Turkishtime – İş Kültürü ve Ekonomi

AR-GE 250
Gündem

ÖNEMLİ AZINLIK, ETKİSİ DÜŞÜK ÇOĞUNLUK: %80-%20 PRENSİBİ

15.12.2025 - 11:12

“Sonuçların %80’i genellikle çabaların, kaynakların veya nedenlerin %20’sinden gelir.” Bu prensip, birçok sistemde dağılımın dengesiz olduğunu gösterir; yani az sayıda unsur, sonuçların büyük kısmını oluşturur. Kuramın kökeni, 19. yüzyılda İtalyan ekonomist Vilfredo Pareto’ya dayanır. Pareto, İtalya’daki servetin %80’inin nüfusun %20’sinin elinde olduğunu gözlemlemişti. Zamanla bu sadece istatistiksel bir gözlem olmaktan çıkarak, iş dünyası, strateji, verimlilik ve kişisel başarı için bir düşünme sistemi haline geldi. Richard Koch ise bu prensibi sadece gelir dağılımına değil, zaman yönetimi, pazarlama, kişisel gelişim ve stratejik yönetim gibi yaşamın pek çok alanına uygulayarak bir “evrensel etki yasası”na dönüştürdü.

Şirketlerde %80-%20 Kuralına Örnek Uygulama Alanları Müşteri Analizi:

Gelirlerin %80’i, müşterilerin %20’sinden gelir. Bu nedenle firmalar, “kilit müşteri grubuna” özel hizmet ve sadakat stratejileri geliştirir.

Ürün Analizi: Satışların veya kârın %80’i, ürünlerin %20’sinden elde edilir. Böylece şirket, çekirdek portföyü belirleyebilir.

Zaman Yönetimi ve Verimlilik: Bir çalışanın en verimli çıktısının %80’i, yaptığı işlerin %20’sinden gelir. Önceliklendirme burada kritik rol oynar.

Stok ve Lojistik Yönetimi: Stok maliyetlerinin %80’i, ürün çeşitliliğinin %20’sinden kaynaklanabilir.

Hatalar ve Müşteri Şikayetleri: Hataların veya şikayetlerin %80’i, sebeplerin %20’sinden doğar. Kritik nedenler düzeltilirse, şikayetlerin büyük kısmı ortadan kalkar.

Finansal ve Operasyonel Kararlar: Giderlerin %80’i genellikle harcama kalemlerinin %20’sinde yoğunlaşır. Yönetim, bu alanlara odaklanarak tasarruf stratejileri geliştirebilir. Önemli bir nokta: %80-%20 oranı kesin bir kural değil, bir yol gösterici prensiptir. Amaç, şirket yönetiminde “her şey eşit derecede önemli değildir” anlayışını benimsemektir. Kaynakların önemli azınlığa odaklanması, etkisi düşük çoğunluğu optimize etmek ya da otomatikleştirmek için kritik bir yaklaşımdır.

Stratejik yönetimde, az kaynakla en yüksek etkiyi yaratmak, önceliklendirme mantığını kurumsal kararlara taşır. Yönetim, analiz sonucu kaynaklarını yüksek getirili ve etkili azınlığa yönlendirir. Yönetim raporlamasında da bu yaklaşım oldukça kullanışlıdır: Ürün, müşteri veya gider türleri ve etkileri görselleştirilerek “kritik azınlık” ön plana çıkarılabilir. Fazla veriyle kafaları karıştırmadan, yüksek etki alanı analizi prensibi ile çok daha etkin raporlar hazırlanabilir.

Yazan: DR. H.MURAT ÇEKİCİ

Hakkında: H.Murat Çekici 1967 Bartın doğumludur.Marmara Üniversitesi İktisat mezunudur. İ.Ü İşletme Fakültesi bünyesinde “Elektrik Üretim İşletmelerinde Hasılat ve Raporlanması” isimli tezi sunarak, 2018 yılında, “doktor (PhD)” ünvanını kullanmaya hak kazanmıştır.

İş hayatına 1991 yılında Borusan Holding bünyesinde başlamıştır. Borusan Birleşik Boru Fabrikaları A.Ş. Mali İşler Müdürü iken, 2000 yılında Koray Şirketler Topluluğu’nda Mali İşler Başkanı olarak çalışmaya başlamış, 2013 yılında şirkete Genel Müdür olarak atanmış ve Kasım 2017’de firmanın ortaklık yapısının değişmesi ile birlikte mayıs 2021 dönemine kadar icra komitesinde görev almıştır.

Bu süreçte, yurdışı faaliyetlerde görev almış, yurtiçi ve yurtdışındaki işlerle ilgili birçok konuda ve her kademede görüşme, çalışma ve işbirlikleri yapmıştır. İş hayatına yeni başlayan onlarca genç insana bireysel ve iş hayatları ile ilgili abilik, liderlik, mentorluk ve koçluk yapmıştır. Günümüzde, şirketlerin icra ve yönetim kurullarında görev almakta, mali işler, yönetim, iş-süreç iyileştirme, değişim, yapay zeka gibi konularda faaliyetlerde bulunmaktadır.Üniversite ve kurumlarda eğitim vermekte, yapay zeka ile süreç yönetimi, muhasebe, yönetim raporlaması  konuları üzerinde çalışmaktadır.