Enflasyon beklentilerinde gerileme, hanehalkında temkinli görünüm
Şubat ayı verileri, piyasa ve reel sektörün enflasyon beklentilerinde sınırlı bir düşüşe işaret ederken, hanehalkının fiyat artışlarına ilişkin algısında iyimserliğin zayıfladığını ortaya koydu. Önümüzdeki 12 aya dair beklentilerde farklı kesimler arasında ayrışma sürüyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yayımladığı son beklenti göstergeleri, enflasyon patikasına ilişkin algıda kademeli bir toparlanmaya işaret etti. Piyasa katılımcıları ve reel sektör temsilcilerinin 12 ay sonrası enflasyon tahminlerinde düşüş görülürken, hanehalkı tarafında beklentiler daha sınırlı iyileşme gösterdi.
Ekonomistler, finansal sıkılaşmanın etkilerinin fiyatlama davranışlarına kademeli olarak yansıdığını, bu nedenle beklentilerde aşağı yönlü hareketin sürdüğünü belirtiyor. Ancak tüketici tarafında günlük hayat maliyetlerine ilişkin algının daha yavaş değiştiği ifade ediliyor.
Piyasa ve reel sektörde düşüş eğilimi
Piyasa katılımcılarının gelecek 12 aya ilişkin enflasyon tahmininde gerileme dikkat çekerken, reel sektör temsilcilerinin beklentilerinde de benzer yönde bir hareket gözlendi. Bu tablo, para politikasındaki sıkı duruşun fiyat beklentilerini çıpalama yönünde etkili olmaya başladığı şeklinde yorumlanıyor.
Analistler, özellikle kur istikrarı ve talep koşullarındaki dengelenmenin, beklenti kanalı üzerinden dezenflasyon sürecine katkı sunduğunu vurguluyor.
Hanehalkında iyimserlik zayıfladı
Buna karşın hanehalkının enflasyon beklentilerinde iyileşme daha sınırlı kaldı. Tüketicilerin önemli bir bölümü, önümüzdeki 12 ayda fiyat artışlarının yüksek seyredeceğini düşünüyor. Bu durum, satın alma gücündeki baskı ve temel tüketim kalemlerindeki fiyat seviyelerinin halen yüksek algılanmasıyla ilişkilendiriliyor.
Uzmanlara göre, hanehalkı beklentilerinin kalıcı şekilde düşmesi için fiyat artış hızındaki yavaşlamanın birkaç ay üst üste hissedilmesi gerekiyor.
Dezenflasyon sürecinde beklenti kanalı kritik
Ekonomi yönetimi açısından beklentilerdeki düşüş, dezenflasyon sürecinin en kritik aşamalarından biri olarak görülüyor. Beklentilerin aşağı yönlü kalıcı biçimde yerleşmesi; ücret, fiyatlama ve sözleşme davranışlarını da etkileyerek enflasyonla mücadelede önemli bir çıpa görevi görüyor.
Önümüzdeki aylarda açıklanacak veriler, özellikle hanehalkı tarafındaki algının ne ölçüde değişeceğini gösterecek. Ekonomistler, para politikasındaki sıkı duruşun sürdürülmesi halinde beklentilerdeki iyileşmenin daha belirgin hale gelebileceğini değerlendiriyor.
