Türkiye 2025’te İhracatta Cumhuriyet Tarihi Rekoruna Ulaştı
Türkiye, küresel ekonomide artan belirsizlikler, jeopolitik riskler ve dış talepteki yavaşlamaya rağmen 2025 yılında ihracatta tarihi bir başarıya imza attı. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre Türkiye’nin yıllık mal ihracatı 273,4 milyar dolara ulaşarak Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine çıktı. Aralık ayında kaydedilen 26,4 milyar dolarlık aylık ihracat rekoru, Türkiye ekonomisinin küresel zorluklara rağmen ihracat performansını koruduğunu ve dış ticarette rekabet gücünü artırdığını ortaya koydu.
Aralık 2025’te aylık bazda ihracat 26,4 milyar dolarlık seviyeyle tüm zamanların en yüksek değerine çıkarken, bu başarı önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 12,8 artış anlamına geliyor. Bu artışın etkisiyle ihracatın ithalatı karşılama oranı da yükseldi.
2025’te sektörler bazında değerlendirildiğinde otomotiv sektörü 41,5 milyar dolarla ihracatta ilk sırayı alırken, kimyevi maddeler ve elektrik-elektronik ürünler de ihracatta güçlü bir performans sergiledi. Otomotiv, savunma sanayii ve kimya gibi alanlardaki firmaların katkısı, toplam ihracattaki artışın önemli bir kısmını oluşturdu. Ayrıca 26 alt sektörden 18’i ihracatını artırmayı başardı.
İhracatın coğrafi yayılımında da dikkat çekici bir büyüme görüldü; 33 il 1 milyar dolardan fazla ihracat gerçekleştirirken 46 il genel olarak artış kaydetti. İstanbul, Kocaeli ve İzmir ihracatta ilk üç sırayı paylaştı. Ülke bazında ise Almanya, Türkiye’nin ihracat artışında en fazla katkı sağlayan pazar oldu.
Teknolojik ürünlerin ihracattaki payı da yükseldi ve yüksek teknolojili ürün ihracatı yüzde 12,7 artarak yaklaşık 9,9 milyar dolara ulaştı. Bu eğilim, Türkiye’nin ihracat sepetinin teknolojik dönüşümüne işaret ediyor.
Ekonomideki bu başarıya rağmen dış ticaret hacmi de artış gösterdi; ithalat yüzde 6’nın üzerinde yükselerek yaklaşık 365,5 milyar dolara ulaşırken, dış ticaret hacmi 638,9 milyar dolara yaklaştı ve ihracatın ithalatı karşılama oranı yaklaşık yüzde 75’e çıktı.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı’nın açıklamalarına göre 2026 yılı için temkinli bir iyimserlik söz konusu. Küresel enflasyonun gerilemesi, Avrupa talebindeki toparlanma ve Asya pazarlarındaki dinamizmin Türkiye için yeni ihracat fırsatları yaratabileceği belirtiliyor. Ayrıca ihracatın sürdürülebilir şekilde büyümesi için yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve karbon düzenlemeleri gibi alanların önemi vurgulanıyor.
