Turkishtime AR-GE 250


Temel Kotil: "Ar-Ge yatırımları ile geliştirdiğimiz yeni ürünler, şirket ciromuzu son 2 yılda %265 artırdı"

Barış Soydan

Havacılık ve uzay alanında Türkiye’nin son dönemde büyük bir atılım yaptığı gözleniyor. Havacılık ve uzay alanında Ar-Ge’nin yeri ve önemi nedir?

Havacılık ve uzay sanayii ülkemizdeki “yüksek teknolojili” olarak tanımlanan az sayıdaki sanayiden biridir ve bu nedenle “kesintisiz Ar-Ge” gerektiriyor. Şirketimiz bu sanayide Uçak, Helikopter, Yapısal, İnsansız Hava Aracı (İHA) Sistemleri, Uzay Sistemleri ve Milli Muharip Uçak alanlarında faaliyetlerini sürdürüyor ve “yüksek teknolojili ürünler” üreterek ülke sanayiine yüksek katma değer sağlıyor. Üretim ve montaj ağırlıklı bir yapıdan tasarım, entegrasyon ve Ar-Ge yapan bir şirket haline gelen Türk Havacılık ve Uzay Sanayii, ciro ve karlılıkta istikrarlı bir büyüme yakaladı. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii’nin büyümesini sağlayan temel vizyon değişikliği tasarım ve mühendisliğe, özgün ürün ve çözümlere, dolayısıyla Ar-Ge’ye artan ölçüde verilen önem ve bu alanda yapılan yatırımlar olmuştur. 

Temel stratejisi ürün yüksek teknolojiyi nitelikli iş gücü ile harmanlayarak yüksek katma değerli ürünler üretmek olan Türk Havacılık ve Uzay Sanayii, sürdürülebilir büyüme açısından ihracata odaklılık ve istikrarlı büyüme ve sivil havacılık alanındaki projelere önem veriyor.

Savunma Sanayii Şirketlerinin Ar-Ge’ye büyük kaynak ayırdığı gözleniyor. Cironuzun yaklaşık dörtte birini Ar-Ge’ye ayırıyorsunuz. Havacılık ve uzayda dünyada da cirodan Ar-Ge’ye bu oranda pay mı ayrılır?

TÜİK tarafından yayımlanan 2017 yılı Ar-Ge Faaliyetleri Araştırması’na göre, Türkiye’de Gayri Safi Yurt İçi Ar-Ge harcamaları bir önceki yıla göre %21,2 artışla 29,8 milyar olarak gerçekleşti.. Bu araştırmada “havacılık ve uzay” sektörünün Ar-Ge harcamaları, ülkemizdeki sanayi Ar-Ge harcamalarının % 8,6’sını oluşturmaktadır. 

Şirketimiz, 2018 yılında cirosunun % 26’sını toplam Ar-Ge harcamalarına, % 3,4’ünü ise öz kaynak Ar-Ge harcamalarına ayırmıştır. 

Ülkemizin Ar-Ge ve yenilik politikasının temel amacı, teknoloji ve yenilik faaliyetlerinin özel sektör odaklı artırılarak faydaya dönüştürülmesine imkan sağlamaktır. Ayrıca yeniliğe dayalı bir ekosistem oluşturulması ile araştırma sonuçlarının teknoloji yoğun ürünlere dönüştürülerek ülkemizin küresel ölçekte yüksek rekabet gücüne erişmesine katkıda bulunulması amaçlanmaktadır. Bu amaca erişilmesi için şirketimiz, yerli ve milli imkanları yüksek teknoloji ile birleştiriyor ve Havacılık ve Uzay sanayiinin dünya markası olma yolunda emin adımlarla yoluna devam ediyor. 

Gerçekleştirdiğimiz Ar-Ge yatırımları ile geliştirdiğimiz yeni ürünler, şirket ciromuzu son 2 yılda %265 artırarak 3,4 Milyar TL’ye ulaştırdı. 

TUSAŞ Ar-Ge personel sayısı ve kadın Ar-Ge uzmanı sayısında da ikinci sırada. Ar-Ge’de nasıl bir istihdam politikası izliyorsunuz? Hangi alanlarda uzmanlara ağırlık veriyorsunuz? Ar-Ge personelini seçerken nelere dikkat ediyorsunuz?

Şirketimiz dünyanın en büyük 10 havacılık şirketinden biri olma hedefine ulaşmak amacıyla yürüttüğü faaliyetlere katkıda bulunacak nitelikte insan kaynağının TUSAŞ'a kazandırılması, kişisel ve mesleki açıdan geliştirilmesi ve değerlerimize bağlı aidiyetin sürdürülmesi İnsan Kaynakları politikamızın temelini oluşturmaktadır.

Bu doğrultuda; insan kaynağı politikamız nitelikli bir aday veri tabanı oluşturarak şirket ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeyde konusunda yetkin, motivasyonu yüksek, yenilikçi ve değişimlere açık çalışan profilinin oluşturulmasını hedeflemektedir. Bunu gerçekleştirebilmek için işe alım, ücretlendirme, performans, kariyer, yetenek yönetimi ve eğitim gibi tüm insan kaynakları süreçlerinde sistemsel ve süreç bazlı bir yaklaşım ile süreçleri yürütüyoruz. Bu hedefi gerçekleştirirken piyasa koşullarının üzerinde şartlar ve sosyal imkânlar sağlayarak tercih edilebilir işyeri iklimi sunuyoruz.

Ar-Ge Merkezimizde, ülkemizin en iyi üniversitelerden mezun adayları istihdam etmeyi hedefliyoruz. Ar-Ge Merkezimizde görev yapan personelin çeşitlendirilmesi amacıyla 2018 yılı içerisinde uygulamaya alınmış “Stajyer Mühendis” programımız kapsamında Üniversitelerin Mühendislik bölümü öğrencileri haftanın belirli günlerini Şirketimizde Ar-Ge projelerinde istihdam edilerek hem şirketimiz  hem de Ar-Ge kültürünü daha  yoğun olarak tanımasına fırsat sağlanıyor. Stajyer Mühendis Programı kapsamında, Şirketimizin anlaşmalı olduğu Üniversite sayısı 42'ye ulaştı ve bu yıl toplamda 1000 öğrencinin Stajyer Mühendis Programına  alınması planlandı.

Yurt dışında çalışan Türk mühendis ve bilim insanlarının; Ar-Ge Merkezimize ve dolayısıyla ülkemize kazandırılmasını amaçlayan çalışmalarını sürdürüyoruz. Bu kapsamda Şirketimiz, Avrupa’nın farklı kentlerinde gerçekleşen "TUSAŞ Kariyer Turu" etkinliklerinde Savunma Sanayii ve Havacılık Sektöründe kariyerlerine yön vermek isteyen yüzlerce yetenekle bir araya gelerek genç mühendis adaylarına şirketimiz hakkında bilgi verildi. Aynı zamanda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından açıklanan ve “Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı” kapsamında yurtdışında çalışan Türk araştırmacıların ülkemize ve şirketimize kazandırılması için çalışmalarımız devam ediyor. 

Önümüzdeki dönemde nasıl bir Ar-Ge stratejisi izleyeceksiniz? Hangi teknolojilere odaklanacaksınız?

Ar-Ge alanları belirlenirken yurt içi ve yurt dışı müşteri ihtiyaçları, dünyadaki sektörel eğilimler ile bilimsel ve teknolojik gelişmeler yakından takip edilerek, talebe dönüşmeden önce müşteri ihtiyaçlarının öngörülmesi yaklaşımı benimseniyor. 

Şirketimizin Ar-Ge yatırım alanları Teknoloji Yol Haritamız doğrultusunda teknoloji alanlarında yürütülen projeler, üniversite-sanayi işbirlikleri, insan kaynağı ve teknolojik altyapı olarak dört farklı boyutta ele alınıyor. Küresel ölçekte sürdürülebilir rekabetçi avantaj sağlanması için özgün ürünlerin geliştirilmesi ve sanayinin gelişimine öncülük edilmesi olarak belirlenen teknoloji stratejimiz ile, mevcut ve potansiyel ürünleri için yenilikçi teknolojileri takip eden, ürünlerine entegre eden, Ar-Ge faaliyetleri yürüten, havacılık ve uzay eko-sistemine yön veren bir şirket olma yolunda hedefe emin adımlar ile gözü daima yüksekte olarak ilerliyor.

Dünyanın önde gelen havacılık ve savunma sanayi şirketleri ile araştırma kurumlarının (NASA, BAE Systems, Airbus, NLR, Massachusetts Institute of Technology, Manchester University, vb.) üzerinde çalıştığı teknolojiler analiz edilerek,  şirketimize rekabet avantajı sağlayacağı değerlendirilen konular yol haritamız şekillendiriyor. Kapsamlı olarak ele aldığımız konulardan bir kısmı ise;  

- Yenilikçi Yapısal Sağlık İzleme Teknolojileri

- Birleştirilmiş (bonded) Yapılara Yönelik Tahribatsız Muayene Teknolojileri

- Şekil Değiştiren Kanat Teknolojisi Geliştirilmesi

- Flapsız (flap free) Kanat Teknolojisi Geliştirilmesi

- Akıllı Fabrikalar için Dijital Üretim Platformları

- Siber Ataklarla Dinamik Mücadele

- Metamalzemeler

Bu hedefler doğrultusunda Ar-Ge faaliyetleriniz nasıl bir seyir izleyecek?

Küresel rekabet anlamında dünyanın en büyük 100 havacılık ve savunma şirketi arasında yer alan Türk Havacılık ve Uzay Sanayii  olarak tüm paydaşlar ile işbirliği içinde inovasyon ve teknolojiyi  ana unsur olarak konumlandırıyor ve havacılık ve uzay sanayisinde  dünyanın en büyük 10 havacılık şirketi olma idealimiz için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Geliştirdiğimiz özgün ürünlerimizin (HÜRKUŞ, ANKA, ATAK, T-625, HÜRJET, GÖKTÜRK-2, MMU) ve yürüttüğümüz modernizasyon projelerimizin yanı sıra, Ürün Geliştirme, Araştırma ve Teknoloji Geliştirme, Süreç Yeniliği, Organizasyonel Yenilik ve Kavram Çalışmaları olmak üzere geniş bir çeşitlilikte projelerimizi yürütmeye ve yeni projeler başlatmaya devam ediyoruz. Aynı zamanda Ar-Ge harcamalarımızı yıl bazında kademeli olarak artıracağız. Şirketimizin havacılık ve uzay sanayiinde Ar-Ge ekosistemine yön verme görevi kapsamında, “Döner Kanat Teknoloji Merkezi”, “İleri Malzeme, Proses ve Enerji Teknolojileri Merkezi”, “Özgün Mühendislik Araçları Teknoloji Merkezi” ve “Gelişmiş Hava Aracı Konseptleri Teknoloji Merkezimizde” Üniversiteler, Araştırma Merkezleri ve KOBİ’ler ile birlikte geleceğin teknolojilerine yönelik araştırma ve teknoloji geliştirme çalışmalarımızı daha da artırıyoruz. 

Söz konusu çalışmaların sonuçlarına da Ürün Geliştirme (Ür-Ge) sonucu geliştirilen ürün/hizmetlerin içinde yer veriyoruz. Böylece, mühendislik, tasarım, analiz, test, modelleme vb. yeteneklerimizi geliştirerek faydaya dönüşüm elde etmiş olacağız. Ür-Ge çalışmalarımızın sonuçlarını da ürüne/hizmete dönüştürerek satış ile sonuçlandıracağız.

ODTÜ Teknokent, İstanbul Teknopark, İTÜ ARI Teknokent, Yıldız Teknik Üniversitesi Teknopark, Ulutek Teknopark (Uludağ Üniversitesi) ve Hacettepe Teknokent’teki yerleşkelerimizde savunma sanayii ihtiyaçlarına cevap verecek nitelikte insan kaynağının yetiştirilmesi faaliyetlerimize ve üniversite-sanayi işbirliğinin tesisi için ortak projeler yürütmeye devam ediyoruz.

Kritik altyapıların, kabiliyetlerin, sistemlerin ve teknolojilerin millileştirilmesi çalışmaları için hem Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyaçlarını karşılayarak yurt savunmasına en üst düzeyde katkı sağlanmasını hem de Türkiye’nin ithalatının düşürülmesini hedefliyoruz. Kritik teknoloji alanlarında ithalat bağımlılığının azaltılması, yurt içi sanayinin uluslararası pazarlara paralel olarak gelişmesi, orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin sanayi ve ihracat içindeki payının artırılması yerlileştirme çalışmaları kapsamında ele alınmaktadır. Kritik teknoloji alanlarında “yerli” ve “milli” kaynaklar oluşturularak kısıtlayıcı düzenlemelere karşı tedbirler çalışılmaktadır. Ülkemizin temininde güçlük çektiği malzeme, alt sistem ve sistemler belirlenerek yerlileştirme faaliyetleri sonrası sürdürebilir bir yapı oluşturabilmek için farklı ürün veya sektör ihtiyaçlarının konsolidasyonun yapılması ve yerlileştirilen ürünün dış pazara açılmasını sağlayacak pazarlama stratejileri paydaşlarımızla birlikte geliştirilmektedir.