Turkishtime AR-GE 250


Teknoloji ve dijitalleşme hızı baş döndürüyor

Turkishtime Dergi

Erkan Kıraç / AUTO KING Pazarlama Direktörü

Her gün yeni öğrendiğimiz ileride nasıl olacağını bilemediğimiz mesleklerin gölgesinde günden güne değişmeye çalışıp duruyoruz. 15 sene önce Mobil Uygulama Geliştiriciliği, Sosyal Medya Uzmanı, Dijital CRM Uzmanı, Dijital Dönüşüm Direktörü, Bulut Yöneticisi var mıydı?
Amerikan iş geliştirme dairesinin araştırmasına göre bugün öğrenci olanların %65’i günümüzde var olmayan işlerde çalışacaklarmış. Bu teknolojik gelişimden olumlu etkilenen bir sektörde otomotiv sektörü değil mi? Sanırım bizler için değil, neden mi?

Çok yakın zamanda sigorta konulu bir panelde, araçların kaza riskinin çok çok azalacağından hatta yok olacağından, sigorta poliçesine yavaş yavaş ihtiyaç kalmayacağından ve buna bağlı tüm sektörün bu işten olumsuz etkileneceğinden, yani kısacası işsiz kalacağımızdan bahsedildi.

Aslında her şey o kadar kötü değil, olumlu yanları da var, beni etkileyen olumlu tarafı akıllı araçlarda kaza riskinin düşük olması. Trafik canavarları yüzünden giden canların artık olmayacağını düşünmek. Bu bile insanı ne kadar mutlu ediyor öyle değil mi?
Teknolojinin insanlar üzerindeki etkilerini de irdelemeden geçemeyeceğim. Ne güzel bayramlar ne güzel sohbetler ne güzel ilişkiler vardı şimdi tamamıyla tekno-biyolojik ilişkiler var.

İlişkilerimizi, alışverişlerimizi, değişimlerimizi, ifadelerimizi, psikolojimizi, tatilimizi, öfkemizi, sevincimizi, hastalıklarımızı insan olarak yaşadığımız her şeyi teknoloji üzerinden yürütmüyor muyuz? En güzel anlarımızı, tebriklerimizi, bayram mesajlarımızı doğum günlerimizi teknolojiyle yaşamıyor muyuz? Son günlerde ailemizi soyumuzu internetten soruşturmuyor muyuz? Bu durum İçinde yaşadığımız ve içinden çıkamadığımız dipsiz bir kuyu gibi.

Teknolojide artık bir yere kadar, robot gibi kurguladığımız tekno-biyolojik halimizi bir kenara bırakmanın zamanı gelmedi mi?
Geçenlerde beni etkileyen ve duygulandıran bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bir çiçek firması özel günlerim için SMS ve e-posta ile hatırlatma uygulaması kullanıyordu. Bu sene canlı bir ses arayıp; ben sizin Müşteri temsilcinizim tüm çiçek organizasyonlarınızı artık birlikte yapacağız dediğinde, evet işte bu, robotlar artık canlı bir sese dönüşmüş ne güzel dedim ve duygulandım…

Dostlarınızla arkadaşlarınızla, mahalle bakkalınızla, müşterinizle, hayatınıza değer katanlarla bir araya gelip çay içmenin 40 yıllık hatırı sayılır kahve ile eşit olduğunu hiç hissetmediniz mi?

Şimdi telefonundan yahut bilgisayarından okuduğun bu yazıya cevap olarak; SMS atmadan sosyal medyadan yazmadan canlı canlı en sevdiklerinizi arayıp bir çay içme teklifine ne dersin? Ben derim ki; en güzel, en akılda kalıcı en verimli iletişim, gülümsemektir.