Ar-Ge 250 Analisti Erdem Kaya’dan Patent Analizi
Patent Kültürünün Ar-Ge ve Tasarım Merkezlerine Sağladığı Kazanımlar

Ülkemiz toplam patent başvurusu sayısı sıralamasında son yıllarda 20’li sıralarda yer almaktadır. Yerli hak sahipleri açısından bakıldığında, Türkiye’deki hak sahiplerinin patent ve faydalı model başvuru sayısı toplamıyla dünyada ilk 15’te olduğu ve bu konumuyla İtalya ve Tayland gibi ülkelerin önünde olduğu görülmektedir.
Türkiye Patent İstatistiklerine Bir Bakış
Türkiye’de her yıl toplamda yaklaşık 20 bin patent ve faydalı model başvurusu yapılmaktadır. Patent başvurularında yabancı hak sahiplerinin Türkiye’de yaptığı başvuru sayısı yerli hak sahiplerinin biraz önündeyken, faydalı modellerde yerli hak sahipleri yabancı hak sahiplerinin çok üzerinde bir başvuru sayısına sahiptir. Yerli hak sahiplerinin son yıllardaki patent başvuru trendine baktığımızda, 2021’de 8,439, 2022’de 9,009 ve 2023’te 8,663 patent başvurusu yapıldığı görülmektedir. Buna göre, artış hızında azalma ve hatta 2023’te bir nebze de olsa sayılarda düşüş gözlemlenmektedir. Türkiye’nin dünyadaki yerine bakarsak, ülkemiz toplam patent başvurusu sayısı (yerli ve yabancı hak sahipleri) sıralamasında son yıllarda 20’li sıralarda yer almaktadır. Yerli hak sahipleri açısından bakıldığında, Türkiye’deki hak sahiplerinin patent ve faydalı model başvuru sayısı toplamıyla dünyada ilk 15’te olduğu ve bu konumuyla İtalya ve Tayland gibi ülkelerin önünde olduğu görülmektedir. Kişi başına düşen patent sayısında ise ülkemiz genelde 25’li sıralarda yer almaktadır. Türkiye’nin global inovasyon endeksindeki yeri ise 40’lı sıralardadır.
En çok başvuru yapılan iller sırasıyla İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir ve Kocaeli’dir. En çok başvuru yapılan sektörler ise otomotiv, enerji, medikal teknolojiler, yeşil teknolojiler, gıda ve içecek ve üretim yapı işleri gibi sektörlerdir. Her yıl en çok patent başvurusu yapan şirketler listesine kimlerin en çok girdiğine baktığımızda, genelde Turkcell, Türk Telekom, Arçelik, Vestel, Mercedes-Benz Türk ve Tofaş’ı bu listede görmekteyiz. En çok tescil alanlar tarafında ise bu şirketlere ilave olarak Aselsan dikkat çekmektedir. Yurtdışına yapılan patent başvurularına (PCT) baktığımızda da genelde her yıl listelerde Aselsan, Sanovel, Turkcell, Tusaş, Vestel, Eczacıbaşı Tüketim Ürünleri gibi şirketleri görmekteyiz.
Patentle Kazanan Ar-Ge ve Tasarım Merkezleri
Ar-Ge merkezleri, yenilikçi fikirlerin ve teknolojik gelişmelerin hayata geçirildiği, şirketlerin rekabet gücünü artıran önemli birimlerdir. Patentler ise bu merkezlerin üretkenliğini ve etkinliğini maksimize eden, aynı zamanda hukuki ve ticari koruma sağlayan güçlü araçlardır. Bu yazımda teknik, finans, hukuk, pazar ve çalışan perspektifleri üzerinden patentlerin Ar-Ge merkezlerine sağladığı kazanımları sade ve anlaşılır bir dil ile ele almak istiyorum.
Teknik Perspektif
l Ar-Ge Emeğinin Sigortalanması: Patent başvurusu yapılan Ar- Ge çalışmaları hukuki koruma altına alarak emek ve yatırımların boşa gitmesini engeller. Ar-Ge çalışmaları sonucu elde edilen yenilikler patentle korunarak rakiplerin bu yenilikleri taklit etmesi önlenir.
l Amerika’yı Yeniden Keşfetmeme: Patent araştırmaları mevcut teknolojik gelişmeleri ve rakiplerin faaliyetlerini güncel bir şekilde takip etmeyi sağlar. Böylece gereksiz tekrarlar önlenir ve yenilikler üzerine inşa edilerek daha verimli çalışmalar gerçekleştirilir.
l Sektör İçgörülerinin Güncel Takibi: Patent bültenleri, sektör içerisindeki yenilikleri ve rakiplerin teknolojik aktivitelerini takip etmek için önemli bir kaynaktır. Bu sayede Ar-Ge stratejileri güncel bilgiler ışığında şekillendirilebilir.
l Ar-Ge İşbirliği İmkanları: Patentlerin başvuru veya buluş sahipleri analiz edilerek potansiyel işbirlikleri (üniversite – sanayi, sanayi – sanayi ve sanayi – startup işbirlikleri gibi) ve ortak projeler için fırsatlar yakalanabilir. Bu, Ar-Ge çalışmalarının daha geniş bir perspektifle yürütülmesine olanak tanır.
Finans Perspektifi
l Karlılık: Patentlerin sağladığı etkin koruma ile şirketler daha az rekabete maruz kalmakta, böylelikle ürettikleri katma değeri pazara sundukları çözümlerine sağlıklı bir şekilde yansıtarak yüksek karlılıklar elde edebilmektedirler.
l Vergi İndirimi: Patentli çözümlerini hayata geçiren şirketler, sınai mülkiyet vergi istisnası gibi önemli vergi indirimlerinden yararlanarak finansal yüklerini azaltabilirler. Bu, Ar-Ge yatırımlarının geri dönüşünü hızlandırır.
l Şirket Değerini Artırma: Patentler, şirketlerin gayrimaddi varlıkları arasında en yüksek ağırlığa sahip olanlardır ve dolayısıyla şirket değerini önemli oranda artırır. Bu durum, bir şirketin yatırımcılar ve finansman kaynakları için cazip hale gelmesi anlamına gelir. Özellikle olası bir halka arz, yatırımcı girişi, şirket birleşmeleri gibi durumlarda patentler de dahil olmak üzere şirketin değeri zaten bilinen ya da değerli olduğu uzmanlar tarafından tespit edilen tüm gayrimaddi varlıkları analiz edilmeli, anlaşmalarda kesinlikle bu varlıklar da olması gereken değerleriyle birlikte masada yer almalıdır.
l Finansmana Erişim: Patentler, şirketlerin finansmana erişiminde önemli bir rol oynar. Bankalar ve yatırımcılar, patentli teknolojilere sahip şirketlere daha fazla güven duyarlar. Ayrıca 2016 sonunda çıkan “Taşınır Varlıkların Rehni Yönetmeliği” ile patentler de rehin edilen varlıklar arasına girmiştir ve yakın bir gelecekte bir patenti rehin göstererek kredi çekme gibi imkanların ülkemizde de oluşması beklenmektedir. l Onaylı Ar-Ge Merkezi Devamlılığı: 5746 sayılı kanun altında faaliyet gösteren ve bu sayede önemli vergi teşviklerinden yararlanan tüm Ar-Ge ve Tasarım merkezlerinin patent alanında da artan bir trendde faaliyetler göstermesi gerekmekte, aksi bir durum merkezin devamlılığını sağlamada sorunlara yol açabilmektedir.
Hukuk Perspektifi
l Patent İhlallerinden Kaçınma: Patent kültür ve sistematiklerine sahip şirketler, Ar-Ge faaliyetlerini gerçekleştirirken kendi buluşlarını korumanın ötesinde başkalarının patentlerini ihlal etmeme konusuna da özen göstermektedir. Bu noktada Ar-Ge süreçlerinde yapılacak patente dayalı faaliyet serbestliği çalışmaları ile şirketler, bir nevi mayınlarla dolu bir tarlada hiçbir mayına basmadan güvenle ilerleyebilmektedir.
l Hukuki Savunma Kalkanı: Güçlü bir fikri mülkiyet portföyüne ve çok sayıda patente sahip olmak, rakipler açısından ciddi şekilde caydırıcı bir güç olarak kabul edilir ve bu sayede şirketlerin hukuki güvenliği sağlanır.
l Bilgi Sızıntısını Engelleme: Patent ve buna ilişkin ödüllendirme kültürüne sahip bir şirkette çalışanlar, fikirlerini şirketle paylaşma konusunda motive olurlar ve şirket içinde üretilen her türlü bilginin şirkete ait ve değerli olduğunun farkındadırlar. Böylelikle şirket içindeki bilgilerin dışarı sızması önlenir, ticari sırların etkin korunması mümkün hale gelir.
l Hak Sahipliği Koruma: Çalışan buluşları ve Ar-Ge işbirlikleri (üniversiteler, diğer şirketler ya da startuplar ile) sistematiği doğru kurularak bu süreçlerdeki eksik uygulamalardan kaynaklı patent hak sahipliği kayıpları önlenir. Böyle işbirliklerinin sağlıklı ve taraflara değer yaratır şekilde yürümesi sağlanır.
Pazar Perspektifi
l Rekabetçi Kalabilme: Patentler yarattığı koruma ve caydırıcılık ile şirketlerin pazarda rekabetçi kalmasını sağlar. Taklitleri önleyerek rakipleri durdurarak ya da en azından yavaşlatarak pazar payının korunmasına yardımcı olur.
l Marka İtibarının Artması: Patentler, şirketlerin marka itibarını artırır. Yenilikçi ve korunan teknolojilere sahip olmak, müşteriler ve iş ortakları nezdinde güven oluşturur.
Çalışan Perspektifi
l Maddi Getiri: Çalışan buluşları için belirlenen kanundaki haklar, çalışanlara maddi getiri sağlar. Bu, çalışanların motivasyonunu artırır.
l CV Güçlendirme: Patent sicillerinde buluşçu olarak yer almak, çalışanların kariyerlerini güçlendirir. Bu, çalışanların profesyonel gelişimlerine katkı sağlar.
Ar-Ge ve Tasarım Merkezlerine Patentle İlgili Görevler
Yukarıdaki anlattıklarımdan da çıkarılacağı üzere, patentle ilgili süreçlerinizi yönetirken şu hususlara dikkat etmenizi önemle tavsiye ederim:
l Ekibinize her yıl düzenli olarak patent farkındalık eğitimlerini aldırın.
l Çalışan buluşlarına yönelik etkin ve mevzuatlarla uyumlu (6769 sayılı Kanun ve ilgili yönetmeliği) bir buluş yönetim ve teşvik sistemi kurun.
l Patent başvuru ve tescil performansınızı her sene en azından belli oranda da olsa artırmaya gayret edin.
l Mevcut ve hedef pazarlarınızda da patentlerinizi tescil ettirmeye gayret edin.
l Ar-Ge süreçlerinizde patent verilerini etkin kullanın (patent araştırmaları, rakip-sektör patentlerini aylık izleme gibi).
l Patente dayalı vergi istisnaları ve tescil sayısını belli oranda artıran Ar-Ge ve Tasarım merkezlerine verilen ek vergi indirimleri gibi teşvik ve desteklerden yararlanın.
l Başkalarının patentlerini ihlal etmemek adına, üretim ve satış yaptığınız ve de fuarlara katıldığınız coğrafyalar kapsamında patent bazlı faaliyet serbestliği raporları hazırlatın.
l Alanında deneyimli, mühendislik ekibi güçlü ve güvendiğiniz bir patent vekili ile çalışın; vekilinizi çok dikkatli seçin.
l Alanınızda patentleri olan başka şirketler, üniversiteler ve de buluşçulara yönelik verileri kullanarak Ar-Ge işbirliklerinizi geliştirin ve/veya hedefe dönük transferlerle insan kaynağınızı güçlendirin.
Ar-Ge işbirliklerinde (üniversite-sanayi, sanayi-sanayi gibi) patent hak sahipliği konularını en baştan netleştirin.
l Sadece patentlere takılı kalmayın; tasarım, marka ya da ticari sırlar gibi diğer fikri mülkiyet haklarınızı da dikkatli yönetin.
l Fikri mülkiyet haklarının şirketinizin en değerli varlıklarından biri olduğunu unutmayın ve halka arz, birleşmesatın alma gibi durumlarda mutlaka bu varlıklarınızın değerini de masada tartışın.
l Bilgi güvenliğine çok dikkat edin; kurumunuzdan dışarı bilgi sızmaması adına çalışanlarınızı bilinçlendirin ve bilgi teknolojileri açısından da gerekli teknik güvenlik önlemlerini alın.
SONUÇ Görüleceği üzere, patentler şirketlerin rekabet güçlerini artırarak sürdürülebilir büyüme sağlamalarına olanak tanır. Üst düzey yöneticiler, patentlerin stratejik önemini kavrayarak bu güçlü enstrümandan en iyi şekilde faydalanmalıdır.
