OSB Yıldızları Araştırmması


Sina Afra'nın yatırım gündeminde kişiye özel siteler var

Barış Soydan

STARTUP YATIRIMCI REHBERİ 2016

 

 

Markafoni Kurucusu ve Türkiye Girişimcilik Vakfı Başkanı Sina Afra, “Girişimciler küçük düşünüp büyük adımlar atmaya çalışıyorlar. Fakat tam tersi olmalı” diyor.

 

 

Türkiye’de girişimci ve yatırımcı denildiğinde ilk akla gelen isimlerden… Türkiye’nin ilk özel alışveriş kulübünü kurarak (Markafoni) büyük girişimcilik başarısına imza attı. Girişimci olmanın yanı sıra artık yatırımcı da... Sine Afra 2007’den bu yana gelecek vaat eden startup’lara yatırım yapıyor. Bugüne kadar Türkiye başta olmak üzere Almanya, ABD, Hollanda, İngiltere ve İsviçre’de yaptığı 25 yatırımın fon büyüklüğü 3 milyon dolara ulaştı. Markafoni Kurucusu ve Türkiye Girişimcilik Vakfı Başkanı Sina Afra, “SaaS, mobil ve e-ticaret yatırım için ilgilendiğim alanlar. Girişimci odaklı bir yatırımcıyım. Girişimcinin tutkusu ve heyecanı yatırım kararlarımda çok önemli” diyor.

 

“Girişimciliğin Türkiye açısından en önemli gelişmelerden biri olduğuna inanıyorum” dediniz…

Türkiye'de daha yeni başladığını ve önü çok açık bir alan olarak ekonomiyi tetiklemeye hazırlandığını düşünüyorum. Girişimcilik, Türk kültürünün ve dolayısıyla eğitim sisteminin bir parçası değil. Bugünkü girişimcilere baktığımızda, çoğunun bir şekilde dünya ile bağlantısını kurmuş kişiler olduğunu görüyoruz. İlham veren rol modelleri görmek ve risk almak, girişimcilik için en önemli unsurların başında geliyor. Bununla birlikte, Türkiye’deki mevcut yapı, hâlihazırda girişimci olmaya karar vermiş kişilere yönelik hızlandırma programlarından ve sonrasındaki desteklerden oluşuyor. Oysa girişimcilik kültürünü geliştirmek için önce altyapı oluşturmanız, buna temelden başlamanız gerekir. Burada en doğru başlangıç noktası da üniversitelerdir. Üniversiteler, girişimcilik için doğru inkübasyon alanlarını oluşturuyor. Biz de bu düşünce ve gerekçelerle yola koyulduk. Kurucusu olduğum ve dünyada da bir ilk olan Girişimcilik Vakfı, Türkiye’de girişimcilik kültürünü geliştirmek için 17-24 yaşları arasındaki gençlerle birlikte çalışacak bir yapı oluşturmaya, girişimcilik kültürünü üniversite çağından itibaren yaymaya çalışan bir yapır. Hiçbir girişimcinin “kurduktan sonra hemen satayım, köşe olayım” mantığıyla bir girişime yaklaşmaması gerekiyor. Tam tersine, “dünyayı değiştireceğine” inanarak başlanması nihai hedefimiz olmalı. Genç yaşta networking’in değerini anlatabilmemiz lazım. İlham vermeyi, yaptıkları işin dünyayı değiştirebileceğini, “geri verme” kültürünü ve networking’i daha girişimcinin somut bir fikri yokken anlatmalıyız ki, girişimci benliğinin vazgeçilmez bir parçası olsun.

 

Ölçeklenebilir teknoloji yatırımlarla ilgilendiğinizi biliyorum. Yatırım yapmaya değer start-up'larda ne gibi özellikler arıyorsunuz?

SaaS, mobil ve e-ticaret yatırım için ilgilendiğim alanlar. Girişimci odaklı bir yatırımcıyım. Girişimcinin tutkusu ve heyecanı yatırım kararlarımda çok önemli. Uygulamaya da her zaman fikirden daha çok büyük prim veriyorum. Gelir modeli de ilgilendiğim girişimlerdeki bir diğer faktör.

 

Sadeceon.com, Atölye 15 gibi girişimlere yatırım yaptınız. Şimdiye kadar hangi start-up'lara ne kadarlık yatırım yaptınız?

Melek yatırımcı olarak 2007’den beri yatırım yapıyorum. Bugüne kadar Türkiye başta olmak üzere, Almanya, ABD, Hollanda, İngiltere ve İsviçre’de yaptığım 25 yatırımın toplamı yaklaşık 3 milyon dolara ulaşmış durumda.

 

2016'da yatırım yapmayı planladığınız start-up'lar için nasıl bir strateji izlemeyi düşünüyorsunuz? İnternette hangi alanlarda faaliyet gösteren alanlara yatırım yapmaya değer buluyorsunuz?

Günümüzde farklı sektörlerin ön plana çıkmasıyla beraber yatırım alanları da değişmiş durumda. Ülke sınırlarının önceden belli olduğu yatırımlar ve girişimcilik hikâyeleri sınırları aştı. Hızla büyüyen ve cazip fırsatlar barındıran internet sektörü, artık en fazla yatırım alan sektörlerden biri. Özellikle odaklı ürün gamlarının yanı sıra sundukları kullanıcı deneyimiyle dikey sitelerin yatırım alanı olarak değerli olacağını düşünüyorum. Çünkü bu konuda hâlâ değerlendirilebilecek fırsatlar var. Bir melek yatırımcı olarak, dikey sitelerin yanı sıra “mass customization” diye adlandırılan kişiye özel üretim siteleri, SaaS, e-ticaret, mobil, sosyal medya ve sosyal ticaretle ilgili yatırımlar benim için ön planda. Yatırım alanlarımı da zamanla genişletmek istiyorum. Diğer alanlardan gelen projeler doğal olarak teknoloji sektöründen gelenler kadar çok değil. Fakat farklı alanlara yatırım yaptıktan sonra bu durumun değişeceğini düşünüyorum.

 

Türkiye’nin önde gelen girişimcilerindensiniz. Sizden yol göstermenizi isteyen girişimci adayları var mı? Onlara nasıl bir strateji izlemelerini öneriyorsunuz?

Girişimci ve girişimci adaylarından ayda ortalama 80 proje başvurusu alıyorum. Herkese geri dönüş yapıyorum ama projenin fikir aşamasını geçmiş olması benim için önemli. Onun dışında yakalanan ivmeye bakarak hızlıca karar veriyorum. Genç girişimcilerin en çok ihtiyaç duydukları mentorluk, “yatırımcı tarafı” ile nelerin konuşulması ve nasıl konuşulması gerektiği ile ilgili. Bu alanda büyük eksiklikler var. Özellikle yabancı yatırımcı ile olan ilişkilerde. Girişimciler küçük düşünüp büyük adımlar atmaya çalışıyorlar. Fakat tam tersi olmalı. Yani büyük düşünüp küçük adımlar atmalılar. Girişimcilerin ayrıca yatırımcılarını seçerken onlar hakkında bilgi toplamasını ve geçmişte yaptığı yatırımlardaki girişimcilerden referans almalarını tavsiye ediyorum. Aynı zamanda yeni girişimcilerin inovasyona yönelmesini ve nakit akışlarını ciddi, planlı bir şekilde kontrol etmelerini öneriyorum. Bununla birlikte girişimler her şeyden önce çok iyi bir fikirle gelmeliler. En önemli sermayelerinin, pazarın ihtiyaçlarına karşılık veren bir iş fikri ve bunu hayata geçirecek bir ekip olduğunu unutmamalılar. Örneğin ben bir melek yatırımcı olarak işin başındaki ekibin bu işe inanmadığını anlarsam hemen geri çekilirim. Bunun yanı sıra net bir gelir modeli sunabilmek de girişimciye avantaj sağlar.

 

2016 yılı start-up'lar için nasıl geçecek? Bu yıl bizi şaşırtan yatırımlarla karşılaşacak mıyız?

2016 yılı start-up’lar için ilginç bir sene olacak diye düşünüyorum. Öncelikle Türkiye’deki risk sermayesinin düşük düzeyi ve yabancı (start-up) yatırımcısının düşük ilgisi, tüm şirketleri tehdit eden bir unsur olmaya devam edecek. Onun dışında sermaye ihtiyacı daha az olan girişimlerin daha çok revaçta olacağını düşünüyorum. Örneğin pazar yerleri gibi. Aynı şekilde Türk start-up’larının Türkiye’deki ilk başarılarından sonra, yurtdışına taşınması da olanaklar dahilinde.

 

 

Kişiye özel üretim siteleriyle ilgileniyor

- Bir melek yatırımcı olarak Sina Afra için dikey sitelerin yanı sıra “mass customization” diye adlandırılan kişiye özel üretim siteleri, SaaS, e-ticaret, mobil, sosyal medya ve sosyal ticaretle ilgili yatırımlar benim için ön planda.

-Yatırım alanlarını da zamanla genişletmek istiyor.

- “Bir melek yatırımcı olarak işin başındaki ekibin bu işe inanmadığını anlarsam hemen geri çekilirim” diyen Afra'ya göre, net bir gelir modeli sunabilmek de girişimciye avantaj sağlıyor.

- Startup'lara  yatırımcılarını seçerken onlar hakkında bilgi toplamasını ve geçmişte yaptığı yatırımlardaki girişimcilerden referans almalarını tavsiye ediyor.

-  Afra, Türkiye’deki risk sermayesinin düşük düzeyi ve yabancı (start-up) yatırımcısının düşük ilgisinin tüm şirketleri tehdit eden bir unsur olmaya devam edeceğini ifade ediyor.

- Örneğin pazar yerleri gibi, sermaye ihtiyacı daha az olan girişimlerin daha çok revaçta olacağına da dikkat çekiyor.