2025 Büyüme Rakamı Açıklandı: Türkiye Ekonomisi Yüzde 3,6 Büyüdü
Türkiye ekonomisinin 2025 yılı büyüme verileri belli oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) sonuçlarına göre, Türkiye ekonomisi 2025 yılında yıllık bazda yüzde 3,6 oranında büyüme kaydetti. Son çeyrekte ise büyüme oranı yüzde 3,4 olarak gerçekleşti.
Açıklanan veriler, küresel ekonomik belirsizlikler ve bölgesel jeopolitik risklere rağmen Türkiye ekonomisinin 2025 yılında pozitif büyüme performansını sürdürdüğünü ortaya koydu.
2025 GSYH Verileri: Temel Göstergeler
• 2025 yılı büyüme oranı: %3,6
• 2025 son çeyrek büyümesi: %3,4
• GSYH (cari fiyatlarla): 63 trilyon 20 milyar 906 milyon TL
• Kişi başına düşen milli gelir: 18.040 dolar
Zincirlenmiş hacim endeksine göre hesaplanan büyüme verileri, özellikle yılın ikinci yarısında ekonomik aktivitenin dengeli bir şekilde devam ettiğini gösterdi.
Sektörel Büyüme Performansı
2025 yılı büyüme kompozisyonuna bakıldığında bazı sektörlerin ön plana çıktığı görülüyor.
• İnşaat sektörü çift haneli büyüme kaydederek en güçlü katkıyı sağlayan alanlardan biri oldu.
• Bilgi ve iletişim sektörü ile ticaret, ulaştırma ve konaklama hizmetleri büyümeye destek verdi.
• Tarım sektörü ise yıllık bazda daralma gösterdi.
Sanayi üretimindeki sınırlı artış ve dış talepteki zayıflama, büyümenin ağırlıklı olarak iç talep kaynaklı gerçekleştiğini ortaya koydu.
İç Talep ve Dış Ticaret Dengesi
2025 yılında hanehalkı tüketim harcamaları artış gösterdi. Sabit sermaye yatırımlarında yükseliş görülürken ihracat yüzde 0,3 geriledi, ithalat ise yüzde 4,9 arttı.
Bu tablo, büyümenin büyük ölçüde iç talep odaklı olduğunu ve dış ticaret tarafında dengelenme ihtiyacının sürdüğünü işaret ediyor.
2026 İçin Beklentiler
Ekonomistler, yüzde 3,6’lık büyümeyi ılımlı ve kontrollü bir genişleme olarak değerlendiriyor. Para politikasındaki sıkı duruş, finansal istikrar önlemleri ve küresel gelişmelerin 2026 büyüme görünümünde belirleyici olması bekleniyor.
Önümüzdeki dönemde en kritik başlıklar enflasyonla mücadele süreci, cari denge, küresel faiz politikaları ve jeopolitik riskler olacak.
