OSB Yıldızları Araştırmması


Turkishtime'ın Mart kapağında gençler var... 20 yaşında 20 internet zengini!

Barış Soydan
  • Turkishtime Mart sayısında internetin genç yıldızlarını inceledi...
  • İnternetin yıldız startup'ları Twentify, Pisano, Buldumbuldum.com, Nerdeicik.com, Connected2me, Biletall.com, Lastoda.com, Ustamdan.com, Lalaegitim.com, StationEar.com ve Etkinlikcim.com, başarı öykülerini Turkishtime'a anlattı.
  • İyi bir ekip kurdular, iyi bir fikir buldular ve fonların kapısını çalıp milyon dolarlık yatırım aldılar. 
  • Aralarında bilgisayar mühendisleri çoğunlukta. Ama bambaşka alanlarda eğitim alanlar da var.
  • Pek çoğu ikinci yatırım turunda yüz milyon dolardan fazla şirket değerine ulaşacak...
  • İşte onlardan biri Twentify...
  • "Yatırım aldığımızda ortada fikir bile yoktu" diyorlar.
  • Twentify’ın kurucuları, 20’li yaşlarında bilgisayar mühendisleri. Şirketin adı da zaten yaşlarını yansıtıyor: Twenty, ingilizcede yirmi demek; Twentify ise dünyayı yirmileştirmek, daha düzgün söyleyişiyle gençleştirmek olarak çevrilebilir. Twentify geçen sene hayata geçen bir girişim. Çok kısa süre içinde inanılmaz bir başarı kazandılar: Türkiye’de hızla bütwentifyyüdüler, yüz bin kullanıcıya ulaştılar. Yetinmediler, dünyaya açıldılar, aralarında Kanada’nın da bulunduğu dört ülkede faaliyete geçtiler. Hedefleri dünyanın en büyük mobil işgücü platformu olmak. Yola, uluslararası risk sermayesi TRPE Ventures’dan aldıkları 1 milyon dolarlık yatırımla çıkmışlardı. Bu yıl ikinci tur yatırıma çıkacaklar. Çok daha yüksek meblağda yatırım alacaklarına şüphe yok. Rakam henüz net değil, faaliyet gösterecekleri yeni ülkelerin hangilerine olacağına bağlı.

“Peki ama Twentify ne yapıyor?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Twentify, bir mobil işgücü şirketi. Bu tarifin de açıklayıcı olmadığının farkındayım. O zaman şöyle anlatalım: Twentify, Bounty adlı bir mobil aplikasyon aracılığıyla pazar bilgisi topluyor. Bu işlem Bounty’nin gönüllü kullanıcıları aracılığıyla yapılıyor. Bu niteliğiyle Bounty bir kitle kaynak (crowdsourcing) uygulaması. Bundan sonrasını örnekler aracılığıyla anlatalım. Bounty aracılığıyla pazar bilgisi toplayan şirketlerden biri, bir jean firması. Türkiye’de rağbet gören kot modellerini öğrenmek istiyor. Bunun için Bounty aracılığıyla bir kampanya düzenliyor. Bounty kullanıcılarından (Veya aplikasyondaki adıyla ‘sincaplar’dan) çevrelerindeki jean pantolonları fotoğraflayıp göndermelerini istiyor. Fotoğrafın yanı sıra, kot pantolonu giyen kişinin kimlik ve demografik bilgileri de Bounty aracılığıyla şirkete iletiliyor. Böylece çok çok kısa süre içinde Türkiye’deki 500 jean pantolon sahibiyle ilgili bilgilere sahip oluyor. Kısacası bu bir pazar araştırması.

Ama Bounty’nin pazar araştırması dışında kullanıldığı alanlar da var. Bir başka örnek: Elektrik dağıtım şirketleri, potansiyel müşterilere ulaşmak için Bounty’den yararlanıyorlar. Bilindiği gibi, enerji piyasasının liberalleşmesine paralel olarak 150 TL’nin üzerinde aylık faturası olan kullanıcılar, elektrik dağıtımcısını değiştirebiliyor. Bazı elektrik dağıtımcıları, Bounty aracılığıyla, 150 TL’nin üzerinde aylık faturası bulunan işyerlerine ulaşarak bilgilerini derliyor. Elektrik dağıtımcıları Bounty aracılığıyla hedef kitlesinin bilgilerine erişmiş oluyor. Daha sonra kendilerine ulaşan telefon numaralarını arayarak, sözleşme öneriyorlar. Peki elektrik dağıtımcıları için işyerlerinin bilgilerini derleyen Bounty kullanıcıları ne kazanıyor? Söz konusu kampanyada, bilgilerine eriştikleri şirket başına 10 TL. Ve eğer o şirket daha sonra kendisine yapılan teklifi kabul edip elektrik dağıtımcısını değiştirirse 10 TL daha…

Artık Twentify’ın ne yaptığını anlamışsınızdır. Ben fikri dinlediğimde dudaklarımdan farkında olmadan “Vay, çok parlak fikirmiş” cümlesi dökülmüştü. Şirket kurucularından İlker İnanç, bu tepkiyi çok sayıda insandan aldıklarını söyledi. Röportajı yaptığımız günlerde San Francisco’ya yaptıkları geziyi yeni tamamlayarak Türkiye’ye dönmüşlerdi. Söylediğine göre San Francisco’da karşılaştıkları çok sayıda dijital ekonomi uzmanı da, aynı tepkiyi vermiş.

Bu noktada, Twentify’ın amacına geri dönelim. Yazımızın başında şirketin dünyanın en büyük mobil işgücü platformu olmak istediğini söylemiştim. Başka ülkelerde Twentify’ın iş modelinin benzerlerini kullanan dijital girişimler mevcut. Ama bu yeni bir alan. Dolayısıyla pazar yeni yeni şekilleniyor. Twentify’ın rakiplerinin arasında sıyrılması işten değil. En büyük avantajlarından biri arkalarındaki Kanada merkezli yatırım fonunun küresel bilgi birikimi ve deneyimi.

Twentify, Türkiye’den çıkan fikirlerin pekala küresel düzeyde başarı kazanabileceğinin iyi bir örneği. Dijital ekonomi çağında iyi bir fikir dünyanın pek çok ülkesinde iş yapabiliyor.

Genç girişimcilere ilham vermesi amacıyla Twentify’ın kuruluş öyküsüne dönelim. Şirket kurucuları İlker İnanç, Tolga Bakkaloğlu ve Çağlar Bozkurt’un bilgisayar mühendisleri olduğunu daha önce belirtmiştim. İlginç olan nokta, ilk yatırımlarını aldıklarında ortada bugünkü iş modellerinin bulunmuyor olması. TRPE Ventures fikre değil, ekibe yatırım yapıyor. Girişimciliği kafaya takmış bilgisayar mühendislerinden er veya geç iyi bir fikir çıkacağına “oynuyor.” Nitekim öyle de oluyor. Fikir de zaten İlker İnanç, Tolga Bakkaloğlu ve Çağlar Bozkurt’un, TRPE’nin Kanada’daki merkezine yaptıkları gezide ortaya çıkıyor. Bu gezide TRPE’nin çeşitli alanlardaki uzmanlarıyla dijital girişim seçeneklerini değerlendiren ekip mobile ve kitle kaynak alanına odaklanmaya karar veriyor. Türkiye’ye döndükten sonra “kapanarak”, Bounty’nin kodunu yazmaya başlıyorlar. Gece gündüz süren çalışma sonrasında çıkan ürünün ilk müşterisi Denizbank oluyor. Denizbank’ı Tat Gıda izliyor ve arkası çorap söküğü gibi geliyor…

İyi bir ekibin ve ona inanan bir fonun başarıya kolayca ulaşabileceğinin öyküsü...