Organik Kimya, Arge ve İnovasyon yönetiminden sorumlu Cedrick Favero: Organik Kimya’nın İleri Atılımı: Bilim, Merak ve Sürdürülebilir İnovasyon
Organik Kimya, Ar-Ge odaklı büyüme modeli, küresel iş birlikleri ve güçlü sürdürülebilirlik yaklaşımıyla Türkiye’nin polimer kimyası alanındaki öncü inovasyon şirketlerinden biridir. Resmî olarak tanınan bir Ar-Ge Merkezi, çapraz fonksiyonlu çevik proje ekipleri ve iç inovasyon platformlarıyla şirket, bilimsel içgörüleri pazara hazır çözümlere dönüştürmektedir. Yenilenebilir enerjiye verdiği uzun vadeli bağlılık, Kapsam 1, 2 ve 3 emisyon azaltım hedefleri ve biyobazlı ile geri dönüştürülmüş hammaddelerin artan kullanımı, Organik Kimya’yı hem yüksek performans hem de düşük çevresel ayak izi arayan müşteriler için stratejik bir iş ortağı hâline getirmektedir.
İnovasyon Bir An Değil, Süregelen Bir Yolculuktur
İnovasyon sıkça tek bir dönüm noktası, her şeyi değiştiren dramatik bir an olarak düşünülür. Oysa şirketleri gerçek anlamda dönüştüren güç; enerjiyi daha akıllı kullanmak, süreçleri verimli hale getirmek, atıkları azaltmak ya da müşteri geri bildiriminden doğan daha iyi bir fikir gibi küçük fakat aralıksız adımlardan beslenir.
Organik Kimya’da inovasyon tam da bu yaklaşımdır: bilimin, merakın ve stratejik öğrenmenin yön verdiği bir disiplin. Laboratuvarlarla veya beyaz önlüklerle sınırlı değildir; tüm organizasyona nüfuz eden, her fonksiyona ve her sürece işleyen bir zihniyettir. Çalışanların %50’sinden fazlası sadece fikir üretiminde değil, ticarileştirme sürecinin tüm aşamalarında aktif rol alır.
1965’ten Bugüne: Bir İnovasyon Kültürü İnşa Etmek
Organik Kimya; Kemerburgaz ve Tuzla (Türkiye), Rotterdam (Hollanda) ve Balerna’daki (İsviçre) tesislerinden faaliyet göstermekte, yaklaşık 600 çalışanıyla dünya çapında 2.000’den fazla müşteriye hizmet vermektedir. Merkezi İstanbul’da bulunan şirket, sürdürülebilir polimer kimyası alanında küresel bir tedarikçidir; sıvı emülsiyon polimerleri, yeniden dağılabilir toz (RDP) polimerleri, yapıştırıcılar ve kaplamalar, yapı, yapıştırıcı, tekstil ve diğer pazarlar için özel katkılar üretir. Bu çözümler, 100’ü aşkın ülkede yüksek performansı daha düşük karbon ayak izi ile sunar. Şirket, teknoloji odaklı büyümeye olan uzun vadeli bağlılığını göstermek amacıyla yıllık gelirinin yaklaşık %3’ünü Ar-Ge’ye ayırmaktadır.
2009 yılında Organik Kimya, Türkiye’de “Ar-Ge Merkezi” resmi unvanını alan ilk şirketlerden biri olmuştur. Bugün bu merkez 2.500 m²’yi aşmakta ve her yıl yaklaşık 200 proje yürüten, yaklaşık 100 uzmandan oluşan bir ekip barındırmaktadır. Bu projelerin bir kısmı yeni ürün geliştirme ve yeni teknoloji platformlarına odaklanırken; diğerleri müşteriye özel uygulama geliştirme yoluyla doğrudan talebe cevap verir.
İnovasyonun Gerçek Başlangıç Noktası: Çapraz Fonksiyonel ve Çevik Yaklaşım
İnovasyon nadiren “büyük bir patlama” ile başlar. Genellikle beklenmedik yerlerden filizlenir:
- Bir müşteri ziyaretinde fark edilen karşılanmamış bir ihtiyaç,
- Tedarikçiden gelen ve polimer davranışını dönüştüren yeni bir molekül,
- Bir patent dokümanında keşfedilen sürpriz bir ayrıntı.
Bu çabalar Ar-Ge, üretim, pazarlama, regülasyon, tedarik zinciri ve finans uzmanlarını bir araya getiren çapraz-fonksiyonlu çevik proje takımları tarafından entegre bir şekilde yürütülmektedir. Bu çalışma şekli karar almayı hızlandırır, ticarileşme süresini kısaltır ve müşteri ihtiyaçları, regülasyon beklentileri ve operasyonel gerekliliklerin her projenin daha en başından doğru şekilde entegre edilmesini sağlar.
Analojik Düşünme: Fark Yaratmanın Yolu
Organik Kimya, büyük teknolojik sıçramaların nadiren doğrusal ve tamamen mantıksal bir yolu takip ettiğini kabul eder. Eğer öyle olsaydı, muhtemelen bir başkası çoktan aynı sonuca ulaşmış olurdu. Bu nedenle şirketin birçok atılımı, “analojik inovasyon” adını verdiği yaklaşım ile — farklı sektörlerden, teknolojilerden ve coğrafyalardan gelen içgörülerin birleştirilmesiyle — ortaya çıkar.
Bir sektördeki zorluk, başka bir sektörün çözümünden ilham alınarak aşılabilir. Yapıştırıcılardan edinilen tecrübeler yapı kimyasına yeni yaklaşımlar kazandırabilir; tekstil aprelerindeki uygulama bilgisi kaplamalarda performans artışı sağlayabilir. Bu zihniyet, Organik Kimya’nın Ar-Ge önceliklerini ve ürün portföyünü şekillendirir; müşterilere yeni değer yaratma yolları açar.
Sürdürülebilirlik Merkezde: Enerji, Malzemeler ve Şeffaflık
Sürdürülebilirlik Organik Kimya’nın inovasyon gündeminin kalbinde yer alır; artık yan bir proje değil, stratejik bir çekirdek öğedir. Öncelikli odak alanları şunlardır:
- Karbon ayak izini azaltan, yeni pazar fırsatları yaratan biyobazlı ve geri dönüştürülmüş hammaddelerin kullanımı,
- Uygun olduğunda kompostlanabilirlik ve daha kolay geri dönüştürülebilirlik gibi çevresel kaderi iyileştirilmiş polimer tasarımları,
- Atıkları hammaddeye dönüştüren döngüsel ekonomi modelleri,
- Verimi artırıp emisyonları azaltan enerji-verimli prosesler,
- Gelişmiş solvent geri kazanım sistemleri,
- Yaşam döngüsü değerlendirmeleri (LCA) ile desteklenen şeffaf çevresel raporlama.
2019’dan bu yana Organik Kimya, performansını, uzun vadeli yol haritasını ve Kapsam 1, 2 ve 3 sera gazı azaltım hedeflerini açıklayan yıllık Sürdürülebilirlik Raporu yayımlamaktadır. Bu rapor, paydaşlarla iletişim kurmak ve ölçülebilir hedeflere göre ilerlemeyi takip etmek için kritik bir araçtır. EcoVadis skoru ise sadece bir rozet değil; belgelenmiş politikaların, somut aksiyonların ve bağımsız değerlendirmelerin sonucudur.
Güneş Enerjisi ve Yenilenebilir Kaynaklar: Bir Enerji Projesinden Fazlası
Organik Kimya için sürdürülebilir bir geleceğe giden yol yoğun yatırımlar ve uzun vadeli taahhütlerle örülmüştür. Şirketin son dönemdeki en önemli adımı, Türkiye’de tamamlanan büyük ölçekli bir güneş enerjisi santralidir (GES) — bu proje, Organik Kimya’nın operasyonlarını yenilenebilir enerjiyle tam olarak besleme kapasitesini sağlamanın yanı sıra ülkenin yeşil enerji dönüşümüne de somut katkıda bulunur.
Arazi tipi bir GES kurulmasına karar verilmesi, alternatiflerin dikkatle değerlendirilmesinin sonucu olarak alındı. Çatı tipi çözümlere kıyasla seçilen model, Organik Kimya’nın tüm üretim ihtiyaçlarını güvence altına alabilecek ölçeği sunmaktadır. Projenin ilk fazı, Kırıkkale’nin Keskin ilçesindeki 194 dekar (~20 hektar) arazinin 125 dekarına kurulan ve 11.196 kWp / 8.600 kWe kurulu güce sahip tesisi içerir. 2025 yazında tamamlanan santral, yılda yaklaşık 19.000 MWh temiz elektrik üretmekte olup, bu miktar yaklaşık 6.900 hanenin yıllık tüketimine eşdeğerdir; fazla enerji ise ulusal şebekeye verilmektedir.
Ancak Organik Kimya için yenilenebilir enerji yeni bir hikâye değildir. 2017 yılında şirketin Rotterdam tesisi tamamen sertifikalı yenilenebilir elektriğe geçerek sürdürülebilir üretimde öncü olmuştur. Bugün aynı öncü ruh Keskin GES gibi yatırımlara yön vermeye devam etmektedir.
Yeni güneş enerjisi santrali sadece temiz enerji sağlamamakta; sera gazı emisyonlarını önemli ölçüde azaltmakta ve şirketin onlarca yıl boyunca sürdürülebilir şekilde faaliyet gösterme kapasitesini güçlendirmektedir. Ayrıca tedarik güvencesini artırmakta; böylece müşteriler performans, güvenilirlik ve iklim sorumluluğu alanında somut adımlar atan bir üreticiyle iş ortaklığı yapmanın güvencesini hissetmektedir. Bu yatırım, endüstriyel inovasyon ile çevresel sorumluluğun birlikte ilerleyebileceğini göstermektedir.
Türkiye İçin Katma Değer: Teknolojiden Ekonomiye
Organik Kimya’nın teknolojik yatırımları sadece kendi rekabetçiliğini değil, Türkiye’nin stratejik bağımsızlığını da güçlendirmektedir. 2025 yılında Organik Kimya, İstanbul tesisinde stiren, akrilik, vinil asetat (VAM) bazlı su bazlı sıvı emülsiyon polimerleri için yeni nesil bir reaktörü devreye alarak kapasitesini önemli ölçüde artırmıştır. Bu yatırım yalnızca bir kapasite artışı değil; müşterilerin en çok değer verdiği unsurları sunmak için tasarlanmıştır: daha kısa termin süreleri, sezonsal talebin en yüksek olduğu dönemlerde güvenilir tedarik ve inovasyon için daha geniş bir alan.
Yeni reaktör yatırımı, 2024 yılında devreye alınan Türkiye’nin ikinci yüksek teknolojili redispersible powder (RDP) sprey kurutucusuyla başlatılan dönüşümü stratejik olarak tamamlamaktadır. RDP yatırımı toz polimer üretim kapasitesini iki katına çıkarırken enerji tüketimini %15 azaltmıştı. Sıvı ve toz yatırımları birlikte Organik Kimya’nın müşterilere entegre çözümler sunmasını sağlamaktadır:
- Düşük VOC’li kaplamalar ve tekstil apreleri için stiren-akrilat, VAM ve saf akrilik emülsiyonları,
- Modern basınca duyarlı yapıştırıcılar için yüksek katı içerikli, düşük viskoziteli lateksler,
- Çimentolu yapı ürünlerinde işlenebilirliği ve dayanımı artıran performans mühendisliğiyle geliştirilmiş RDP’ler.
Tüm ürünler; Endüstri 4.0 kontrol sistemleri, tam otomatik paketleme hatları ve müşterilerin hammadde kalitesini nihai ürün performansına dönüştürmesine yardımcı olan global teknik servis merkezleriyle desteklenmektedir.
Dijitalleşme, Büyük Veri ve Dış İş Birlikleri
Dijitalleşme, Organik Kimya’nın önemli hızlandırıcılarından biridir. Büyük veri yönetimi, yapay zekâ destekli deney tasarımı, hızlı ölçeklendirme modelleri ve veri odaklı pazar içgörüleri; karar alma süreçlerini dönüştürmektedir.
Üniversite iş birlikleri ve start-up ekosistemine verilen destek, genç bilimsel yeteneklerin geleceğin teknolojilerine dönüşmesini sağlamaktadır. Buna ek olarak Organik Kimya, Horizon Europe gibi Avrupa Birliği girişimleri ile ulusal ve bölgesel Türk fon mekanizmalarını içeren işbirlikçi Ar-Ge programlarına katılmaktadır. Bu programlar, şirketin dış ilişkilerini derinleştirir, sınır ötesi bilgi paylaşımını güçlendirir ve iklim, kaynak verimliliği ve sürdürülebilir yapı gibi ortak toplumsal zorluklara yönelik çözümleri ortaklaşa geliştirme olanağı sunar.
İç İnovasyon Platformları: Innofest, Innomind ve Innovation Awards
Güçlü bir inovasyon kültürü görünür platformlar gerektirir. Organik Kimya bu nedenle inovasyonu tanıyan ve hızlandıran çeşitli iç mekanizmalar oluşturmuştur:
- Tüm lokasyonlardan ekipleri bir araya getiren iç inovasyon festivali Innofest,
- Her çalışanın fikir göndermesine, geliştirmesine ve izlemesine imkân tanıyan dijital fikir platformu Innomind,
- Müşteri memnuniyeti, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve operasyonel mükemmellik gibi alanlarda ölçülebilir etki yaratan proje ekipleri ve bireyleri ödüllendiren Innovation Awards.
Bu platformlar günlük proje çalışmalarını tamamlar ve inovasyonun tek bir departmanın ayrıcalığı değil, herkesin sorumluluğu olduğu mesajını güçlendirir.
Sonuç: Merak, Cesaret ve Disiplin Üzerine Kurulu Bir Gelecek
Organik Kimya’da inovasyon; dış dünyayı içerideki kadar dikkatle gözlemlemek, pazarlar, teknolojiler ve coğrafyalar arasında bağlantılar kurmak, küçük adımlarla deney yapmak, çabuk öğrenmek ve gerçekten işe yarayanı ölçeklendirmek demektir. Disiplin bilgiyi eyleme; eylemi ise somut sonuçlara dönüştürür — yeni ürünlere, müşteriler için yaratılan değere, Türkiye ekonomisine katkıya ve daha sürdürülebilir bir geleceğe.
Organik Kimya, bilimin, teknolojinin ve insan yeteneğinin gücüne güvenerek inovasyonu kurumsal kültürünün ve küresel vizyonunun ayrılmaz bir parçası olarak taşımaya devam edecektir.
Ar-Ge 500 Yıldızları Advertorial
