Turkishtime AR-GE 250


3D'yi paraya çeviren Türkler

Ersin Kaplan

Genetikten IT'ye, tıptan sanayiye tüm hayatımızı değiştirmeye aday 3D yazıcı teknolojileri, bir nevi üçüncü sanayi devriminin de habercisi. Dünyayı kasıp kavuran bu trendin Türkiye'de de öncüleri var. Bu alanda eğitimler başlatan 3Dörtgen ve prototip baskı hizmetleri veren Tridi Atölye gibi...

3D yazıcı teknolojisi evlerimize kadar girdi. Hal böyle olunca hobiden sanayiye, tıptan eğitime, bilişimden tasarıma uzanan geniş bir alanda yeni girişim alanları hem de yepyeni meslekler doğdu. BusinessNewsDaily'nin haberine göre, 3D yazıcı endüstrisi 2012 ve 2017 yılları arasındaki ortalama yüzde 14 büyüme projeksiyonuyla 2020 yılına kadar 5.2 milyar dolara ulaşacak. Aslında göründüğü kadar yeni bir teknoloji de değil. 1983'te Amerikalı bir mühendis olan Chuck Hull geliştiriyor. O sıralar askeri mühimmat üreticisi bir firmada çalışan Hull'ın da piyasaya masaüstü cihazlar üreten bir markası mevcut. 3D yazıcı teknolojisinin yeni olduğu izlenimine kapılmamızın nedeni de bu endüstriyel cihazın patent süresi dolduktan sonra ürünün küçüle küçüle evlerimize, masaüstüne kadar girebilmiş olmasında ve her geçen gün ölçek ekonomisiyle daha ulaşılabilir fiyatlara gelmiş olmasında gizli.

Masaüstü 3D yazıcıların fiyatları bugün bin dolarla 5 bin dolar arasında değişiyor. Ama cihazlar daha profesyonelleştiğinde alacağınız cihazın teknolojisine ve yapmak istediğiniz üretime bağlı olarak yüz binlerce doları gözden çıkarmak gerekebilir. Bugün özellikle ev tipi 3D yazıcı üretimini domine eden ülkeler arasında ABD, Hollanda ve Çin yer alıyor.

3D teknolojilerinin yarattığı iş fırsatları elbette Türkiyeli girişimcilerin de ilgisini çekiyor. Bu alanda iki yeni şirket öne çıkıyor. 3Dörtgen Akademi ve Tridi Atölye...

Sadece bir yazıcı mağazası değiliz”

2013 Eylül'ünde kurulan 3Dörtgen, teknoloji meraklısı iki çocukluk arkadaşının projesi. Mustafa Vehbi Yavuz ve Furkan Bakır ABD'de eğitim aldıkları dönemde bu alana merak salmışlar. 3Dörtgen'in Kurucu Ortağı Mustafa Vehbi Yavuz 3D yazıcıların yaygınlaşması ve bilinirliğinin artması için kurdukları 3Dörtgen Akademi çatısı altında eğitimler ve workshop'lar düzenlediklerini anlatıyor. 3Dörtgen bir konsept 3D mağazası. 3Dörtgen Akademi de yine aynı çatı altında sundukları bir başka hizmet. Bu eğitimlerde 3D yazıcı teknolojisini, tasarımı, hammaddesini ve makineleri anlatıyorlar. Mesela bugüne kadar 3Dörtgen Akademi'de 150'den fazla kişiye ulaşıp 3D yazıcı teknolojisini anlatmışlar. Yine akademi bünyesinde workshop'lar yapıyor, her yaştan insanın katılabileceği bu workshop'larda tasarım yapıp çıktılarını alıyorlar. Bu mağazada ilköğretim düzeyinden üniversiteye kadar her yaştan katılımcının cihazları deneyimlemesini ve tasarımlar yapıp onların somut birer ürüne dönüşmesini gözlemleme fırsatı buluyorlar.

Yavuz, sadece bir yazıcı mağazası olmadıklarını vurguluyor. Dünyada oldukça az sayıda Amerika, Brezilya ve Hollanda gibi birkaç ülkede benzer konsepte sahip mağaza olduğuna dikkat çekerken, aynı zamanda baskı ve tarama hizmetleri, farklı markalardan 3D yazıcı satışı, hemen her hafta, her yaştan ve her eğitim düzeyinden "meraklısına" "@3dortgen" alan adıyla Facebook, Twitter ve Instagram hesaplarından takip edilebilecek ücretsiz eğitimler düzenlediklerini anlatıyor.

Bir yılı aşkın sürede üniversitelerden kolejlere, büyük sanayi kuruluşlarından butik mimari ofislere varana kadar her alandan partneri oldukları firmaların varlığına dikkat çeken Yavuz “Üniversitelere gidiyoruz, mimari yarışmalara sponsor oluyoruz, kolejlere yazıcı sattığımız gibi onlara laboratuvar kurma ya da müfredat geliştirme aşamasında destek oluyoruz” diyor.

Proje ödevinden Tridi Atölye doğdu

Tridi Atölye kurucuları ise henüz 20'lerinin başında iki genç yetişkin. Üniversiteden arkadaş olan Çınar Topaloğlu ve Sultan Nur Bulut sektöre girişlerinin proje ödevlerini yaparken yaşadıkları zorluktan doğduğunu anlatıyor. Henüz altı ay önce İstanbul'da kurulan Tridi Atölye'nin lansmanı bu ay yapılacak. İlkin "yerli üretim 3D kalem" projesi ile Sanayi Bakanlığı'ndan teknogirişim desteği alan iki ortak, girdikleri yatırımcı arayışından da sonuç alınca Tridi Atölye'yi kuruyor. Sultan Nur Bulut, yaptıkları işi 3D yazıcıları kullanarak prototip baskı hizmeti vermek olarak tanımlıyor. İlerleyen aşamadaki hedefleri arasında tüm Türkiye genelinde ihtiyaç doğrultusunda bir prototip baskı ağı kurmak yer alıyor. Çınar Topaloğlu ise “Atölyede her türlü tasarıma yönelik ürün verebilecek bir cihaz bulunduruyoruz. Biz ilkin istediğimiz cihazları bozulana kadar kullandık ardından tamir edip edemediğimizi tecrübe ettik ve satış sonrasında insanlara hizmet verebileceğimizden emin olduktan sonra satışını yapmaya başladık" diyor.

Yerli 3D yazıcı, adı Abbas

Katılımcıların küçük adetli üretimler yapmak için atölyelerine geldiğini anlatan Topaloğlu, “Birçok firmanın aksine bizimki ihtiyaçtan doğdu, hepimiz mühendisiz ve proje ödevlerimize çözüm üretmeye çalışırken rastladık 3D yazıcılara” şeklinde anlatıyor sektöre giriş nedenlerini... Ve şöyle devam ediyor: “Kendi hayatınızdan yola çıkın mesela. Geriye gittiğinizde mutlaka 'Şöyle bir şey olsa güzel olurdu', 'Keşke şu bardağın değişik bir tutacağı olsa ne kullanışlı olurdu' dediğiniz durumlar vardır. İşte biz o anları artık çöpe atmıyoruz. Kafanızı açın, fikirlerinizi çıkarın ve biz onları size ürün olarak verelim.”

Tridi Atölye'den çıkmış bir de yerli bir -RepRap 3D yazıcılar açık kaynak kodlu ve demonte- cihaz bulunuyor ve ismi Abbas. İki ortak bu cihazın da satışını yaptıkları gibi yurtdışında çok yaygın olan ancak henüz Türkiye'de girişimcilerini bekleyen ücretsiz veya cüzi teliflerle tasarım satan portallara da Türk tasarımlarını ve makinelerini duyurmaya başlamışlar.