Turkishtime – İş Kültürü ve Ekonomi

AR-GE 500
Ekonomi

Goldman Sachs Uyardı: Hürmüz Boğazı 1 Ay Kapanırsa Avrupa’da Gaz %130 Artabilir, Türkiye Nasıl Etkilenir?

03.03.2026 - 11:29

Küresel enerji piyasaları, Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimle birlikte yeni bir risk senaryosunu fiyatlamaya başladı. ABD merkezli yatırım bankası Goldman Sachs, Hürmüz Boğazı’nın bir ay süreyle kapalı kalması halinde Avrupa’daki doğalgaz fiyatlarının yüzde 130’a kadar yükselebileceğini öngördü. Bu senaryo yalnızca Avrupa’yı değil, enerji ithalatçısı konumundaki Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor.

Hürmüz Boğazı Neden Kritik?

Basra Körfezi’ni Umman Denizi’ne bağlayan Hürmüz Boğazı, küresel enerji ticaretinin en stratejik geçiş noktalarından biri olarak kabul ediliyor.

  • Küresel petrol ticaretinin yaklaşık beşte biri bu boğazdan geçiyor.
  • Küresel LNG (sıvılaştırılmış doğalgaz) sevkiyatının yaklaşık %20’si bu hattı kullanıyor.
  • Özellikle Katar başta olmak üzere Körfez ülkelerinin LNG ihracatı bu koridora bağlı.

Goldman Sachs’ın analizine göre, LNG sevkiyatının bir ay boyunca tamamen durması halinde Avrupa referans gaz fiyatlarının mevcut seviyelere göre %130’a kadar artması mümkün.

Avrupa’daki Fiyat Artışı Türkiye’yi Nasıl Etkiler?

Türkiye doğalgaz ihtiyacının büyük bölümünü ithalat yoluyla karşılıyor. Boru gazı tedarikinin yanı sıra LNG ithalatı da enerji arz güvenliğinde önemli bir rol oynuyor.

Olası etkiler şöyle sıralanabilir:

1️⃣ LNG Tedarik Maliyeti Artabilir

Avrupa piyasasında yaşanacak sert fiyat artışı, spot LNG piyasasında rekabeti artırır. Türkiye, Avrupa ile aynı havuzdan LNG tedarik ettiği için maliyet baskısıyla karşılaşabilir.

2️⃣ Elektrik Üretim Maliyetleri Yükselebilir

Türkiye’de elektrik üretiminde doğalgazın payı dönemsel olarak %20-30 bandında değişiyor. Gaz fiyatlarındaki artış, elektrik üretim maliyetlerine ve dolaylı olarak sanayi maliyetlerine yansıyabilir.

3️⃣ Cari Açık ve Enflasyon Riski

Enerji faturasında artış, cari denge üzerinde baskı yaratabilir. Aynı zamanda enerji maliyetlerinin üretim zincirine yansıması, enflasyon üzerinde yukarı yönlü risk oluşturabilir.

Türkiye’nin Enerji Güvenliği Açısından Dayanak Noktaları

Türkiye son yıllarda enerji arz güvenliğini güçlendirmek adına önemli adımlar attı:

  • FSRU (yüzer LNG depolama ve gazlaştırma) terminalleri ile esnek tedarik yapısı
  • Yer altı doğalgaz depolama kapasitesinin artırılması
  • Kaynak çeşitlendirmesi (Rusya, Azerbaycan, İran boru gazı; LNG ithalatı)
  • Karadeniz’de keşfedilen yerli gazın sisteme entegrasyonu

Bu gelişmeler, olası küresel arz şoklarına karşı tampon mekanizması oluşturuyor. Ancak kısa vadeli fiyat dalgalanmalarına karşı tamamen bağışık bir yapıdan söz etmek mümkün değil.

Küresel Enerji Krizi Yeniden Mi?

Uzmanlara göre Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek uzun süreli bir kesinti, 2022’de Avrupa’da yaşanan enerji krizine benzer bir tabloyu yeniden gündeme taşıyabilir.

Türkiye açısından kritik soru ise şu:
Küresel enerji ticaretindeki bu tür jeopolitik kırılmalar karşısında maliyet artışını ne ölçüde absorbe edebilecek bir finansal ve tedarik esnekliği mevcut?

Sonuç

Goldman Sachs’ın senaryosu şu an için bir risk analizi niteliğinde. Ancak Hürmüz Boğazı’nın küresel enerji arzındaki kritik rolü dikkate alındığında, böyle bir kesintinin Avrupa başta olmak üzere tüm enerji ithalatçısı ülkelerde ciddi fiyat dalgalanmalarına yol açması muhtemel.

Türkiye’nin çeşitlendirilmiş tedarik yapısı önemli bir avantaj sağlasa da, küresel LNG piyasasındaki sert fiyat artışları enerji maliyetleri üzerinden ekonomi üzerinde baskı oluşturabilir.