OSB Yıldızları Araştırmması


İş etiğinin Türkiye’deki öncüsü

Barış Soydan

KAĞIT ÜZERİNDE BİRÇOK ŞİRKETİN ETİK İLKELERİ VAR. AMA İLKELERİNİ UYGULAMAYA DÖKEN ÇOK AZ. L'ORÉAL TÜRKİYE, BUNU YAPAN ENDER ŞİRKETLERDEN BİRİ.
Etik, Türkiye’de katı ahlakçılıkla karıştırılıyor. Aslında felsefenin bir dalı. Ve her zaman yasakçılık anlamına gelmiyor. Turkishtime’dan önce görev yaptığım gazetede okurların karşılaştığı etik ikilemleri inceleyen bir köşe yazıyordum. O dönemde Türkiye'de etiğe dair ne çok yanlış algı olduğunu gördüm. Neyse ki, bir avuç insan ve kurum, etiğin yaygınlaşması için çalışıyor. L’Oréal bunlardan biri.
Kozmetik sektörünün küresel devi L’Oréal, 2000 yılında etik ilkelerini açıklamıştı. 2007 yılında şirketin merkezinin bulunduğu Paris'te doğrudan CEO’ya bağlı olarak görev yapan bir etik yöneticisi atandı. Türkiye’de ise etikle ilgili çalışmalar 2007 yılında başladı. L’Oréal Türkiye’de ilk etik temsilcisi 2013 yılında atandı. Elif İkiz, iki yıl önce üstlendiği bu görevi halen sürdürüyor.
Kağıt üzerinde Türkiye'de pek çok şirketin etik ilkeleri vardır. Ama bu ilkeleri uygulamaya döken şirket azdır. L’Oréal az sayıdaki şirketten biri. Etik Ülke Temsilcisi ve Lüks Ürünler Bölümü Genel Müdürü Elif İkiz ile İnsan Kaynakları Direktörü Canan Karacan’dan dinlediğim kadarıyla L’Oréal, ilkeleri hayata geçirmek için iki noktaya odaklanıyor: Küresel ilkeleri Türkiye’ye uyarlayan detaylı ve aksiyona dönüştürülen “prosedürler” ile “Açık kapı politikası.” Gelin bunlara biraz daha yakından bakalım.
L’Oréal’de etik ilkeler, birkaç soyut maddeden ibaret değil, nasıl uygulanacağını gösteren ayrıntılı yönergeler mevcut. Bunlara "prosedürler" deniyor. Hangi hediyenin alınacağı, fiyatı kaç lira olan hediyenin alınamayacağı gibi ince konular, detaylı olarak tanımlanıyor. Tedarikçilerle ilişkiler, rekabet kuralları, hediye politikası gibi hassas alanlar sıkı kurallara bağlanıyor.
“Açık kapı politikası” ise L’Oréal çalışanlarının her türlü sorularını, şikayetlerini Etik Ülke Temsilcisi Elif İkiz’e diledikleri anda iletebilmeleri anlamına geliyor.
Etik, L’Oréal’de en alt düzeydeki çalışandan CEO’ya kadar tüm çalışanları ilgilendiren bir konu. L’Oréal’in küresel CEO’su dahi etik yöneticinin denetimine tabi. Türkiye CEO’su da, gerektiğinde Elif İkiz tarafından etik açıdan denetlenebiliyor.
L’Oréal Türkiye, çalışanlarının etik eğitimine özel bir önem veriyor. İnsan Kaynakları Direktörü Canan Karacan, çalışanlara düzenli olarak etik eğitimi verdiklerini ve atamalar ile işe alımlarda etiği temel kriter olarak belirlediklerini söylüyor.
L’Oréal, tedarikçilerini de etiğe uygun davranışa zorluyor. Tüm tedarikçiler ile şirket arasında bir etik sözleşme imzalanıyor.
L’Oréal’in etik alanında önem verdiği bir başka konu, şirketin ekolojik ayak izinin azaltılması. Elif İkiz ve Canan Karacan, L’Oréal’in ekolojik ayak izini 2020 yılına kadar yüzde 60 oranında azaltmayı taahhüt ettiğini vurguluyorlar.
Peki etik konusundaki tüm bu çalışmalar L’Oréal’e rekabette dezavantaj getirmiyor mu? İkiz ve Karacan, etiğe verilen önem müşterilerin sadakatini artıracağı için uzun vadede karlı çıkacaklarını belirtiyor. Etiğin bir başka katkısı, en çok çalışılmak istenen şirketler arasında L’Oréal’in yerini sağlamlaştırması… Nitekim araştırmalar da şirketin özellikle ‘Y’ kuşağı nezdindeki beğeni oranının hayli yüksek olduğunu ortaya koyuyor. ‘Y’ kuşağının görüşleriyle yapılan “Universum 2014” araştırmasında hızlı tüketim ürünleri sektöründe dünyanın en ideal 2. FMCG markası L’Oréal seçildi.
Şirket, etiğe paralel olarak çalışan yetkinliklerinin geliştirilmesine de özel bir önem veriyor. Karacan, şöyle diyor: “Bizim için çalışanlarımız birinci önceliktir, en kıymetli kaynağımızdır. Doğru pozisyona doğru adayın seçiminden sonra çalışanlarımızın uzun süre L’Oréal’de kalmalarını destekleyecek yetenek yönetimi süreçlerini hayata geçiriyoruz. L’Oréal Türkiye olarak yılda 2 kez yöneticilerimizin katılımı ile düzenli yetenek değerlendirme toplantıları gerçekleştiriyoruz. Bu toplantılar kapsamında tüm çalışanlarımızı performans ve potansiyelleri doğrultusunda yetenek değerlendirme sürecine dahil ediyoruz. Hem İnsan Kaynakları hem de tüm yöneticilerimiz doğru yeteneklerin bulunması, aramıza katılması ve geleceğin liderleri olarak yetiştirilmesine odaklanarak çalışıyor.”