Turkishtime – İş Kültürü ve Ekonomi

AR-GE 500
İhracat

Hazır giyimde yeni rota: Ucuz üretim değil, katma değerli rekabet

11.05.2026 - 14:58

İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkan Yardımcısı Mustafa Paşahan, Türkiye’nin artık düşük maliyetli üretim merkezi olarak konumlanamayacağını belirterek, sektörün yeni dönemde kalite, hız, esneklik ve sürdürülebilirlik ekseninde rekabet edeceğini söyledi.

Paşahan, özellikle Avrupa pazarında Türkiye’nin avantajının yalnızca fiyat olmadığını; yakın coğrafya, güçlü üretim altyapısı, hızlı teslimat kapasitesi ve sürdürülebilir üretim standartlarıyla öne çıktığını vurguladı. Türkiye’nin “uygun fiyatlı lüks üretim merkezi” olarak yeniden konumlandığını ifade eden Paşahan, hazır giyim sektörünün artık katma değerli üretime odaklandığını dile getirdi.

“Rakiplerden yüzde 50 daha pahalı hale geldik”

Hazır giyim sektöründe son yıllarda maliyet baskısının ciddi boyutlara ulaştığını belirten Paşahan, üretim maliyetlerinin yüzde 400’e yakın arttığını, buna karşın kur artışının aynı seviyede gerçekleşmediğini söyledi. Bu nedenle Türk üreticisinin rakip ülkelere göre yüzde 50’ye yakın daha pahalı hale geldiğini kaydetti.

Sektörün son üç yılda yaklaşık 4,4 milyar dolarlık ihracat kaybı yaşadığına dikkat çeken Paşahan, istihdam tarafında da önemli daralma yaşandığını belirtti. Buna rağmen Türkiye’nin Avrupa’ya yakınlığı, üretim kalitesi ve dönüşüm kapasitesi sayesinde küresel tedarik zincirinde stratejik konumunu koruduğunu ifade etti.

Avrupa için “güvenilir üretim ortağı” vurgusu

Paşahan’a göre Avrupa markaları için artık yalnızca düşük fiyat değil; izlenebilirlik, sürdürülebilirlik, dijital ürün pasaportu, geri dönüşüm altyapısı ve tedarik güvenliği de kritik hale geldi. Türkiye’nin bu alanlarda Avrupa standartlarına daha yakın bir üretim modeli sunduğunu belirten Paşahan, özellikle Çin ve Hindistan gibi rakiplere karşı bu avantajın öne çıktığını söyledi.

İHKİB yönetimi, sektörün geleceğinde markalaşma, tasarım, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm yatırımlarının belirleyici olacağını vurgularken, Türkiye’nin hazır giyimde “fiyat odaklı” değil “değer odaklı” bir üretim merkezi olmayı hedeflediğini ifade ediyor.