Turkishtime AR-GE 250


Müstakbel ortağınız belki de bir Çinli

Dünyada orta ve büyük ölçekteki şirketlerin birleşme ve satın almalarının nabzını tutan en önemli beş network arasında gösterilen M&A Worldwide; İngiltere, Almanya, Fransa, İspanya, Hollanda olmak üzere beş kurucu üyenin yanı sıra 44 danışman şirketin güç birliği yaptığı bir platform. Üyelerin kurumsal finans projeleri etrafında birlikte çalıştığı bu network, her yıl pek çok farklı sektörden düzinelerce satın alma ve birleşme anlaşmasını sonuçlandırıyor. M&A Worldwide’ın Başkan Yardımcısı ve Crossborder Kurucu Ortağı Çiğdem Bicik, yabancı yatırımcı veya ortak arayışında olan Türk şirketleri açısından son dönemde ilginç fırsatlar geliştiğini dile getiriyor. Asya ülkelerinin Türkiye'yi keşfetmeye başladığını belirten Bicik, Hintli ve Çinli yatırımcıların Türkiye'de satın alacak şirket aradığına dikkat çekiyor.

Hintli yatırımcıların Türkiye'de bugüne kadar pek yatırım yapmadığına dikkat çeken Bicik, “Hintlilerin her şeye ihtiyacı var, ancak pazar sıkıntıları yoktu. Ekonomik dalgalanma ise Hintli firmaların talebinin azalmasına ve bir şeyleri nasıl daha farklı yapabilirim, diye bakmasına neden oldu. Şimdi yeni hükümet ile ilgili pozitif bir hava var, yatırımlara daha çok açık bir hükümet geldi” dedi. Hindistan'ın Türkiye'de özellikle IT-yazılım ve kimya-ilaç alanlarına yoğun ilgi duyduğunu kaydeden Bicik, “Ar-Ge'ye dayalı sektörlere müthiş bir ilgi var. Hindistan'da özellikle ilaç eşdeğerliği konusunda büyük şirketler var. Çok gelişmiş bir ilaç sanayi var. Avrupa'ya tek başlarına girmek yerine, Türkiye'de bir şirketle bunu yapmayı tercih ediyorlar. Bizlere bu yönde taleple gelen şirketler çoğaldı. Kültür olarak yakın olmamız da bunda etkili" diye konuştu. Çin'in de ilgisinin oldukça yoğunlaştığını belirten Bicik şöyle devam etti: "İki ay önce Çin'den bir delegasyon geldi. Çin'in önemli şehirlerinden Changzhou'nun yerel otoritesi, satılabilecek hizmet ve mallarla ilgili Türk şirketlerle görüşmeler yaptı, biz de aracılık ettik. İnşaat, perakende, teknoloji şirketlerinden orada da yatırım yapacak Türk şirketleriyle görüştürdük. Çin firmalarının ilgilendiği sektörler, müteahhitlik, enerji, finans, madencilik ve altyapı projeleri... Hintlilere nazaran daha küçük ölçekli şirketlerle bile ilgilenebiliyorlar”.

Çin hem altyapı hem know-how transferi yapacak

Bugün Çin’in Doğu Türkistan Türkleri'ne yönelik baskıları gerekçesiyle Türkiye'de Çinlilere yönelik saldırılar gerçekleşmesine rağmen, yatırım fikirleri ve planları uzun vadeli olduğundan dur-durak bilmiyor... Doğrudan yabancı sermaye yatırımları anlamında, Avrupa ve ABD'nin dışında son yıllarda hem Ortadoğu’dan hem de Asya’dan ciddi bir yatırımcı ilgisinin olduğunu söyleyen PwC Türkiye Kurumsal Finansman Danışmanlık Hizmetleri Direktörü Baran Engür, Asya’da Japonya, Çin ve Hindistan'ın öne çıktığını kaydetti. Bu bağlamda Çin Devlet Başkanı’nın 2013 yılında açıkladığı İpek Yolu Ekonomik Kuşak (OBOR– One Belt One Road) projesini doğru yorumlamanın önemine dikkat çeken Engür, “Bu proje, modern Çin’in son yıllardaki en önemli stratejik girişimi. Çin, Avrupa ile ticari ilişkilerini geliştirmeyi ve Türkiye’nin de içinde bulunduğu hedef bölgede yatırımlarını artırmayı hedefliyor. Bu açılım kapsamında Çin, ilk faz için 40 milyar dolar büyüklüğünde bir yatırım fonu oluşturdu; Ocak-Mayıs 2015 döneminde 4.9 milyar dolar yatırım gerçekleştirildiği düşünüldüğünde orta-uzun dönemde hedeflenen yatırım tutarının aslında çok daha fazla olduğunu öngörmek gayet gerçekçi. Jeopolitik önemi nedeniyle Türkiye de bu fondan yararlanabilecek aday ülkeler arasında öne çıkıyor. Bu fon aracılığı ile, ağırlıklı olarak altyapı ve kamu hizmetleri alanlarına yatırım yapılması planlanıyor.”

Tekstilbank yatırımı beklentileri olumlu etkiledi

Dünyanın en büyük bankası olan Çinli Industrial and Commercial Bank of China (ICBC)’nın 2014 yılında yaptığı Tekstilbank yatırımı bu anlamda daha da önem kazanıyor. Tekstilbank yatırımı ile Çinli şirketlerin Türkiye’de yapacakları yatırımların finansmanında kolaylık sağlanması ve Çin-Türkiye ticari ilişkilerinin olumlu yönde etkilenmesi bekleniyor. Çinli yatırımcıların önümüzdeki dönemde OBOR projesi kapsamında Türkiye’de özellikle altyapı, enerji/ yenilenebilir enerji, demir çelik, endüstriyel ürünler, demiryolu, metro ve otoyollar gibi alanlara yoğun ilgi göstereceğini düşündüklerini açıklayan Engür, "Bu yatırımlarda, Çin’in Türkiye’ye katkısı yalnızca inşaat ve mühendislik ile sınırlı kalmayacak, know-how transferi ve yüksek nitelikli makina ve ekipmanların Türkiye’de üretimi, Türkiye’ye önemli katma değer kazandıracaktır" dedi. Yatırım alanlarının orta ve uzun vadede daha da çeşitlilik gösterebileceğini öngören Engür, Çin merkezli özel sektör firmalarının alttapı dışında ilaç, kimya, bilişim ve perakende gibi farklı alanlara yoğunlaşacağını düşündüklerini sözlerine ekledi.

Hintli Zomato Türkiye operasyonunu büyütecek

Dünya çapında 1 milyondan fazla restoran bilgisinden başlayarak, online sipariş, ödeme ve masa rezervasyonları hizmeti veren ve Türkiye operasyonunu Kasım 2013'te başlatan Hintli şirket Zomato, kuruluş gününden itibaren çok hızlı bir şekilde büyüdü ve Ocak 2015'te Mekanist'i satın alarak Türkiye'de alanında lider şirket haline geldi. Zomato Türkiye Ülke Müdürü Ali Servet Eyüboğlu, şu anda Türkiye'de 13 şehirde toplam 50.000 restoranın detaylı bilgileri, menüleri ve kullanıcı yorumları ile hem www.zomato.com/tr web sitesinden hem de mobil uygulamaları üzerinden hizmet verdiklerini belirtti. Türkiye pazarında büyüme kararı aldıklarını açıklayan Eyüboğlu, "Ocak ayında Mekanist'i satın alarak büyümemize ivme kazandırdık. Ancak yatırıma devam edeceğiz. Zomato Temmuz 2008'de kuruldu ve bugüne kadar toplam 163 milyon dolar yatırım aldı. Türkiye operasyonuna önümüzdeki iki yıl 15 milyon dolar yatırım yaparak büyümeye devam edeceğiz. 45 kişilik Zomato Türkiye ekibi büyümeye devam ediyor ve önümüzdeki 3 ayda satış ekibine 40 yeni ekip arkadaşı daha alacağız" diye konuştu.

Hindistan'ın son yıllarda internet alanındaki başarılı global girişimleri ile dikkat çektiğini hatırlatan Eyüboğlu, şöyle devam etti: "Bu noktada Türkiye dünya genelindeki yoğun internet popülasyonu ile Hintli şirketlerin global açılım planlarına dahil olabiliyor ve Türkiye operasyonları için ülkeye yatırım yapılıyor. Zomato Türkiye olarak biz mevcut restoran keşif ürünümüz ile büyümeye devam ederken önümüzdeki dönemlerde yeni ürünlerimizi de Türkiye pazarına taşıyarak genişlemeye devam edeceğiz."

Yabancılara doğru fiyattan şirket satmanın 10 kuralı

Uzmanlara göre, Türk şirketleri yabancı gruplarla ortaklık yapmak veya şirketlerini talep edenlere doğru fiyatlamalarla satmak istiyorlarsa şu 10 maddeye dikkat etmeliler:

1- Şirket sahipleri kendi kasalarıyla (cepleriyle) ile şirketin kasasını ayrı tutmalılar.

2- Vergi planlaması veya başka nedenlerle fiktif işlem yapmamalılar… Daha az vergi ödemek isterken şirket değerini erozyona uğratma riski oluyor.

3- Finansal olarak kurumsal olmalılar. Yabancı yatırımcı yatırım yapmak istediği şirketin öncelikle finansal olarak şeffaf olmasını ister.

4- Yabancı şirketlerin en önem verdikleri şeyin başında şirketin pazar payı, pazardaki potansiyeli ve lokal pazar bilgisi ve iş yapma becerisi geliyor. Çünkü yüksek pazar payını alarak hazır ve potansiyel müşteriyi devralmaya geliyorlar, bu faktör, hakim olmadıkları bir pazarda ellerini güçlendiriyor.

5- Yerli şirket aile şirketi ise bir aile anayasası olması ve yönetimin de kurumsal olması önemli.

6- Şirketin operasyonel ve finansal raporlamalarının uluslararası kabul görmüş standartlarda olması gerekiyor.

7- Bağımsız denetim yaptırmaları çok önemli. Ortaklık yapmak isteyen şirketlerin bunu planlamaları ve bu konudaki danışmanlık şirketlerinden destek almaları hem elde edecekleri değeri hem de işlemin tamamlanabilme olasılığını artıracaktır.

8- Marka tescili, belirli bir markanın olması ve bu markanın rekabet gücünü artıran bir değeri olması gerekiyor.

9- Asyalı yatırımcılar açısından baktığımızda, Türkiye’nin Asyalı yatırımcılar için hala çok yeni ve bilinmeyen bir ülke olduğunu unutmamak gerekiyor. Asya merkezli yatırımcıların Türkiye pazarında başarılı olabileceklerine inanabilmeleri için Türkiye’ye özgü yerel uygulamaları, yasal altyapıyı, yerel pazar dinamiklerini, iş yapış biçimlerini daha iyi anlamaları ve özümsemeleri gerekiyor. Türk firmaları bu konularda ne kadar transparan ve paylaşımcı olursa, süreç o kadar hızlı ve etkili ilerleyecektir.

10- Yabancı yatırımcı grupları yatırım kararı alırken, öncelikle şirketlerin ticari - performanslarını göz önünde bulundururlar. Bu bakımdan pazar payı yüksek ve marka algısı güçlü Türk şirketlerin yanı sıra bölge ülkelerine ihracat kapasitesi yüksek olan şirketler de öncelikli bakılıyor. Yani Ortadoğu ve Kuzey Afrika gibi pazarlara ihracat gücü de Asyalı yatırımcılar için Türk şirketlerde baktıkları önemli bir kriter.

Geçen yıl yabancıların işlem hacmi yüzde 54 arttı

Türkiye’de birleşme ve satın almaların genel görünümünü ortaya koyan Deloitte Türkiye ‘2014 Yılı Birleşme ve Satın Almalar Raporu’nu göre 2014 yılında 236 adet işlem gerçekleşti. Toplam işlem hacmi ise yaklaşık 21 milyar dolar oldu. Son yıllarda Türkiye piyasasına kesintisiz ilgi gösteren ancak 2013 yılında işlem hacmine yaptıkları katkı son 10 yılın en düşük seviyesine gerileyen yabancı yatırımcıların işlem hacmi 2014’te yüzde 54 oranında artış gösterdi; 113 işlem ile toplam 8 milyar dolarlık hacim yaratan yabancıların toplam işlem hacmindeki payı yüzde 38 seviyesinde gerçekleşti. Özelleştirmeler hariç tutulduğunda ise yabancı yatırımcıların özel sektör işlem hacmindeki payı yüzde 65 oldu. Öte yandan, 2014 yılında Türk yatırımcılar 123 işlem ile 13 milyar dolarlık işlem hacmi yaratarak, toplam işlem hacminin yüzde 62’sini oluşturdu. Bununla birlikte Türkiye'ye bakan özel sermaye fonlarında artış yaşandığı, Türkiye'nin artık sofistike yatırımcıların fokusuna girdiği ve bu nedenle yüzde 54 ile belirtilen artış rakamının 2016 ve sonrasında yükselebileceği belirtiliyor.