Turkishtime AR-GE 250


IBM Türk'ten Akıllı Şehirler Teknoloji Merkezi

 

Merkezin açılış etkinliğinde konuşan IBM Türk Teknoloji ve Sektörel Çözümler Satış Müdürü Server Tanfer ülkelerin ekonomik büyümesi açısından çok kritik önem taşıyan şehirler ve sürdürülebilir gelişim konularındaki kritik noktalara değindi ve IBM’in bu konudaki çalışmalarını aktardı. IBM’in İstanbul’daki yeni Akıllı Şehirler Teknoloji Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıda katılımcılar, şehir operasyon merkezi, ulaşım, güvenlik, mobil, sağlık, enerji, bina/kampüs yönetimi gibi konularda teknolojiden hangi aşamalarda yararlanılabileceği konusunda bilgilendirildiler.

“Şehirleşme oranı artışı birlikte pek çok sorun getiriyor, bu sorunlara getirdiğimiz çözümlerin hızı sorunların ortaya çıkma hızından daha fazla olmalı. İçinde bulunduğumuz IBM Akıllı Şehirler Teknoloji Merkezi’nde biz bunun, varolan bütçeler içinde kalmak koşuluyla, teknoloji ile nasıl hızlandırılacağını gösteriyoruz. Bir şehirde olup bitenleri gerçek zamanlı olarak takip ederek olaylar olmadan öngörebiliyor, zamanında eylem planlarını devreye sokuyoruz. Bunu nasıl gerçekleştirdiğimizi görmeleri için, canlı uygulamalarımızı görmek isteyen tüm şehir yöneticilerini merkezimize davet ediyoruz” diyen Server Tanfer: “Bir ülkenin gelişen ya da gelişmiş bir pazar olması önemli değil, paylaşımcı bir çalışma ortamı sunmayı başaran ülkeler ekonomik büyüme, istihdam ve refah anlamında ciddi kazanımlara ulaşırlar. Bunun yanı sıra, akıllı şehir projeleri uluslararası arenada şehrin iyi yönetildiğinin göstergesi olarak kabul edilir” diye ekledi.

Akıllı Şehirler Dünya örnekleri

New York’ta; sadece akıllı ulaşım çözümünün ötesinde, şehrin güvenliğine de ciddi etkiler sağlayan çözümler sunduk. Trafik kameralarını kullanarak caddelerde oluşan hırsızlık veya arabaların camını kırıp hırsızlık yapan kişiler tespit edildi. Bunu çözümler arası entegrasyona örnek olarak söyleyebiliriz.

Rio de Janeiro hem Olimpiyat Oyunları’na hem de Dünya Kupası’na adaylığını koyduğu zaman, komitelere IBM ile çalışarak şehrin sorunlarına çözüm bulacağını söyledi. IBM proje için güvenilir bir çözüm ortağı olarak önemli bir algı değişikliği yarattı.

İtalya’da demiryollarında kullanılan IBM çözümü ile daha tren gelmeden, trenin hangi vagonlarının boş olduğunu orada bekleyen yolculara bildiren bir çözüm geliştirildi. Böylelikle insanlar zaten dolu olan vagonun önünde beklemek yerine boş olan yerlere geçip rahat rahat oturabiliyorlar. Bu aynı zamanda trenin boşalma süresinin kısaltılması nedeniyle trenin çok daha hızlı biçimde yolcularını alarak hareket etmesini de sağlıyor, gecikmeleri önlüyor.

Her gün 4,5 milyon kişinin otobüs ve trene bindiği Singapur, daha rahat ve daha fazla ulaşım tercihleri yaratarak toplu taşımacılığın bir yaşam tarzı olarak benimsenmesini sağlamaya çalışıyor. Bu sistemde bir yolcu, tek bir akıllı kart ile tüm taşıma araçlarını kullanabiliyor, park ve sıkışıklık ücretlerini ödeyebiliyor ve hatta küçük alışverişler bile yapabiliyor.

Amsterdam havaalanı bagaj kontrol sistemiyle check-in bilgisi ve gerçek zamanlı uçuş bilgisini entegre ederek, bagaj gecikme ve kayıpları yüzde 60, bagaj transfer süresini yüzde 22, operasyon maliyetlerini ise yüzde 40 azaltmayı başardı.

Avrupa'daki en dolu ulusal ağlardan biri olan Hollanda Demiryolları (Netherlands Railways) ve Avrupa'nın ikinci en büyük havaalanı hizmetleri grubu Paris Havalimanları (Aeroports De Paris) ekipmanlarını, tesislerini ve yolcu talepleri ile varlık kullanılabilirliğini etkileyen on binlerce değişkeni yönetmek için IBM yazılımlarını kullanıyor. Bu yazılımlar sayesinde süreçlerin sorunsuz ilerlemesini ve performans sürelerinde iyileşme olmasını sağladılar.