Turkishtime – İş Kültürü ve Ekonomi

AR-GE 500
Ekonomi

OECD Türkiye’nin 2026 Büyüme Tahminini Aşağı Yönlü Revize Etti

03.06.2026 - 10:30

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Türkiye ekonomisine ilişkin 2026 yılı büyüme beklentisini aşağı yönlü güncelledi. Kuruluş, sıkı finansal koşullar, küresel ticaretteki belirsizlikler ve zayıflayan dış talebin etkisiyle Türkiye ekonomisinin gelecek yıl yüzde 3,3 büyümesini öngörüyor.

OECD’nin yayımladığı son Ekonomik Görünüm Raporu’na göre Türkiye ekonomisinin 2025 yılında yüzde 2,9, 2026 yılında ise yüzde 3,3 büyümesi bekleniyor. Kuruluşun önceki tahminlerinde bu oranlar sırasıyla yüzde 3,1 ve yüzde 3,9 seviyesinde bulunuyordu. Böylece özellikle 2026 yılına ilişkin büyüme beklentisinde dikkat çekici bir aşağı yönlü revizyon gerçekleşti.

Sıkı Politikalar Büyümeyi Sınırlıyor

Raporda, enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikası ve mali disiplin adımlarının iç talebi yavaşlattığına dikkat çekildi. Hane halkı tüketimindeki yavaşlama ve finansman koşullarındaki sıkılaşma nedeniyle ekonomik aktivitenin kısa vadede daha ılımlı seyretmesi bekleniyor.

OECD, özel sektör yatırımlarının ve ihracat performansının 2025 yılında küresel ticaretteki zayıflığın etkisiyle sınırlı kalacağını, ancak 2026 yılında kademeli bir toparlanma yaşanabileceğini öngörüyor.

Enflasyonda Gerileme Beklentisi

Kuruluş, sıkı para politikasının etkisiyle enflasyonda belirgin bir düşüş bekliyor. Rapora göre yıllık enflasyonun 2026 yılı sonunda yüzde 15 seviyelerine yaklaşması öngörülüyor. OECD, enflasyondaki gerilemenin para politikasında zamanla daha esnek bir alan oluşturabileceğini ve bunun da büyümeyi destekleyebileceğini belirtiyor.

Küresel Belirsizlikler Risk Oluşturuyor

OECD, küresel ticarette yaşanabilecek yeni yavaşlamaların, özellikle Avrupa ekonomisindeki olası zayıflığın Türkiye’nin ihracat performansı üzerinde baskı yaratabileceği uyarısında bulundu. Ayrıca jeopolitik gelişmeler, enerji fiyatlarındaki oynaklık ve finansal piyasalardaki belirsizliklerin ekonomik görünüm üzerindeki başlıca riskler arasında yer aldığı ifade edildi.

Yapısal Reform Vurgusu

Raporda, Türkiye’nin uzun vadeli büyüme potansiyelini artırabilmesi için iş gücü piyasası, rekabet politikaları ve yatırım ortamına yönelik yapısal reformların önemine dikkat çekildi. OECD, bu alanlarda atılacak adımların hem yatırım iştahını artıracağını hem de sürdürülebilir büyümeye katkı sağlayacağını değerlendirdi