OSTİM TeknikÜniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Ali Yülek’ten Turkishtime Ar-Ge 500 Analizi; Yükselen Bir Ekosistem: Türkiye’nin AR-GE Haritası ve Üniversitelerin Dönüştürücü Rolü
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2024 yılında Türkiye’nin toplam Ar-Ge harcaması, bir önceki yıla göre178 milyar 873 milyon TL artarak 377 milyar 542 milyon TL’ye yükselmiş.
Türkiye 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında uygulanan ambargolar ile birlikte teknoloji odaklı sektörlerde yer alması gerektiğini ve özellikle savunma sanayii alanındaki gelişmelere yatırım yapması gerektiğini görmüştür. Bu yönde çalışmalar dönemsel olarak sürse bile arzu edilen ivmeyi 2000’li yılların başından itibaren yürütmüş olduğu teknoloji odaklı yatırımlar, üniversite-kamu-sanayi iş birliği çalışmaları ile yakalamaya başladı. Henüz arzu edilen seviyede olmasa da Ar-Ge çalışmalarının ekonomik göstergelere olumlu yansımaları olduğunu söyleyebiliriz. Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge), şirketlerin, kurumların ve devletlerin belirledikleri kalkınma hedeflerine ulaşmasında en kritik bileşenlerden biri haline geldi. Son yıllardaki en güncel kavramların dijitalleşme, yapay zekâ, yeşil dönüşüm gibi küresel temalar çerçevesinde şekillenen yeni sanayi paradigmasında olduğunu görüyoruz. Türkiye de bu alanda yapılan çalışmalar incelendiğinde son yıllarda önemli mesafeler kat edildiğini söyleyebiliriz. 2024 yılı verilerine baktığımız zaman, Türkiye’nin Ar-Ge yatırımlarını hem nicelik hem de nitelik açısından güçlendirdiğini, üniversitelerin ise bu dönüşümde kilit bir aktör haline geldiğini görüyoruz.
Tabii ki bu dönüşümü sağlayan kuruluşlarda çalışan nitelikli insan kaynağının önemi büyük. 2024 yılı itibarıyla Türkiye genelinde toplam 259.000 Ar-Ge personeli istihdam edilmektedir. Bu personelin yüzde 58’i özel sektörde, yüzde 30’u üniversitelerde ve yüzde 12’si kamu kurumlarında görev yapmaktadır. Son yıllarda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından çalışmaları takip edilen ve izleme raporları ile gelişimi sağlanan Ar- Ge Merkezleri, Tasarım Merkezleri, Teknoparklar, TEKMER’ler ve Üniversiteler bu oranla, yalnızca bilgi üretimi değil; aynı zamanda insan kaynağı yetiştirme ve teknoloji transferi açısından da kritik bir rol üstlenmektedir. Bu teknik yapılarda görev alan bireylerin yapmış oldukları çalışmaların sonuçları doğrudan sosyo-ekonomik hayatın içerisinde kendisine yer bulacak bir odak ile yürütülüyor olması sonuçlarında yükselişine katkı sunuyor.
Ar-Ge Harcamalarında İstikrarlı Artış Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2024 yılında Türkiye’nin toplam Ar-Ge harcaması, 2023 yılında bir önceki yıla göre 178 milyar 873 milyon TL artarak 377 milyar 542 milyon TL’ye yükselmiş ve bu rakam, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın (GSYH) yüzde 1.31’ine denk gelmiştir. 2024 yılı rakamları henüz açıklanmamakla birlikte benzer oradan bir artış olmasını ön görülmektedir. Bu oran, 2020’deki yüzde 1.08 düzeyinden itibaren her yıl düzenli olarak artış göstermiştir. Merkezi yönetim bütçesi verileri kullanılarak yapılan hesaplamalara göre; 2023 yılında Ar-Ge faaliyetleri için gerçekleştirilen harcama 98 milyar 737 milyon TL oldu. Bu sonuca göre, 2023 yılında merkezi yönetim bütçesinden yapılan Ar-Ge harcamalarının merkezi yönetim bütçesi içerisindeki oranı yüzde 1,38 oldu. Merkezi yönetim bütçesinden yapılan Ar-Ge harcamalarının 26 trilyon 276 milyar 307 milyon TL olan Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) içerisindeki oranı ise yüzde 0,38 oldu. Bu yükselişte özel sektör ve kamunun ortak çalışmalarının rolü olduğunu da söyleyebiliriz. Hem özel sektörün yatırım iştahı hem de kamu desteklerinin artışıyla bu oranların yükselmesi mümkün olmuştur. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 12. Kalkınma Planı’nda yer alan 2028 yılı yüzde 1.80 hedefi göz önüne alındığında, mevcut artış trendi olumlu bir sinyal olarak değerlendirilebilir.

Ar-Ge harcamalarında mali ve mali olmayan şirketler yüzde 65,1 ile en büyük paya sahip olurken, bunu yüzde 30,0 ile yükseköğretim takip etti. Kâr amacı olmayan kuruluşlar tarafından yapılan Ar-Ge harcamalarının da dâhil olduğu genel devlet Ar-Ge harcamalarının toplam Ar-Ge harcamaları içindeki payı ise yüzde 4,9 oldu. Ar-Ge harcamaları içerisinde personel harcamaları yüzde 52,5 ile en büyük harcama kalemini oluşturdu.
Üniversitelerin Ar-Ge Ekosistemindeki Katkısı
Merkezi yönetim bütçesinden Ar-Ge faaliyetleri için en fazla fonlama genel bilgi gelişimi için üniversitelere yapıldığı görülüyor. Ar-Ge için merkezi yönetim bütçesinden yapılan harcamalar sosyo-ekonomik hedeflere göre sınıflandırıldığı zaman, 2023 yılında en fazla Ar-Ge fonlamasının yüzde 70,8 ile üniversitelere yapıldığı görülüyor. Bu hedefi; sırasıyla yüzde 5,8 ile endüstriyel üretim ve teknoloji sektörleri, yüzde 5,5 ile genel bilgi gelişimi (diğer kaynaklardan finanse edilen), yüzde 4,5 ile savunma ve yüzde 3,9 ile tarım sektörleri takip ediyor.

Türkiye’de yer alan 208 üniversitenin yüzde 78’i aktif Ar-Ge projesi yürütmektedir. Üniversite yapıları içerisinde her ne kadar Teknopark, TEKMER ve ön kuluçka merkezleri olsa bile doğrudan üniversitenin akademik birimlerine bağlı araştırma ve uygulama merkezleri de bu konuda önemli çalışmalar yürütüyor. TÜBİTAK’tan yayınlana verilere bakıldığında 2023 yılında yapılan 12.340 proje başvurusunun yüzde 62’si üniversitelerden yapıldığı görülmüştür. Bu oran azımsanmayacak bir seviyede olmakla birlikte özellikle 1501 Sanayi Ar-Ge Projeleri Destekleme Programı ve 1507 KOBİ Ar-Ge Başlangıç Destek Programı gibi önemli programlarda üniversiteler aktif rol oynuyor.
TÜBİTAK 1505 Üniversite-Sanayi İşbirliği Destek Programı ile birlikte iş dünyasının üniversiteler ile ortak Ar-Ge proje yürütme deneyimi kazanması sağlanıyor. Bu projeler başta olmak üzere çeşitli Ar-Ge çalışmaları kapsamında geliştirilen 550 patent üniversiteler aracılığıyla ticarileştirilmiştir.
Üniversiteler bünyesindeki Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO), girişimcilik merkezleri ve teknoparklarla birlikte Ar-Ge ürünlerinin ticarileşmesini sağlanmakta olup, 2024 yılında teknoparklarda faaliyet gösteren firmaların yüzde 70’i üniversitelerle iş birliği içinde ürün geliştirmiştir. Ayrıca TÜBİTAK 1512 destekli girişimlerin yüzde 63’ü üniversite merkezli kuluçka merkezlerinde kurulmuştur. OSTİM Teknik Üniversitesi olarak TÜBİTAK (BiGG) Girişimcilik Destek Programı Uygulayıcı Kuruluş olarak ve KOSGEB’in yürütmüş olduğu Girişimci Destek Programı ile ekosisteme katkı sağlıyoruz. Bu programlarda akademisyenlerimiz ve öğrencilerimiz başta olmak üzere tüm girişimcilere mentörlük ve iş kurma desteği sağlıyoruz. Bu güne kadar 100’e yakın girişimin hayat bulmasına katkı sağladık. TÜİK’in imalat sanayinde Ar-Ge faaliyetleri hakkında yayınladığı

verilere bakıldığında imalat sanayi içerisinde önemli oranda bir ar-ge harcaması olduğu görülüyor. Yapılan bu yatırımların içerisinde de yüksek teknoloji sınıfı içerisinde değerlendirilen yatırımlar en yüksek oranı içeriyor. Yüksek teknoloji sınıfı denilince dünya genelinde esas alınan ana başlıklar; sağlık, eczacılık ürünleri, yazılım ürünleri, bilgisayar, elektronik ürünle, optik ürünler, hava taşıtları, uzay araçları ve bunları üreten makinelerin imalatı gibi ana başlıklar gelmektedir. Bu listeye silah, mühimmat, kimyasallar, makine ekipmanlar, kara taşıtları ve elektrikçi aletleri de dâhil edebiliriz. İşte Türkiye son yıllarda tam olarak bu noktaya odaklandı. Bu kapsamda üniversitelerde insan kaynağını yetiştirme noktasında bir dönüşüm yaşıyor. OSTİM Teknik Üniversitesi olarak ülkemizin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştirmek ve imalat sanayinde yer alan ar-ge odaklı üretim yapan bu işletmelerin ihtiyacını karşılamaya yönelik adımlar atıyoruz. Mühendislik fakültemizde bulunan Uzay ve Havacılık Mühendisliği, Yapay Zeka Mühendisliği, Nanoteknoloji Mühendisliği ve Yazılım Mühendisliği gibi programlarımız, Meslek Yüksekokulumuz bünyesindeki E-Ticaret ve Pazarlama, Silah Sanayi Teknikerliği, İnsansız Hava Aracı Teknolojisi ve Operatörlüğü, Hibrid ve Elektrikli Taşıtlar Teknolojisi ve Üretimde Kalite Kontrol gibi bölümlerimiz ile yukarıda bahsedilen sektörlerin ihtiyaç duyduğu insan kaynağının yetiştirilmesine ve akademik bilginin üretilmesine katkı sağlıyoruz.
İmalat ve hizmetler sektöründe yer alan firmalar ise ülkemizin bu teknolojik dönüşüm ve gelişimine katkı sağlıyor. 2023 yılında imalat sanayinde gerçekleştirilen 139 milyar 469 milyon TL Ar-Ge harcamasının yüzde 47,5’inin yüksek teknoloji faaliyetinde yer alan girişimler tarafından gerçekleştirildiği görülüyor. İmalat sanayindeki toplam Ar-Ge harcamasının yüzde 40’ı orta yüksek teknoloji faaliyetindeki girişimler, yüzde 8,5’i orta düşük teknoloji faaliyetindeki girişimler ve yüzde 4,’ü düşük teknoloji faaliyetindeki girişimler tarafından yapıldı. İmalat sanayinde Ar-Ge faaliyeti yürüten girişimlerdeki araştırmacı sayıları incelendiğinde 2023 yılında en fazla araştırmacının 32.778 kişi ile orta yüksek teknoloji faaliyeti yürüten girişimler tarafından istihdam edildiği görülmektedir. Bunu 19.865 araştırmacı istihdamı ile yüksek teknoloji faaliyeti yürüten girişimler takip etti.

Uluslararası Düzeyde Türkiye’nin Ar-Ge Performansı Ulusal ve uluslararası göstergelere göre Türkiye, 2024 yılında Ar-Ge ve inovasyon alanında önemli ilerlemeler kaydetmiş dahi olsa, ekonomik olarak gelişmiş ülkelerin gerisinde olduğu gerçeğini de unutmamalıyız. OECD’nin 2024 Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Görünümü Raporu’nda, Türkiye’nin Ar-Ge harcamalarının GSYH’ye oranı yüzde 1.31 ile OECD ortalaması olan yüzde 2.7’nin altında kalmaktadır. OECD’nin hesaplamalarda değerlendirmeye aldığı 38 ülke arasında 25. sırada yer alıyoruz.
Bu listeye bakıldığında İsrail yüzde 5.4 ve Güney Kore yüzde 4.9 ile listenin başında yer alırken, Almanya yüzde 3.1 ve Fransa yüzde 2.2 seviyelerinde olduğu görülecektir. Tabii bu oranlara bakarak umut kırıcı olmamak gerekiyor, zira Türkiye 2020–2024 döneminde Ar-Ge harcamalarındaki artış hızı bakımından pozitif yönde ayrışmaktadır. Özellikle özel sektör kaynaklı yatırımların bu yönde artıyor olması dikkat çeken bir yönelimdir. Avrupa Komisyonunun 2024 yılı raporuna yansıyan verilere bakıldığında dijitalleşme ve ileri teknoloji ihracatı alanlarında önemli ilerlemeler yaşadığı ifade edilmiştir.
WIPO tarafından yayınlanan Global Innovation Index 2024’te Türkiye, genel sıralamada 39. basamakta yer alarak bir önceki yıla göre iki sıra yükselmiştir. Türkiye, bilgi üretimi kapasitesi, TR ve PCT patent başvuruları ile üniversite-sanayi iş birliği alanlarında güçlü performans sergilemektedir. Avrupa İnovasyon Skoru Tablosu’na (European Innovation Scoreboard 2024) göre ise Türkiye, “Gelişmekte Olan Yenilikçiler” grubunda sınıflandırılmakta ve dijitalleşme, ileri teknoloji ihracatı ve kamu Ar-Ge desteklerinin etkinliği gibi göstergelerde özellikle son iki yılda belirgin iyileşmeler göstermektedir. Buna karşın, İsveç, Finlandiya ve Hollanda gibi “Lider Yenilikçiler” grubundaki ülkelerle aradaki farkın kapatılması için daha fazla yapısal reform ve üniversite-sanayi iş birliğinin derinleştirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır.
Gelecek Vizyonu ve Stratejik Öneriler
OECD ortalaması olan yüzde 2,7 Ar-Ge harcama oranına ulaşmak için özellikle özel sektör yatırımlarının teşviki artırılmalıdır. AB Çerçeve Programları (Horizon Europe) ile bütünleşme derinleştirilmeli, TÜBİTAK’ın yürütücü kuruluş olarak rolü güçlendirilmelidir.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yayınlanan 2030 stratejisi, Ar-Ge kapasitesinin küresel düzeyde güçlendirilmesi için 5 temel sütun belirlemiştir: Yüksek Teknoloji, Dijital Ekonomi, Yeşil Dönüşüm, Küresel Entegrasyon, Yapısal Dönüşüm. Bunu sağlamak adına HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı ile 30 kritik alanda stratejik yatırımlar yapılması gerekmektedir. Ulusal Çip Konsorsiyumu, Ulusal Kuantum Enstitüsü ve Yapay Zekâ Süper Bilgisayar Programı gibi projelerle ileri teknoloji alanlarında Türkiye’nin rekabet gücünü artıracak adımlar hızlandırılmalıdır. Üreten Üniversiteler mottosu ile birlikte gerek Milli Teknoloji Atölyeleri gerekse TÜBİTAK fonlarından Üniversitelerin alacağı kaynağın artırılması sağlanarak Ar-Ge’nin üniversite merkezli dönüşüm süreci desteklenmesi sağlanmalıdır. Üniversiteler sadece ar-ge konusuna odaklanan yapılardan üreten ve ticarileştiren yapılara dönüştürülmeli. Özellikle patentlerin sanayicilere erişiminin sağlanması ve ticarileşme süreçleri için Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından resmi işlemlerindeki iş süreçleri hızlandırılmalı.
12. Kalkınma Planı’nın “Bilim, Teknoloji ve Yenilik” bölümünde, Türkiye’nin Ar-Ge kapasitesini geliştirmeye yönelik somut hedefler yer almaktadır. 2028 yılına kadar Ar-Ge harcamalarının GSYH’ye oranı yüzde 1,8’e, tam zamanlı Ar-Ge personeli sayısı 300 bine çıkarılması hedefi için gerekli tedbirler alınmalıdır.
Yüksek Teknoloji Ürün İhracatı artırılmalı, GSYH içindeki payı iki katına çıkartılmalıdır. Kamu-üniversite-sanayi iş birliklerini artıracak hukuki ve mali teşvikler hayata geçirilmelidir. Bu kapsamda Türkiye’nin uluslararası bilimsel ağlar olan COST, EUREKA, Horizon, CERN gibi çalışmalara entegrasyonu artıracak ek kaynaklar oluşturulmalıdır. İmalat sanayinde dijital dönüşüm zemini hazırlanmalı firmaların dijitalleşme düzeyleri artırılmalıdır. Yapay Zekâ, Büyük Veri ve Siber Güvenlik alanlarında yerli çözümler geliştirilecek politikalar uygulanmalı. TÜBİTAK, KOSGEB ve Kalkınma Ajansları ile KOBİ’lerin bu yöndeki adımları takip edilerek desteklenmelidir. Kamu-özel sektör ortak Ar-Ge projeleri teşvik edilerek, özellikle orta-yüksek teknoloji düzeyindeki firmaların dijital kabiliyetleri geliştirilmelidir. Ar-Ge çıktılarının (patent, lisans, prototip) ekonomik değere dönüştürülmesi için üniversite-sanayi iş birliklerinin güçlendirilmesi ve Ar-Ge harcamalarının özel sektör eliyle genişlemesi, kamu fonlarının kaldıraç etkisiyle kullanılması sağlanmalıdır. Bölgesel Ar-Ge kapasitesinin artırılması; teknoparklar ve TTO’ların hareket kabiliyetlerinin yaygınlaştırılması gerekmektedir.
Sonuç olarak 2024 yılı verileri Türkiye’nin Ar-Ge alanında önemli bir dönüşüm yaşadığını göstermektedir. Ancak sürdürülebilir büyüme için yukarıda sıralanan stratejilerin hayata geçirilmesi önem arz etmektedir.
Kaynakça • Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024. “Ar-Ge Faaliyetleri İstatistikleri”. https://data.tuik.gov.tr • TÜBİTAK, 2024. “Performans Raporu ve Destek Programları”. https://www.tubitak.gov.tr • OECD, 2024. “Science, Technology and Innovation Outlook”. https://www.oecd.org/sti • WIPO, 2024. “Global Innovation Index”. https://www.globalinnovationindex.org • European Commission, 2024. “European Innovation Scoreboard”. https://ec.europa.eu • Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, 2024. “Faaliyet Raporları ve 12. Kalkınma Planı”. https://www.sanayi.gov.tr • YÖK & Üniversite TTO Raporları, 2024 • UNESCO Institute for Statistics, 2024. • https://uis.unesco.org
