Turkishtime AR-GE 250


“Paranın Yönü Gelişmekte Olan Ülkeler”

Timothy Ash
Barış Soydan

ABD’den sonra Avrupa’nın krizi global piyasalarda büyük çalkantılara sebep oldu. Yunanistan’ı batma noktasına getiren, bir zamanlar üzerinde güneş batmayan İngiltere’yi bile resesyona sürükleyen kriz devam ediyor. 2011’in son aylarında atılan adımlar, 2012’ye hızlı başlayan piyasalara rağmen global ekonomiler üzerindeki baskı devam ediyor. Royal Bank of Scotland Gelişmekte Olan Ülkeler Bölüm Başkanı Timothy Ash, önümüzdeki döneme yönelik olarak özellikle iki riske işaret ediyor. “Birincisi büyüme. Başta Avrupa olmak üzere ülke ekonomisinde resesyon öngörülüyor. Brezilya, Çin, Hindistan gibi ülkelerde büyüme hedefleri aşağı çekildi. İkincisiyse petrol fiyatlarındaki artış. Ne olacağını öngörmek zor ama bugünden yarına bir iyileşme beklemek anlamlı değil” diye konuşuyor. Timoth Ash ile global piyasaların mevcut performansını ve önümüzdeki döneme yönelik beklentileri konuştuk. Türkiye’nin performansını da değerlendiren Ash, uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye bakışını da anlattı.

2011 zor bir yıldı. 2011’deki hangi parametreler 2012’yi etkiliyor?

2011’de odak Avrupa’ydı. Tüm dünya gözünü Avrupa’daki gelişmelere çevirdi. Avrupa’da yaşananlar herkes için bir güven şokuydu. Çin ve Brezilya başta olmak üzere gelişmekte olan ülkelerde tablo biraz daha iyiydi. Avrupalı bankalar 2011’de finansal kaldıraçlarını düşürme eğilimdeydi. Bu durum, bu yıl da devam ediyor. Avrupa Merkez Bankası’nın bankalara sağladığı ucuz kaynak (LTRO) 2012’ye iyi bir başlangıç yapmamıza imkan sağladı.

2012’ye beklenenden iyi başladık. Peki yakalanan ivme ne kadar devam eder?

Aslına bakarsanız Avrupa piyasaları yıla şaşırtıcı biçimde iyi başladı. Ben de dahil pek çoğumuz 2011’deki sıkıntıların bu yılın başlarında da devam edeceğini düşünüyorduk. Örneğin 2012’nin gelişmekte olan ülkeler için iyi olacağını ama bu iyileşmenin yılın ortalarından itibaren başlayacağını düşünüyordum. Ancak LTRO toparlanmayı erkene aldı. Gelişmekte olan ülkeler açısından bakarsak yatırımcılar nakit pozisyonlarını yükselttiler. Ancak şimdi merak edilen 2012’nin ilk üç ayında gördüğümüz momentumun ne kadar devam edeceği. Bir süre daha devam edecek gibi görünüyor. Yıla karamsar başlamıştık. Bugün geldiğimiz noktada bu tabloyu geride bıraktık. ABD’den toparlanma sinyalleri geliyor. Avrupa’da veriler negatif tablonun devam ettiğini gösteriyor. Çin’den karışık sinyaller var. Farklı senaryolarla karışık bir tablo söz konusu.

Mevcut tablo gelişmekte olan ülkeler açısından nasıl fırsatlar ve tehditler sunuyor?

Amerika’daki toparlanma, piyasadaki bol nakit, yatırımcıları gelişmekte olan ülkelere yönlendiriyor. Para yeniden gelişmekte olan ülkelere aktarılacak gibi görünüyor. Gelişmekte olan ülkelerde büyüme yavaş olsa da faiz oranları hala cazip seviyelerde.

Petrol fiyatları artıyor. Bu durum enerji maliyetlerini artırıyor. Enflasyonu tırmandırıyor. Trend yeni dönemde nasıl gelişecek?

Bu tablonun kazananları ve kaybedenleri olacaktır. Hali hazırda pek çok gelişmekte olan ülke petrol ve emtia ithalatçısı konumunda. Rusya, Latin Amerika, Orta doğu, Malezya kazananlar olarak sıralanabilir. Kaybedenler tarafında ise Asya, Türkiye ve merkez Avrupa var. Petrol fiyatları Türkiye için bu yıl risk oluşturacak bir unsur. Ancak tabii ne olacağını bilmiyoruz. Trendin gelişimi, tamamen İsrail’in, İran’ın politikalarıyla ilgili. Risk bir süre daha devam edecek. Bugünden yarına bir değişiklik beklemek anlamlı değil.

Döviz kurlarında karışık bir seyir görüyoruz. Bu yıl içinde dolar başta olmak üzere diğer para birimlerinin performansına yönelik öngörüleriniz ne yönde?

Euro tarafında yılbaşından bu yana rahatlatıcı bir ralli yaşadık. Bunda Yunanistan’ın borç yapılandırması ve ABD’nin büyüme performansı etkili oldu. Bu yıl Euro bölgesinde bir resesyon bekliyoruz. Büyüme tahminimiz -0,4 düzeyinde. ABD’de ise büyüme devam edecek. Parasal genişleme konusu etkili olabilir. Gelişmekte olan ülkeler uzun vadede büyüme potansiyeli sunuyor.

Yatırımcılara bu yıl ne gibi tavsiyelerde buluyorsunuz?

Yatırımcı güven arıyor ama toparlanma yavaş olacak. Petrol fiyatları yüksek kalmaya devam edecek. Daha önce söylediğim gibi mevcut tablo pek çok gelişmekte olan ülke açısından fırsat barındırıyor. Latin Amerika, Asya para birimleri yüksek performans gösterebilir. Asya’da belli başlı ülkeler, Latin Amerika yakından takip edilmeli. Faiz 2012’de tarihi bir seviyede. 2013’te de böyle olacak. Dağılıma ve gelişmekte olan ülke fonlarına dayalı varlıklara baktığınız zaman düşüş görüyoruz. Doğu Avrupa’nın performansı da pek iyi ilerlemiyor.

TCMB’NİN ORTODOKS POLİTİKASI YATIRIMCIYI ÜRKÜTÜYOR

Türkiye cari açık konusunda bazı zorluklar yaşıyor. Avrupa piyasalarındaki hissiyatı değiştiren LTRO Türkiye için de önemli bir fırsat oldu. LTRO Türkiye’ye zaman tanıdı diye düşünüyorum. Ama hala kırılgan bir durum söz konusu. Yatırımcılar Türkiye Merkez Bankası’nın neden ortodoks politikalara devam ettiğini anlamıyor. Yatırımcılar hikayelerini anlayabildikleri ülkelere yatırım yapmayı tercih ediyor. MB’nin verdiği mesajlar karışık. Cari açıktaki iyileşme yavaş. Enerji açığı ciddi bir sorun. Bölgedeki karışık durum risk oluşturuyor. Petrol fiyatları artıyor. Yine de her şeye rağmen global piyasalarda risk iştahı açılırsa bu yıl Türkiye yatırım açısından ön sıralarda olabilir.

YENİ DÖNEM NE GETİRECEK?

BÜYÜME SIKINTIDA LTRO herkese zaman kazandırdı. Şimdi artık bütçe kısıntılarını hayata geçirmek, Lehman’ın yarattığı karmaşayı temizlemek gerekiyor. 2012’nin en önemli riski büyüme. Avrupa’da daralma konuşuluyor. Çin büyüme hedefini revize etti. Yüzde 8 hedefleniyordu yüzde 7,5’e çekildi. Hindistan’da benzer bir durum var. Brezilya kısa süre önce politika faizini agresif biçimde indirdi. Gelişmekte olan ülkelerin genelinde bu yıl büyüme sıkıntılı olabilir.

ENFLASYON SORUN DEĞİL Bu yıl Merkez Bankalarının üzerinde önemli baskı olacak. Belli başlı bazı ülkeler dışında enflasyonun büyük bir sorun olduğunu düşünmüyorum. Ama tabii petrol fiyatlarındaki gelişmeleri yakından izlemek gerekiyor. Enerji maliyetlerindeki yükseliş toparlanmayı geciktirebilir. Ne olacağını öngörmek zor ama bugünden yarına bir iyileşme beklemek anlamlı değil.