Turkishtime AR-GE 250


“Fintech” devrimine iyi bir örnek

Barış Soydan

Öde al, cep telefonlarını POS’a çevirerek kredi kartı tahsilatına olanak tanıyor. Hedef, birkaç milyarlık ciro…

Öde al’ın kurucusu Fevzi Güngör, genç bir girişimci. Buna rağmen bugüne kadar çok sayıda girişime imza atmış. Ödeal, ilk girişimi değil. 2013’te Ödeal’ı kurmadan önce mikro ödeme alanında faaliyet gösteren bir şirketin ortağıydı. Ondan önce de cep telefonu kontörü satan bir başka şirketin hissedarı… Onlardan önce imza attığı başka girişimler de var. Kısacası o bir seri girişimci. Şaşırtıcı olan, eğitimi. Bilişime uzak bir disiplinden, inşaat mühendisliğinden geliyor. İTÜ mezunu. İş hayatına da zaten inşaat mühendisliği yaparak atılmış. Ama inşaat mühendisliği macerası uzun sürmemiş. “Mesleği bir günde bıraktım” diyor, o günleri anlatırken. Sebebini de şöyle açıklıyor: “En ucuz olmanın marifet olduğu bir işi yapmamak gerektiğine karar verdim.”

Öde al müthiş bir hızla büyüyor. Son iki aydaki büyüme oranları yüzde 100. Ondan önce de her ay yüzde 35 büyüyerek geldiler. Hedefleri büyük: Birkaç milyar TL’lik ciro. Mümkün mü? “Yurtdışındaki örneklere baktığımızda mümkün olduğunu görüyoruz” diyor, Fevzi Güngör. Türkiye’nin ekonomik verileri de buna olanak tanıyacak bir büyüklüğe sahip. Türkiye’de kredi kartı aracılığıyla yapılan yıllık ödemelerin toplam büyüklüğü 400 milyar TL’ye ulaşmış durumda. Nakit ödemelerin toplam büyüklüğü 600 milyar TL’yi buluyor. Buna karşılık dijital ödemelerin hacmi 40 milyar TL. E-ticaret hacmi ise sadece 10 milyar TL. Öde al, işte bu “potansiyele” oynuyor.

Öde al’ın çözümleri, ödeme kaydedici cihaz mükellefi olmayan ya da hiç vergi mükellefi olmayanları hedefliyor. Haftada bir veya hatta ayda bir işlem yapanlar… Mali müşavirler, avukatlar, hattatlar, fotoğrafçılar, freelance gazeteciler…Öde al’ın sistemi kredi kartından tahsilat almalarını sağlıyor. Nakit yerine kredi kartıyla işlem yapmak isteyen müşteriler için de büyük kolaylık. Bankaların zaten 5 bin TL’nin altında aylık cirosu bulunan yerlere POS vermediğini göz önünde bulundurursak, Öde al’ın önemli bir boşluğu doldurduğu anlaşılıyor.

Öte al, sistem üzerinden geçen işlemlerden komisyon alıyor. Komisyon oranı yüzde 2.33 + KDV. Evet, büyük şirketler için yüksek bir komisyon. Ama az sayıda işlem yapan, küçük girişimciler için makul bir rakam. Öde al’ın bugün yaklaşık 5 bin üyesi bulunuyor...

Öde al’ın cep telefonunu sanal POS’a çevirdiğini daha önce belirtmiştik. Anlaşılacağı üzere, bu bir mobil aplikasyon. Öde al, internette yok. Fevzi Güngör, “İnternet yeteri kadar dolu” diyerek açıklıyor bunun nedenini. Gerçekten de internette PayPal, PayU gibi uluslararası ödeme şirketleri var...

Öde al, ilk yatırımını aldığında şirketin değeri 16-17 milyon TL olarak hesaplanmıştı. Bu rakam giderek artıyor. Ama Güngör’ün payını satmaya hiç niyeti yok. Şirketi büyüterek yurtdışına açmayı ve Ortadoğu’nun önde gelen mobil ödeme şirketlerinden biri haline getirmeyi planlıyor.

 

- Ödeal İşyerim olarak bugün kaç şirkete/kişiye ulaşıyorsunuz? Ne kadarlık işlem hacmine sahipsiniz? Bugüne kadar gelişimi gösteren verilerinizi alabilir miyiz?

Ödeal İşyerim olarak, özellikle sabit maliyetleri, ciro hedefleri, aylık kotalar gibi kriterler nedeniyle POS cihazı alamayan ya da almak istemeyen günlük işlem hacmi küçük işletmeler ve bireysel girişimlere kredi kartı ve banka kartıyla ödeme alma imkanı sunuyoruz.

 

Aktif olarak hizmet vermeye başladığımız Eylül 2014’ten bu yana 72 ilde 60’dan fazla sektörde hizmet veren 7.500’ü aşkın kullanıcıya ulaştık. 2015 son çeyrek rakamlarına göre 2016 ilk çeyrek sonunda üye işyeri sayımız % 50, ciromuz % 97 arttı. Kullanıcılarımıza baktığımızda sokak satıcılarından mikro işletmelere, bağımsız çalışanlardan danışmanlık hizmeti verenlere kadar çeşitli meslek gruplarında ve çeşitli ölçekte işletmeler var. Örneğin üyelerimiz arasında, Türkiye’nin farklı illerinden hattat, blogger, avukat, yoga ve pilates hocası, kombi /klima servisi, halı yıkama servisi gibi işletmeler bulunuyor.

 

- Ödeal İşyerim'in Türkiye'de ulaşabileceği şirket sayısı ne kadar? Ne kadarlık potansiyel büyümeleriniz olduğunu öngörüyorsunuz? Geleceğine dair nasıl hedefleriniz var?

 

Hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olmaya başlayan mobil ödeme sistemleri gelişmeye, sektör büyümeye devam edecek. Ödeal İşyerim ve benzeri mobil finansal çözümler bugün ve gelecekte önemli roller üstleniyorlar. Bu alanda yatırımlar da her geçen gün artıyor.

 

Türkiye’de bulunan 5 milyon mükellefin yüzde 60’ının bizim potansiyel müşterimiz olduğuna inanıyoruz.  Bu doğrultuda 2016 hedeflerimiz arasında aylık 50 milyon TL hacim elde etmeyi planlıyoruz.

- Türkiye'de fintech pazarının geleceğine ilişkin öngörüleriniz neler? Hangi alanlarda, ne ölçekte firmalar göreceğiz?

 

Fintech, ülkemizde yeni yeni gelişmeye başlayan bir alan. Bu nedenle ilgi çok fazla. İlgiye paralel olarak büyüme oranları da yüksek. Özellikle önümüzdeki dönemde finansal teknolojilerin bankacılık dışında kalmış kişileri bankacılık sistemi ile tanıştıracağını, böylelikle bugüne kadar hiç bir bankacılık işlemi yapmamış kişilerin ceplerindeki akıllı telefonlar vasıtasıyla sisteme dahil olacaklarını göz önünde bulundurmak gerekli. Konuyla ilgili ilginç veriler vermek gerekirse, Dünya Bankası tarafından 2011 yılında yayınlanan rapora göre, Türkiye’de yetişkin nüfusun yarısı finansal sistemin dışında. Son yıllarda, hükümetin de finansal erişimi artırmaya yönelik politikalarıyla birlikte, alternatif finansal kanallar hızla artmaya başladı. Bunun yanı sıra, son beş yılda mobil telefon, özellikle de akıllı telefon sahiplik oranı önemli ölçüde arttı. Ve işte bu tabloda geliştirilen her mobil çözüm finansal hizmetlere erişim için benzersiz rol üstleniyor. Kayıtlı ekonomi için benzersiz bir fırsata sahibiz. Türkiye’deki bu mobil yaygınlık finansal hizmetlere erişim için avantaja dönüşüyor.

 

- Türkiye'de fintech pazarının büyüklüğü ne kadar? Ne kadar hacme sahip bir pazardan bahsediyoruz?

Geçen yıl global ölçekte 13,8 milyar dolar değerinde fintech yatırımı gerçekleşti. Hali hazırda 200’ün üzerinde fintech yatırımının olduğu Türkiye’de 2016 yılı fintech işlem hacminin 19,6 milyar dolar olacağı bekleniyor. Global ölçekte baktığımızda 2017 yılına kadar mobil ödeme sistemlerine yapılacak yatırımın 823 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor. Dolayısıyla fintech sektörü dünyada olduğu gibi Türkiye’de de büyük potansiyele sahip ve bu alanda yatırımlar artacaktır.

 

- Türkiye'de fintech alanında ne tür fırsatlar var? Bu alana odaklanacak olan girişimcilere neler tavsiye ediyorsunuz?

 

Öncelikle, regülasyonlara dayanarak bu alanda girişimciliğin kolay olmadığını belirtmek isterim. Bununla birlikte genç girişimcilere dünyadaki gelişmeleri ve trendleri yakından takip etmelerini ve cesaretlerini kaybetmemelerini tavsiye ediyorum. Hızla büyüyen fintech, mobil uygulamalar, bulut iletişim, nesnelerin interneti ve e-ticaret alanlarında yatırım yapmaları önümüzdeki birkaç yılda büyük fırsatlar sunabilir.

Ayrıca, teknoloji temelli, paraya dokunmayan ilginç ve yenilikçi çözümlerin ortaya çıktığını görmek çok heyecan verici. Özellikle, OCR temelli teknolojiler, güvenlik teknolojileri, lokasyon teknolojileri, sosyal medyayı kullanarak kredi skorlama vs gibi spesifik teknolojilere odaklanan şirketlerin potansiyelini yüksek görüyorum. Geçtiğimiz dönemde fintech alanında faaliyet gösteren birçok şirketin yatırım alması da sektörün geleceğinin ne denli parlak olduğunun bir göstergesi. Ayrıca, devletler de finansal okuryazarlık ve finansal tabana yayılma politikalarında sordukları soruların cevabını fintech yapılarında buldular diyebiliriz.

 

- Fintech girişimlerinin cazibesi neler? Bu pazardaki oyunculara yatırımcıların ilgisi bugün ne düzeyde?

 

Az önce bahsettiğim gibi geçtiğimiz dönemde fintech alanında faaliyet gösteren Ödeal İşyerim gibi birçok şirket yatırım aldı. Hatta bu şirketler arasında, uluslararası şirketler tarafından satın alınan şirketler de var. Start-up’ların yanı sıra büyük şirketler de fintech alanında çalışmaya bünyelerinde bu işe odaklı birimler / alt şirketler kurmaya başladılar. Bunun devam edeceği şüphesiz. Konuya finans sektörü gözünden bakarsanız; bugüne kadar içine kapanık yapıda olan ve farklı kurumlarla işbirliği içerisinde olmayan finans sektörü de fintech şirketlerini kabullenip ortak çalışmalar yapmaya başladılar. Yine az önce konuya devletin de olumlu bakış açısının altını çizmiştim. Hal böyleyken fintech alanı yükselen ve uzun süre gündemde kalacak bir sektör olarak karşımıza çıkıyor.