Turkishtime AR-GE 250


TÜRKİYE’NİN APLİKASYON ZENGİNLERİ

Barış Soydan

Turkishtime Özel Araştırma

20 bin lira girişim sermayesi ile kurdukları şirketi birkaç ayda 2.3 milyon dolar değerine ulaştıran İzzet Zakuto ve Sercan Işık... Birçok büyük markanın mobil entegrasyonunu yapan Fırat ve Fatih İşbecer kardeşler... Bi tıkla taksiyi ayağımıza getiren BiTaksi uygulamasının fikir babası Nazım Salur... İşte Türkiye'nin aplikasyon yıldızları…

Dijital alanda faaliyet gösteren öncü firmaların öngörüleri mobilin birkaç yıl içinde alternatif kanaldan ana kanala dönüşeceği yönünde. PayPal’ın bir araştırmasına göre 2014’te e-ticaretin yüzde 19’u mobil üzerinden gerçekleşmiş ve bu oranın önümüzdeki birkaç yıl içinde hızla artması bekleniyor. Diğer yandan Türkiye de bu pazarın güçlü aktörlerinden. 2014’te Çin ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin ardından mobil alışverişin online alışverişteki payının en fazla olduğu ülkeler sıralamasında üçüncü sırada.

Mesela 2014’te Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre akıllı telefon kullanıcılarının telefonlarında ortalama 40 tane app var ve bunların 15 tanesini sıkça kullanıyorlar. Türkiye'de ve Amerika'da akıllı telefon kullanıcılarının teknoloji tüketimi alışkanlıklarının birbirine benzediğini göz önüne alındığında Türkiye'de 2016'da sadece bir yılda indirilen mobil app sayısının 310 milyona çıkması bekleniyor.

Apple Store ve Google Play Store dışında pazaryeri olmayan bu alanda rekabet de giderek artmaya başlamış ki store'larda öne çıkmak için tıpkı arama motorlarında öne çıkmayı kolaylaştıran yazılımlar gibi app bulmaya yönelik SDO çalışmaları yapan start up'lar sektörde boy göstermeye başlamış durumda. E-Tohum Yatırımcı Ağı Temsilcisi Elif Coşkunkan, kendilerine yatırım almak için gelen başvurular arasında yatırım almaya hak kazanan projelerin yüzde 30'unun aplikasyon olduğunu anlatıyor.

Her ne kadar sektöre dair yapılmış çalışmalar olmasa da henüz, bugün sektör aktörlerinin ortak kanaati sektörün 80-100 milyon dolar civarında bir büyüklüğe ulaştığı yönünde. Mevcut koşullarda akıllı telefon penetrasyonunun hâlâ yüzde 50'nin altında. Orta vadede ise bu oranın yüzde 70 seviyesine çıkması bekleniyor.  Bu rakam dünyada ise 9 milyar dolar seviyelerine çıkıyor. Yani mobil uygulamalar ve getirileri, dünya pazarında 9 milyar dolardan fazla gelir sağlıyor. Bu konjonktürde bakınca sektörün orta vadede kendini katlaması da kaçınılmaz olacak gibi görünüyor. Hal böyle olunca Türkiye'de de mobil uygulama alanında öncü şirketler sahne almaya başladı. İşte Türkiye'de mobil uygulama pazarını domine eden şirketler...

 

 

Mobil cepbankın yerli mucidi: Monitise

 

FIRAT İŞBECER

 

monitise

Pozitron, Türkiye için hatta dünya için erken dönem mobil uygulamalar üreten şirketlerin başında geliyor. 2000 yılında Fatih İşbecer'in kurduğu Pozitron, kardeşi Fırat İşbecer'in ve bi başka ortağın katılımıyla 2005 yılından itibaren mevcut ortaklık yapısına kavuşuyor. O gün 6-7 kişilik bir çekirdek kadroyla yaptıkları pazar araştırmasının akabinde ellerinin altındaki teknolojiyi bankacılık alanında değerlendirmeye karar veriyorlar ve hikayeleri böyle başlıyor. Her ne kadar o dönemde görüştükleri bankalar içinde sadece Türkiye İş Bankası aplikasyon tabanlı mobil bankacılık ürünüyle ilgilense de diğer bankalar da İş Bankası'nın başarısının ardından sırayla Pozitron'un kapısını çalıyor. "Türkiye'deki en büyük beş bankanın üçü, en büyük on bankanın ise beşi bizim müşterimiz ve bu alanda pazar lideriyiz" diyen Fırat İşbecer, mobil bankacılık alanında aynı zamanda Katar ofisleriyle Ortadoğu ve Kuzey Afrika pazarlarında da etkin bir oyuncu haline gelmeyi başardıklarını anlatıyor. Zira Qatar Islamic Bank ve DOHA Bank, Riyad'da Arab National Bank ile Abu Dabi merkezli FGB de müşterileri arasında.

Ancak Pozitron'un alanı mobil bankacılıkla sınırlı değil, 2008'de e-ticaret ve seyahat sektörlerine yöneldiklerini kaydeden İşbecer, THY'nin ilk mobil app'ini yaptıklarını ve aynı zamanda kendilerinin de ilk bankacılık dışı müşterileri olduğunu anlatıyor. Pozitron bu yönüyle THY'nin ardından Biletix, Hepsiburada, GittiGidiyor gibi e-ticaret sitelerini de ilk kez mobile taşıyan firma ve şu anda tüm bu sitelerin trafiklerinin yüzde 40'ını mobil ayakları oluşturuyor. Onların küresel pazara açılmak için can attıkları bir dönemde e-Bay'in GittiGidiyor'u satın almasıyla Pozitron için de büyük bir fırsat doğuyor. Sonrasında e-Bay'in Amerika dışındaki pazarlardan satın aldığı pekçok e-ticaret sitesinin mobil uygulamalarını hayata geçiriyorlar. En sonunda da Kaliforniya'ya e-Bay'in ana projelerini üreten ekibe dahil oluyorlar. Bu süreçte de tabii dünyanın büyük firmaları Pozitron'al ilgilenmeya başlıyor. İşbecer, İngiltere menşeli Monitise'a satışlarının ise hem girişimci yapıları ve şirket kültürleri benzediği için hem de Monitise'ın işbirliği eksenindeki yaklaşımı nedeniyle gerçekleştiğini aktarıyor. Bugün 200 kişilik bir grup olarak MEA (Middle East Africa) bölgesinin sorumlusu olarak faaliyetlerini yürütüyorlar. 100 bin TL'lik bir başlangıç yatırımıyla kurulan şirketin, bu alanda az sayıda halka arz edilmiş şirketten biri olan Monitise'a satışının yatırım değeri ise 100 milyon dolar.

* * *

 

Yüzde 20 hissesi 2 milyon dolar: BiTaksi

Nazım Salur

BiTaksi Kurucusu ve CEO’su
bitaksi (2)

Yolcu arayan taksiciyle taksi arayan yolcuyu gerçek zamanlı olarak buluşturan ve İstanbul'un keşmekeşinde taksi bulmanın bile insanı çıldırtacak kadar uzun sürebildiği bir dönemde çıktı karşımıza Bitaksi. Bugünlerde Ankara'yı da operasyona dahil ettiler.

B2B olmayan ve getirisi yüksek ender uygulamalardan biri. En önemli özelliklerinden birinin de yolcuların tek bir tuşa basarak uygulama üzerinden taksi çağırabiliyor olması yani kullanımı çok pratik ve kolay. Aynı zamanda taksi ücretini peşin, kredi kartıyla, PayPal ve BKM Express ile ödeyebiliyor. Bu yönüyle ilk ve tek. Bu da kullanıcıları arasında süratle yayılmasına neden olan etkenler arasında. Bu anlamda uygulamanın iş ortağı olan MasterCard. Güvenliği de hiç hafife almayan uygualama sayesinde müşterilerin kredi kartı bilgileri BiTaksi çalışanları ya da şoförler tarafından hiç bir şekilde görülemiyor. Kart bilgileri sadece MasterCard veritabanında saklanıyor.

BiTaksi Kurucusu ve CEO'su Nazım Salur "Bundan yedi yıl önce ilk akıllı telefonumu aldığımda bu fikir aklıma geldi. Ama akıllı telefon penetrasyonunun az oluşu ve GSM altyapısının bugünkü kadar yaygın ve sağlam olmaması nedeniyle bu fikri hemen hayata geçiremedim" diyerek anlatıyor BiTaksi'nin projeleşme sürecini. 2012 başında Türkiye’de de akıllı telefon yaygınlığının artmaya başlamasıyla birlikte ilk adımı attığını kaydeden Salur, yurtdışındaki benzer uygulamaları denediğini, sürücülere ve kullanıcılara yönelik iki farklı pazar araştırması yaptırdığını ve ardından 2013 Mart’ında uygulamayı hizmete aldıklarını söylüyor.

Kendi sermayesi ile yola koyulmuş Salur. Uygulama hizmete girdikten sonra da kapısını çalan yatırımcılar arasından Serkan Borançılı yüzde 5, Hasan Aslanoba ise yüzde 20 ortak olmuşlar. Aslanoba’nın BiTaksi'ye yüzde 20 hissesi karşılığında yaptığı yatırım ise 2 milyon dolar.

Uygulama şimdiye kadar 1 milyon 150 bin kişi tarafından indirilmiş durumda. Ortalamada, kadın kullanıcılar uygulamayı erkek kullanıcılara oranla iki kat fazla kullanıyor. İstanbul’daki yolculukların yüzde 1'i BiTaksi uygulaması aracılığıyla gerçekleşiyor. Hedef ise iki yıl içinde taksi yolculuklarının yüzde 10’u.

 

* * *

 

Ekşisözlük'ün video-entry'li versiyonu: Scorp App

 scorp app (2)

Koç Üniversitesi öğrencilerinden Sercan Işık ve İzzet Zakuto aplikasyondan para kazanan en genç iki isim... Zakuto Medya Görsel Sanatlar 4'üncü sınıf öğrencisi, Işık ise Endüstri Mühendisliği 2'nci sınıf öğrencisi. Aplikasyonlarının ismi Scorp App. Şubat 2015'ten beri Apple Store'dan indiriliyor ve şimdiden 80 binden fazla indirilmiş durumda. Kullanıcıların yaş ortalaması ise 20.5. Yani bu iki üniversite öğrencisi kendisi gibi üniversite öğrencisi arkadaşlarının kullanımına yönelik bir app geliştiriyor. Fikir her ne kadar Zakuto ve Işık'ın fikri olsa da Scorp App aslında bir ekip işi. Zakuto "Projenin başından beri IT ekibinden Övünç Dalkıran ve Kaan Uğurlu projeyi app haline getiren iki kişi. Projenin en başından beri bizimle birlikte olan Sintia Behar ve Şeyda Gündoğdu’nun da emekleri büyük. Şu anda 30 kişilik bi çekirdek kadroyuz" diyerek arkadaşlarına haklarını teslim etmden geçmiyor Scorp App'in detaylarını anlatmaya. Düşük katılımlı bir sosyoloji dersinin aktif iki öğrencisi arasında çıkan tartışma sonrası birbirini tanıyan bu iki gencin arkadaşlıkları da bu vesileyle başlamış. İki kafadar bu projeyi de evde tabir-i caizse "geyik" yaparken bulmuşlar.

Bugüne kadar kullanıcıların en aktif kullandığı "college life" kategorisi böyle geliştiriliyor. Scorp App için Ekşi Sözlük'ün, Instela'nın görüntülü versiyonu diyebiliriz. Max uzunluğu 15 saniye olan videolarla belli headline'lar altında pasylaşımda bulunuyor, kendinizi ifade ediyorsunuz. Bu kategoride aynı üniversitede okuyan gençler, birbirlerinin katıldığı etkinliklerden, partilerden, akademik hayattan haberdar olmasını sağlıyor. Işık bu konuda "Biz bu uygulamayla samimiyeti ön plana çıkarıyoruz ve aslında sosyal medyanın, teknolojinin ortaya çıkardığı o yabancılaşmayı ve sosyal hayattan soyutlanmayı engelleyip bu ortamda oluşan arkadaşlıkların ve bilgi paylaşımının zirveler ve buluşmalarla dış dünyaya da çıkmasına aracılık ediyoruz" yorumunu yapıyor.

Scorp App'in yatırım bütçesi 20 bin TL. Şu anda ulaştığı marka büyüklüğü 2.3 milyon dolar değerinde. Önümüzdeki süreçte teknoloji ekibini genişletmeyi planlıyorlar.

 

* * *

 

Etkinliğe özel sosyal ağ: Notebe

ONUR KILIÇ

arbatros2

 

Arbatros Bilişim Teknolojileri bu alandaki en genç firmalardan biri. Mayıs 2014'ten itibaren Ankara Teknoloji Geliştirme Bölgesi Cyberpark'ta faaliyettte. Temel prensipleri insanların hayatını kolaylaştıracak inovatif ürünler geliştirmek... Sadece mobil odaklı değil, giyilebilir teknoloji uygulamaları ve bluetooth aksesuarları da geliştiriliyor firma bünyesinde. Notebe ve Jani Arbatros'un mobil projeleri. Jani önümüzdeki birkaç aylık süreçte faaliyete geçecek, Notebe ise kullanılmaya başlamış durumda.

Arbatros'un Kurucu Ortaklarından Onur Kılıç Notebe'yi  "Türkiye’nin ilk iBeacon destekli mobil etkinlik rehberi" olarak tanımlıyor. Notebe’nin aktif olduğu tüm etkinliklerde katılımcılar, etkinlik programına, programdaki değişikliklere, konuşmacıların özgeçmişine, konuşma özetlerine ve bildirilere, etkinlik mekanının -artık hangi kongre merkezi ya da konferans salonuysa- konumuna ve krokisine ulaşmayı sağlıyor ve sadece etkinliğe özel bir sosyal ağ yaratıyor. iPhone ve Android tabanlı cihazlarda çalışıyor. Ücretsiz olarak Apple App Store ve Google Play Store'dan indirilebiliyor. Bugüne kadar WOCMES 2014 (Dünya Orta Doğu Çalışmaları Kongresi), 18. TÜAD Araştırma Zirvesi ve 13. Ulusal Metabolik Hastalıklar ve Beslenme Kongresi'nde kullanılmış Notebe. İlerleyen süreçte başka büyük etkinliklerde de yer almak üzere projeler değerlendiriliyor.

Arbatros'un üç ortaklı bir şirket olduğunu ve melek yatırım alarak işe başladıklarını anlatan Kılıç, ilk mobil app projelerinin Notebe olduğunu ve geçtiğimiz yılın ağustos ayından beri indirilebilen bu mekan içi etkinlik app'inin üç etkinlikte 4 binden fazla indirildiğini anlatıyor. Hatta Notebe'ye bu nedenle etkinliklerin ihtiyaçları kapsamında yeni eklemeler de yapılıyor. "Notebe To Be" bunlardan biri. Bu uygulama ile etkinlik ya da fuar sahipleri, katılımcıların yaka kartlarını mobil cihazlarıyla okutarak fuarla ilgili tüm bilgileri ona mail olarak ulaştırıyor. Katılımcılar bu şekilde birbirinin iletişim bilgilerine ulaşabiliyor ve hem kağıt tasarrufu hem de arşivleme kolaylığı sağlıyor. Notebe'nin bugün ulaştığı marka değeri 300 bin TL'nin üzerine çıkmış bulunuyor.

Arbatros, aynı zamanda Aselsan'ın teknoloji sağlayıcılarından biri. En son Jandarma Genel Komutanlığı'na "Haberci" isimli bir mesajlaşma uygulaması geliştirmişler. Whatsapp'ın yerlisi denebilir. O da deneme aşamasında.

 

* * *

 

5 milyon kez indirilen yerli mobil oyunlar: Netmarble Turkey

 CEO Barış Özistek

joygame

Mobil app deyince şüphesiz herkesin aklına ilk gelen oyun kategorisi. Joy Game de dijital eğlence sektöründe hizmet veren Türkiye'nin en büyük oyun yayıncı ve yapımcılarından biri. 2009'dan beri pazarda. Sadece Türkiye değil Ortadoğu ve Kuzey Afrika pazarlarında da etkin bir oyuncu. Joy Game her ne kadar kendisi oyun geliştirmese ve Kore, Çin, Tayvan gibi büyük oyun pazarlarından uygun oyunları lisanslayıp Türkiye'ye lokalize etse de bu alanda etkili firmalardan biri. Şayet öyle olmasa merkez ofisi Kore'de bulunan yaklaşık 2 bin 500 kişinin istihdam edildiği, dünyanın en büyük 10 mobil oyun  firmasından biri olan Netmarble'dan yüzde 100 yatırım alamazdı. 2013 Haziran'ından itibaren Netmarble Turkey ismiyle faaliyetlerine devam eden firma, Netmarble'dan toplam 30 milyon dolar büyüklüğünde yatırım alıyor. Bu rakam Türkiye ve Ortadoğu coğrafyasında dijital eğlence sektöründe yapılmış en büyük yatırımlardan biri olma niteliği de taşıyor. Şimdi Netmarble bünyesinde 1 milyon download'u aşan oyunlar ve Türkiye'de çok tutan Günün Fırsatı, kadınlara yönelik Pakize Abla, Sihirli Pati, Kayıp Çağ, GoGoGo Racer, MaxiSlot gibi uygulamalar yer alıyor. Toplamda beş milyonu aşan download sayısından söz ediliyor.

2009'da Joy Game'i kuran isim kendisi de çok iyi bir oyuncu olan Burak Balık. Joygame'in global pazara açılması da 2011 yılında Mısır'da ofis açmaları ile gerçekleşiyor. Netmarble Turkey CEO'su Barış Özistek "Her ne kadar Joygame portalında oyun, animasyon ve sosyalleşme aracı olarak kullanılan birçok dijital içerik olsa da mobil alanda yatırımlarımız hızla büyüyor ve mobil aplikasyon gelirlerimiz toplam gelirlerimizin içinde önemli bir yer tutmaya başladı" diyor.

 

* * *

Son anda yüzde 70 indirimle rezervasyon: LastOda

Burak ve Selen Balkaya

last oda

 

LastOda bir mobil rezervasyon uygulaması. Selen ve Burak Balkaya'nın kendi öz sermayeleri ile kurdukları bir start up. LastOda’nın beta sürümü ilk Eylül 2012’de yayına girmiş.

Kurucu Ortaklardan Selen Balkaya "İlk çıktığımız dönemde Türkiye’de tam manası ile eş zamanlı rezervasyon alabilen bir Türk markası yoktu. Aynı şekilde mobil ticaret konusunda da pazarda büyük bir boşluk olduğunu ve Türkiye’nin mobil ticaret için çok büyük potansiyele sahip olduğunu düşündük ve LastOda mobil rezervasyon uygulamasını geliştirdik" diyor. LastOda kullanıcılara butik bir rezervasyon deneyimi yaşatıyor. Standart rezervasyon sitelerinde müşteriler her zaman aynı otellerin benzer fiyatları ve daima en yüksek otel kapı fiyatlarıyla karşılaşırken LastOda kullanıcıları farklı lüks otellerin odalarını son dakikada rezerve ettikleri için yüzde 70’lere varan indirimler alabiliyor. Uygulamanın akıllı telefon ve tablet sürümleri mevcut.

Henüz hiç yatırım almamış olsa da LastOda da yatırımcıların dikkatini çekmeyi başarmış uygulamalardan. Bugüne kadar 180 binin üzerinde indirildi ve LastOda’nın 60 binin üzerinde kayıtlı kullanıcısı var hedeflenen ise 2015 sonuna kadar bu rakamın 100 bine çıkması. Balkaya, 2014 ile 2013 satışlarını karşılaştırdıklarında LastOda’nın yüzde 127 büyüdüğünü kaydediyor. 2015'in ilk çeyrek rakamları ile 2014'ün ilk çeyrek rakamlarını karşılaştırdıklarında ise yüzde 40 büyüme gördüklerini anlatıyor.

 

* * *

İstanbul, Palo Alto, Dubai ve Londra ofisleriyle Tmob

Rudi Dökmecioğlu

tmob

 

 

TMOB'un Kurucusu Rudi Dökmecioğlu, Fransız menşeli GSM operatörü Orange'da çalışırken Türkiye'ye dönme kararı alıyor ve 2009 yılında TMOB'u kendi öz sermayesi ile kuruyor. Dökmecioğlu, TMOB'u “Rakibimizin İngiliz menşeli bir firmaya satışının ardından Türkiye'nin en büyük, yerli mobil teknoloji şirketi haline geldik. İstanbul dışında Palo Alto, Londra ve Dubai'de de kendi ofislerimiz var” sözleriyle anlatıyor.

Dört ana hizmet alanı var TMOB'un; dijital cüzdan vb hizmetler sunan mobil finansal servisler, mobil bankacılık hizmetleri, mobil ticaret platformu ve m-payment solutions dediğimiz mobil ödeme sistemleri. Özellikle mobil ticaret platformu alanında oldukça güçlü olduklarını aktaran Dökmecioğlu, Türkiye'nin cirosal anlamında en büyük dijital alanda faaliyet gösteren şirketlerinin 14'ünün TMOB'u tercih ettiğini vurguluyor. TMOB'un e-ticaret müşterileri arasında Teknosa, Klicksa, Carrefoursa, Yemek Sepeti, AtlasJet, Markafoni, GittiGidiyor, Vodafone Cep Cüzdan gibi markalar var. Diğer yandan Tmob'un B2B hizmetlerinin yanında store'larda satılan kendi ürünleri var. Bunlardan en popüleri T-appz.

T-appz, dünyada herhangi bir e-ticaret sitesinin bir gün içinde kendi mobil e-ticaret uygulamasını hazırlamasını sağlayan bir platform. Amerika'da kurulan Tmob Tech Inc'in IBM Amerika ile imzaladığı ortaklık da bu anlamda önemli. IBM'in akıllı ticaaret platformu omni-channel iş ortakları arasına giren Tmob, böylelikle satış tarafında IBM'le çalışacak ve IBM T-appz'i ticaret müşterilerine tanıtacak.

T-appz gibi beş tane ürünü var Tmob'un ve bu ürünleri global şirketlere satıyor. Bu ürünlerin en büyük özelliği belirli bir proje kapsamında üretilmemiş olmaları. Müşteriler kredi kartıyla bu ürünleri satın alıyor ve kendi kendilerine kullanıyor. Dökmecioğlu, “Bu aslında bir mobil teknoloji şirketinin gelebileceği en üst nokta. Bunu Türkiye'de başarabilen tek şirket biziz” diyor. Ancak özellikle son bir yıldır Tmob da özellikle yabancı yatırımcıların odağında. Bu nedenle bir danışman şirket ile anlaşmışlar ve gelen teklifler bu yolla değerlendiriliyor. Dökmecioğlu her ne kadar teklifleri çok iyi incelediklerini ifade etse de yine de önümüzdeki bir yıllık süreçte bir yatırım ya da satış olması olasılığına da göz kırpıyor.

 

----------------------------------

 

APP'TEN PARA KAZANMA TÜYOLARI

 

Türkiye'nin app zenginlerinden meraklılarına aplikasyondan para kazanmanın tüyolarını derledik. Bu sektör umut vaat ediyor ama "fikrim geldi" demek app'ten para kazanmak için yeterli mi? İşte app'ten para kazanmanın tüyoları!

 

1. App fikrinin gerçekten "parlak bir fikir" olması gerekiyor.

 

Parlak fikrin kıstası ya ciddi ölçüde insanların yaşamını kolaylaştırması ve eli kolu ne kadar gerekliyse öyle bir gereklilik vaat etmesi ya da gerçek anlamda eğlence vaat etmesi. Eğlence deyince hemen "oyun işinde çok para var" diye düşünmemeli ve perspektifi geniş tutmalı. Doğru, oyun, app pazarının vazgeçilmezleri arasında ama gelecek internet of things'te, diyor işin uzmanları. Üstelik bu bir ticari faaliyet. O nedenle içinde pazarlama da var, strateji de üretim de. Bunların hepsini gözönünde tutmalısınız.

 

2. App fikrinin "parlak bir fikir" olduğu kadar kullanıcıya hitap etmesi de gerekiyor.

 

İnternette her şeyin süratle değiştiği ve bulduğunuz app fikrinin tüm zorluklara rağmen indirme ve kullanıcı sayısı rekorları kırsa bile birkaç yıl içinde hoş bir anıya dönüşme ihtimalini daima göz önünde bulundurmanız gerekiyor. O nedenle app'inizi ya tüm zamanlara hitap edecek şekilde tasarlamanız ya da onu sürekli geliştirmeniz gerekiyor. Unutmayın ki teknoloji dünyasında her şey süratle değişiyor.

 

3. Üç yoldan birini seçmeli ve stratejinizi belirlemelisiniz.

 

App'leri direkt ücretli satabilirsiniz, ancak ulaşılabilir bir fiyat belirlemenizde ve özellikle Türkiye'de akıllı telefon kullanıcılarının çok büyük bir bölümünün app'e para vermekten kaçındığını da göz önünde bulundurmanızda fayda var. Diğer yandan ücretsiz yapıp aplikasyon içi ödeme metodu ile farklı ürünler satabilirsiniz. Bu yöntem daha çok oyunlarda tercih ediliyor olsa da son zamanlarda dijital mecralarda premium ürün alıp reklam ve pazarlamadan ari ve ayrıcalıklı bir deneyim sunması nedeniyle daha tercih edilir olduğunu da belirtmeli. Ancak app'inizin aktif kullanıcı sayısı arttıkça reklam geliri de getirdiğini unutmamalısınız.

 

4. Uygulamanın hem Apple hem Google Play Store'dan idirilebilmesi, hem tablet hem de akıllı telefonlara uyumlu olması gerekiyor.

 

Yani isterseniz sadece Apple uyumlu mobil app'ler üretebilirsiniz ama makbul olanı tüm teknoloji kullanıcılarına hitap etmek. Neden hedef kitlenizi kısıtlayasınız ki!

 

5. Küresel düşünmelisiniz.

 

Evet, o nedenle app'inizi en azından başlangıç için Türkçe ve İngilizce tasarlamalısınız. İlerleyen aşamalarda başarı merdivenlerini süratle tırmanırken diğer dilleri de eklersiniz ama başlangıç için app'in hedef kitlesinin ana dili ve İngilizce muhakkak olmalı.

 

6. App'inizin rastlantısal büyüme ihtimali yok, güçlü bir pazarlama desteği gerekiyor.

 

Uygulamanızı store'lara yükleyip keşfedilmeyi beklemeniz, şarkı söylerken çektiğiniz videoyu Youtube'a yükleyip şöhret olmayı beklemeye benziyor. Ya da sayısal lotodan yahut Milli Piyango'dan zengin olmayı beklemeye benziyor. İsterseniz daha başka örneklerle de çeşitlendirebilirsiniz ama meramımı anladığınızı sanıyorum.

 

7. Çabuk sonuç almayı beklemek yerine uzun vadeli planlamak gerekiyor.

 

Diyelim ki app'inizi store'lara yüklediniz, üstelik pazarlama kanallarını da doğru kullanıyorsunuz ve app'iniz kullanılmaya başladı, kitlesi de artıyor. Hemen muhteşem yatırımlar beklemeyin. App'iniz rüştünü ispat etmeden size yerli ya da yabancı yatırımcı gelmeyecek, bunun bilincinde olmalı boş hayallere kapılmamalısınız. Bu nedenle siz, başta melek yatırım ağları ve devlet teşvikleri olmak üzere yatırımcı arayışına girmeli, ürününüzü ve kendinizi geliştirip üretmeye devam etmelisiniz.

 

Bonus: App üretmek konusunda iddialı olduğunuzu düşünüyorsanız ya da B2B kullanıma uygun fikirleriniz varsa uygun şirketlerin kapısını çalmalı, app'inizi tanıtmalı ve pazarlama için bütçe ayırmalısınız. Unutmamalı ki oturduğunuz yerden onların sizi keşfetmesini beklemek hata olur çünkü en kısa zamanda rakipleriniz de aynı yahut benzer fikirlerle pazarda müşteri aramaya başlayabilirler.