Turkishtime AR-GE 250


“Mobil, Dijitale Açılan En Güçlü Kapı”

Mobil, Dijitale Açılan En Güçlü Kapı
Turkishtime Dergi

Mobil pazarlama alanında adı dünyada sayılı danışmanlar arasında geçen Tomi Ahonen, mobilin gücü ve pazarlaması üzerine yazdığı 12 kitaptan dolayı bir guru olarak nitelendiriliyor. Geleneksel iletişim araçlarıyla kıyasladığında mobili medyanın en büyük kuvveti olarak gören Ahonen, dijital olmayan endüstrilerin dijital alana girmesi için mobilin bir ağ geçidi işlevi gördüğüne de inanıyor. Reklamcıları ve pazarlama profesyonellerini aydınlatmak üzere gittiği her ülkede gözlem yapma şansı yakalayan Ahonen, Türkiye’deki şirketlerin mobil alandaki pazarlama faaliyetlerini de ilgiyle izliyor. Biz de bunu fırsat bilip Tomi Ahonen ile mobil pazarlamanın gücünü ve geleceğini konuştuk...

Bir mobil pazarlama gurusu olarak, mobil pazarlamanın geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Geniş bir tanım yapmak gerekirse, ‘7. kitle iletişim kanalı’ olarak tanımlanan mobili anlamakta pazarlama sektörünün henüz emekleme aşamasında olduğunu görüyorum. Pazarlama uzmanları radyo-TV gibi geleneksel medya araçlarını etkin bir şekilde kullanmayı öğrendi. 6. kitle iletişim aracı olan internetin kullanımı ise gittikçe daha iyi anlaşılıyor ve internet, günümüzde pazarlama uzmanları tarafından her zamankinden daha yaygın biçimde kullanılıyor. Özellikle son birkaç yıldır iPhone çıktığından bu yana mobil telefonlar bir pazarlama mecrası olarak görülmeye başlandı. Bu yaklaşım da, mobilin bu anlamda yetenekleri ve sınırlarını öğrenmeye başlamak için gerekli kapıyı açtı. Şimdilik önemi yeteri kadar anlaşılmasa da, medyanın en büyük kuvveti olan mobilin pazarlama amaçlı kullanımı, önümüzdeki dönem de katlanarak artacak. Zaten mobili dünyanın en yaygın biçimde kullanılan dijital medya aracı ve interaktif teknolojisi olarak düşünürsek, bu aracın pazarlamada kullanımının sınırı olmadığını görürüz. Müşterileriyle etkileşimde olan bir marka ya da işletme, pazarlama deneyimini zenginleştirmek ve daha çok kazanmak için süreçlerine kesinlikle mobili eklemeli bence. Bu, onlara pazarlamanın her aşamasında fayda sağlayacaktır. Zaten mobil pazarlama yapan şirketlere baktığımızda, başarı öykülerine her geçen gün yenilerini eklediklerini görüyoruz.

“Medyanın en büyük kuvveti olan mobilin potansiyeli, pazarlama dünyası tarafından henüz yeterince anlaşılmadı.”

Mobili diğer medya araçlarından ayıran özellikleri somutlaştırırsak bize hangi örnekleri verirsiniz?

İsveç’te geçtiğimiz yıl adeta kedi fare oyununu andıran “Mini’yi Çalın” isimli bir mobil kampanya düzenlendi. Bu, akıllı telefonlar aracılığıyla sanal bir Mini aracını ele geçirme yarışmasıydı. Mini’yi yakalayan kişi, sanal haritada diğerleri tarafından görülüyor ve diğer yarışmacılar da arabayı ele geçirmek için en son alan kişiyi takibe başlıyordu. Bu sanal yarışın sonunda Mini’yi ele geçiren son kişi, gerçek bir Mini sahibi oluyordu. Bu fantastik kampanya sayesinde İsveç’te modelin satışları hiç olmadığı kadar arttı.

Yine başka bir örnek verecek olursak; Audi,  RS8 modeline dikkat çekmek için kullandığı açıkhava reklamlarında ilginç bir mobil pazarlama kampanyası uyguladı. Billboardlardaki reklamlara Audi logosunda kullanılan halkalar yerleştirildi. Bu halkalar, ancak yaklaştığınız zaman görebileceğiniz türdendi. Ve insanlardan bu halkaların yanında bulunan mesajları okuyup RS8’in motor sesini duymaları için telefonlarının Bluetooth özelliğini açmaları isteniyordu.  Böylece Auid RS8, Bluetooth aracılığıyla motorun sesini duyan insanların hafızasına daha fazla kazındı.

Peki, mobil pazarlamanın kullanımında bir sektör ayrımına gidecek olursak, özellikle hangi sektörler mobil pazarlamadan etkin şekilde faydalanabilir?

Aslında mobil pazarlamanın kullanımı için sektör sınırlamasına gerek yok. Türkiye’de örneğin bankaların mobil pazarlama kullanımı oldukça dikkat çekici. Garanti Bankası’nın geçtiğimiz yıl ödül alan “İnternet Şubesini Kullanmayan Son İnsan” kampanyası, aynı şekilde Flo Ayakkabı ve Lipton Çay’ın da mobil pazarlama kampanyaları dikkate değerdi. Mobili, pazarlama aracı olarak her sektör kullanabilir. Hatta ticari amaçlı olmayan sağlık, eğitim gibi kamusal kampanyalarda da kullanılabilir.

Buna Finlandiya’dan da bir örnek verelim. Ülkenin Lahti kentinde diş hekimlerinin en büyük sorunlarından biri, son anda randevularını iptal etme eğiliminde olan hastalardı. Bunu göre hükümet, randevu saatlerinin iptaline bir çözüm getirmek amacıyla etkileyici bir mobil proje yarattı. Bu çözüm sayesinde iptal olan diş randevuları, dişçiye gitmek için sırada bekleyen diğer hastalara SMS ile bildiriliyor. Bu SMS’i ilk cevaplayan kişi ise iptal olmuş randevuyu kullanma hakkına sahip oluyor.

“Bir kişi telefonuna günde ortalama 150 kez bakıyor. Bu mobil pazarlama şirketlerine kazanmak için büyük fırsatlar sunuyor.”

Mobil, dijital ekonominin gelişimi için olmazsa olmaz teknolojilerden biri. Siz dijital ekonomiye katkı açısından rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mobil, dijital ekonomi içinde oldukça güçlü bir teknoloji. Her şeyden önce medyanın en büyük kuvveti. Bu noktada bence mobil, dijital olmayan endüstrilerin dijital alana girmesi için bir ağ geçidi işlevi görüyor. Örneğin Avustralya’da bir şehir parkı, çocukların TV karşısında oturmak yerine daha sağlıklı bir yaşam için ebeveynleriyle parkları gezmelerini teşvik etmek istiyordu. Bu amaçla parka, çocukların akıllı telefonlardan görebileceği sanal canavarlar yerleştirdiler. Ardından çocuklara sanal canavar yakalama oyununun duyurusu yapıldı. Bu uygulama, hem ebeveynler hem de çocuklar tarafından çok sevildi. Ve bir yıl önce de World Summit Awards’da Birleşmiş Milletler ödüllerinden birini aldı.

Mobil, dijital ekonomi içinde oldukça güçlü bir teknoloji. Her şeyden önce medyanın da en büyük kuvveti. Bu noktada dijital olmayan endüstrilerin dijital alana girmesi için bir ağ geçidi işlevi görüyor.

Mobil endüstrinin parçası olmak isteyen şirketlere vereceğiniz pazarlama tavsiyeleri neler olabilir?

Bir kişi cep telefonuna günde ortalama 150 kez bakıyor. Bu, bir gün boyunca 6.5 dakikada bir telefona bakıldığı anlamına geliyor. Mobil cihazlar ise artık peynir ekmek gibi satılıyor. Mobilin geldiği yer ortada. Mobil pazarlama ise bu noktada şirketlere kazanmak için büyük fırsatlar sunuyor.  Mobil pazarlamayı iş süreçlerine dahil etmek isteyen şirketler, öncelikle mobil pazarlamanın temel niteliklerini çok iyi bilmeli ve buna göre hareket etmeli. Mobilde fırsat çok büyük; ancak bir o kadar da karmaşık. SMS ve MMS gibi basit adımlarla işe başlayıp sonradan mobil web, QR kodlar, arama tonları gibi daha karmaşık yöntemleri benimseyebilirler. Ve tüm bunların sonunda çok daha çeşitli akıllı telefon uygulamaları, artırılmış ve sanal gerçeklik gibi uygulamalardan faydalanabilirler.

“TÜRKİYE MOBİL YENİLİKLERDE PEK ÇOK ÜLKEYİ GEÇTİ”

Gördüğümüz kadarıyla siz, mobil pazarlamanın Türkiye’deki gelişimini de yakından takip ediyorsunuz. Bu gelişmeye dair neler söyleyebilirsiniz?

Türkiye, Avrupa’nın en gelişmiş mobil ve reklam pazarlarından biri ve dünyanın çoğu ülkesinden de önde. Önce Turkcell daha sonra diğer mobil operatörlerin de katkısıyla, mobil pazarlama fırsatını kucaklamak hedefiyle Türkiye, pek çok ülkeye göre hızlı bir adım attı. Seyahatlerim boyunca veya dinleyicilerle buluştuğumda, mobil yenilikleri görme fırsatını daima buluyorum. Türkiye’nin da mobil alanda yarattığı inovasyonu ilgiyle takip ediyorum. Ülkenizde mobil, mükemmel yeniliklerle gelişirken yaratıcı çözümlerle öne çıkıyor. Ülkenizi bu anlamda çok inovatif buluyorum.

MOBİLİN SUNDUĞU 9 ZENGİN FIRSAT

Geleneksel ile karşılaştırdığımızda mobil pazarlamanın öne çıkan temel avantajları neler?

Mobil telefonlar bir medya kanalı olarak eşsiz özelliklere sahip. Mobil, şirketlere pazarlama kullanımlarını geliştirmek için 9 zengin fırsat sunuyor:

  • Kişiseldir.
  • Kullanıcının hep yanındadır.
  • Daima bağlantı halindedir.
  • Yerleşik ödeme sistemine sahiptir.
  • Diğer teknolojik araçlar içinde kitleleri en doğru ölçümleyen araçtır.
  • 'Kullanıcının ürettiği içerik' noktasında mevcuttur.
  • Tüketimin sosyal bağlamını yakalar. Bunu viral pazarlama olarak düşünülebilirsiniz.
  • Artırılmış gerçeklik sağlar.
  • Gerçek dünyaya dijital bir arabirimi sunar.