaptım” diyen Kutsal’a ‘Sahip olduğunuz network açısından Arda Kursal ne kadarlık bir adam?’ diye soruyoruz. O da “ Baya milyar dolar eder” diyor.

Türkiye’de şu anda internet girişimcisi dediğimizde akla gelen özellikle birkaç isim var ve bu isimlerden birisi de Arda Kutsal. Nasıl oluştu bu imaj?
Dünyada aslında böyle bir trend var. Belli kişiler sektörde etki gücü yüksek isimler haline geliyor. Webrazzi’nin Amerika’daki versiyonlarına baktığınızda orada da bu sitelerin kurucuları etkili. Ya da sektörde başarılı olmuş, şirketini satmış veya yüksek yatırım almış sitelerin kurucuları sektörü etkileyebilecek isimler haline gelebiliyor. Bugün Türkiye’de de Markafoni’nin kurucu ortağı Sina Afra, Yemeksepeti’nin kurucusu Nevzat Aydın, Mynet’in kurucusu Emre Kurttepeli bu tarz isimler. Emre gibi bazılarımız geri planda kalmayı tercih ediyor. Ben veya Sina gibi bazılarımız da konferanslar gibi organizasyonlarda girişimcilerin sürekli karşısında olarak biraz daha fazla ilgi odağı haline gelebiliyoruz. Belki de o yüzden…

Yatırım danışmanlığı yaparken bir tür haber sitesi yaratmak nasıl oldu?
Ben aslında 1996-97’lerde, Türkiye’de internet kıvılcımlarının hafiften çıkmaya başladığı dönemde web sitesi tasarlayan bir adamdım. Lise dönemleriydi o zaman. Üniversite döneminde de bu böyle devam etti. Sonra profesyonel iş hayatı başladı. Bir yandan Uzel Holding’te internet yatırımlarından sorumlu yönetici olarak çalışıyor bir yandan da blog yazıyordum. Ayrıca ArdaKutsal.com diye bir sitem de vardı. İkisinde de sektörü inceleyen adam olarak profesyonel yazılar yazıyordum. Sonra blogum ile kendi adımdaki siteyi ayırmak istedim. 2006’da Webrazzi’yi kurup 2007’ye kadar hem siteye yazılar yazıp hem de profesyonel iş yaşamımı devam ettiriyordum. 2007’de ayrılıp kendi şirketimi kurdum.

İnternet sitesinde Arda Kutsal bir haberci, konferanslarda moderatör, yatırımcılarla ilişkilerinde bir danışman. Siz kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz?
Başladığım alan danışmanlıktı. Sitenin ilk zamanlarında da danışmanlık yapmaya devam ettim. Ancak giderek Webrazzi ile danışmanlık beraber gitmemeye başladı. Artık çok nadiren ancak yurtdışından çok büyük bir şirket Türkiye pazarı ile ilgili bilgi, rapor veya görüş bildirme istediği zaman bir takım destekler sunuyoruz. Onun dışında öyle bir misyonumuz yok.
Arda Kursal aslında sadece sektörü iyi bilen bir adam. Bir girişimci… Bunu söylemek bana düşmez elbette, ama Türkiye’de internet pazarını büyüten bir adam. Çünkü Webrazzi sayesinde sektör birbirini tanıdı. İşler konuşulmaya ve yatırım haberleri çıkmaya başladı. Konferanslarımızda moderatörlük yapıyorum. Bu da aslında rahat ve sektörü bilen bir adam olmamdan kaynaklanıyor.

Yatırım danışmanlığı gibi bir misyonunuz olmadığını söylüyorsunuz. Ancak biliyoruz ki bizden sonra yine bir yatırımcıyla görüşmeniz var.
Danışmanlık değil. Ücretsiz olarak yapılan bir iş bu. Yatırımcılar pazarla ilgili birileriyle konuşmak istiyorlar. Arayabilecekleri yegane adam benim. Çünkü sektör verisi var elimizde. Olan biteni biliyoruz. Demek istediğim yatırımcı arttı. Yabancı yatırımcı Türkiye’ye bakıyor. Her zaman yatırımcılar beni arardı. Ama eskiden yılda iki kere falan ararlardı. Şimdi haftada on yatırımcı falan arıyor.

Yabancı yatırımcılar Türkiye pazarıyla ilgili özellikle neyi öğrenmek istiyor?
Kullanıcı sayısı, genç nüfus oranı gibi genel bilgileri biliyorlar bir kere. Belirli sektöre yönelik soru soranlar oluyor. Mesela ‘Turizm alanında hangi siteler var? Siz bu alanda potansiyel görüyor musunuz?’ gibi. Sosyal oyun dünyasıyla ilgili gelenler oluyor. Türkiye’de sosyal oyunların neden bu kadar popüler olduğu soruluyor. Direkt sitelere yönelik soru soranlar olabiliyor. Mesela ‘Şu site şöyle bir yatırım almış. Neden almış olabilir?’ ya da ‘Ne kadar devam eder?’
Daha genel sorular soranlar da oluyor. Mesela “Önümüzdeki 3 yılda hangi alanların en çok büyüyeceğini düşünüyorsun?” gibi… Bu yatırımcılar da kendi içlerinde bölünüyor. Bunların kimisi yatırım yapabilecek potansiyeldeler. Kimisi de sadece pazar yokluyorlar.

Kapınızı çalanlar arasında sizi şaşırtan isimler var mı?
Tabii canım. Bugün herkesin bildiği birkaç yabancı yatırımcıyla kanka gibiyiz. Bir tanesi var özellikle çok popüler. Accel bunlardan bir tanesi. Facebook’un yatırımcısıdır kendisi. Onlarla sık sık görüşüyoruz Türkiye’de nerelere yatırım yapılabileceği konusunda.

Oldu mu peki yatırımları?
Henüz değil ama çok yakındır.

Yatırımcıların ilgilendikleri alanlarda bir değişim görüyor musunuz son zamanlarda?
Bir yıl öncesine kadar yatırımcılar arayıp sosyal oyun, e-ticaret alanlarıyla ilgili soru sorarlardı. Son zamanlarda değişti bu. Şimdi mesela dikey arama teknolojileriyle ilgilenenler var. Yani sadece şirket arama motorları gibi. B2B pazar yerleriyle artık daha çok ilgileniyorlar. Yani sadece şirketler arası alışveriş yapılabilen e-ticaret siteleri. Mobil teknoloji ve mobil oyunlara çok yoğun ilgi var. Ama tabii e-ticaret ve sosyal oyunlar da hepimizin odağı olmaya devam ediyor.

Sizi arayan yatırımcı sayısında bu kadar artış olmasını sağlayan bir kırılma noktası gözlemliyor musunuz?
Intel Capital’in İzlesene, Blogcu gibi sitelerinin sahibi Nokta’ya yaptığı yatırım kırılma noktası. Bu çok net. Sebebi de anlaşılabilir bir durum, çünkü Intel Capital, oldukça kurumsal bir yatırım fonu. Prosedür ve bürokrasisi farklı bir fon. “Böyle bir fon Türkiye’ye yatırım yaptıysa burada bir iş var demektir” deyip diğer yatırımcılar da Türkiye’ye bakmaya başladı. Zaten hemen arkasından eBay’in Gittigidiyor’u 217 milyon dolara satın alması geldi. Bu ikisi yatırımcıların Türkiye’ye bakmaya başlamasında çok etkili oldu. Kleiner Perkins, Trendyol’a yatırım yaptı. Naspers, Markafoni’nin yüzde 70’ini aldı. Peak Games bir yıl içinde 20 milyon dolarlık yatırım topladı. Son olarak Amazon’un Çiçeksepeti yatırımı çeşni katmış oldu. Şu anda herkes Türkiye pazarını konuşuyor.

Webrazzi’nin organize ettiği konferanslar da girişimciler ile yatırımcılar arasında yoğun sinerji yaratıyor gözüküyor.
Evet, daha önce şöyle bir geri dönüş aldım: “Bir ayda topladığım kartviziti bir günde Webrazzi Summit’te topladım.” Yani insanlar bir ayda tanışacakları çevreyle bir günde tanışıyor. Webrazzi’de zaten görüyorsunuz. Her yatırımcı bir girişimci bir köşede çekilmiş konuşuyor. Tabii bunların ne kadarı ciddi yatırım anlamına geliyor, bilemiyorum.

Ne zaman konferanslar düzenlemeye başladınız?
İstanbul’da lk konferansımızı Haziran 2008’de yaptık. Şimdiye kadar 20’ye yakın konferans yapmışızdır.

Kaç kişi katılıyor bu konferanslara ve ayrıca konferansları büyütme niyeti var mı?
Summit olarak düzenlediklerimiz bin kişilik oluyor. Geriye kalan konferanslar da 500’er kişilik. Bugün 5 bin kişilik konferans yapabilir miyiz? Evet, yapabiliriz ama istemiyoruz. Çünkü arada sadece sattığımız bilet farkı olur. Ama biz katılan herkesin keyif almasını istiyoruz. O yüzden konferansları büyütmek gibi niyetimiz yok.

Arda Kutsal gelirini tam olarak nereden sağlıyor?
Yüzde 60 oranında konferanslar için satılan biletlerden, yüzde 40 oranında da Webrazzi’deki reklamlardan. 2011’deki oran bu şekildeydi. Bu yıl bu oranı yüzde 50-50 yapmak istiyoruz. Hatta reklam gelirleri biraz daha fazla olsa daha iyi olur. Webrazzi TV projemiz var. Onu büyütmeye çalışıyoruz. İnternetten canlı yayına kadar gidecek bir proje. Programlara sponsorluk şeklinde reklam almak güzel olur.

Şu anda sitede o kadar çok reklam göremiyorum.
Siteyi reklama boğmuyoruz çünkü. Sayfa altında reklamlar oluyor. Sayfanın tümünü kaplayacak reklamları kabul etmiyoruz. Sitenin belli reklam alanları var. “Bu reklam alanlarında yer almak istiyorsanız fiyatı budur” diyoruz. Çünkü sitenin özel bir kitlesi var. Gelen adam da gerçekten haber okumak için geliyor. Günlük 30 bin ziyaretçi, aylık olarak da 1 milyonun üzerinde sayfa gösterimimiz var.

2011’de toplamda ne kadar kazandınız?
Webrazzi’nin cirosu geçen yıl 1 milyon lirayı geçti. Bu yıl da yüzde 100 büyüme hedefliyoruz.

NETWORK AÇISINDAN
MİLYAR DOLARLIK ADAM
Yeni projeler var mı?
Yatırım yapıyorum. Yani melek yatırımcıyım aynı zamanda. Geçen yıl internet şirketlere yapmaya başladım. 30 bin lira ile 100 bin arasında yatırımlar yapıyorum. Ortalama 50 bin lira diyebiliriz. Sektörün göbeğinde bir isim olduğum için insanlar gelip benimle fikirlerini paylaşıyorlar. Ortak olmamı istiyorlar. Şartlarıma uyuyorsa yatırım yapıyorum. Girişimin tohum aşamasında olması önemli. Ayrıca sektörde rekabetin ortasında bir iş olsun istemiyorum. Doğru girişimciler olmasına dikkat ediyorum. Çünkü benim o işe ayıracak çok zamanım yok. Bir de yatırım miktarı. Büyük bir yatırımcı değil. Şimdiye kadar altı yatırımım oldu. Bunlar arasında oyun, video paylaşım platformu ve internet üzerinden müşteri destek hizmeti sağlayan platform var. bu yatırımlara 2012’de de çok abartmadan devam etmeyi planlıyorum.
Melek yatırımcılığı sevdiniz o zaman?..
Evet, çünkü sahip olduğum bir takım avantajlar var. En önemlisi network… Sadece Türkiye’de değil, dünyada da bir çevrem var. Bugün bir girişimcinin ihtiyacı olan kişiyle tanışmasında benim yatırımcısı olmam bir avantaj.
O zaman son olarak şunu soralım: Sahip olduğunuz network açısından soracak olursak, Arda Kutsal ne kadarlık bir adam?
Güzel soru. Şimdiye kadar hiç hesaplamadım ama benim 5 milyar dolarlık fonu olan şirketle de kontağım var, bir milyar dolar değerlemesi olan şirketle de… Ulaşabildiğim network açısından düşünürsek baya milyar dolarlar eder.

“WEBRAZZI’DE SATILABİLİR”
Yatırımcılar arasında Webrazzi için görüştükleriniz var mı?
Bize de var baya bir talep tabii. Sadece Ocak ve Şubat aylarında dört farklı şirketten satın alma ve yatırım teklifi aldık. Kasım ve Aralık aylarında aldığımız teklifleri söylemiyorum bile. Teklif verenler arasında Türk de var, yabancı da… Mesela bir tane yabancı medya grubu geldi. Hepimizin bildiği bir isim. Rakamla ilgili bir sıkıntı yoktu ancak benim içerde kalma süremde anlaşamadık. Dolayısıyla da olmadı. Yine bir yatırım şirketi geldi. İşe aynı perspektiften bakmıyorduk. İş sadece para değil. ‘Webrazzi satılabilir mi?’ Evet, satılabilir. Ancak satın alan tarafın Webrazzi’yi daha iyi bir yere götürmesi lazım. Benim de en azından belli bir süre içerde kalmamı istiyorlar. Bu sürenin şartları tabii ki önemli. Bunlardan dolayı dört şirketle de anlamaşadık. Kısacası şimdilik Webrazzi’yi satmak gibi bir düşüncem yok. Ama iyi bir teklif gelirse düşünebiliriz.