Türk Deri Sektöründen İtalya Çıkarması: İhracattaki Daralma “Tasarım” İle Aşılacak
Küresel piyasalardaki talep daralması ve artan maliyet kıskacındaki Türk deri sektörü, rotasını katma değerli üretimin merkezi İtalya’ya kırdı. 2025 yılındaki ihracat kaybını tasarım ve markalaşma ile telafi etmeyi hedefleyen sektör, Ocak ayında Riva Del Garda’da gövde gösterisi yapmaya hazırlanıyor.
Dünya ekonomisindeki yavaşlama ve Avrupa pazarındaki tüketim alışkanlıklarının değişmesi, Türk deri ve deri mamulleri ihracatında düşüşü beraberinde getirdi. 2025 yılı verilerine göre Türkiye genelinde deri ihracatı yüzde 5,3 azalarak 1,4 milyar dolara gerilerken, Ege Bölgesi’nde kayıp yüzde 9’u buldu. Sektör temsilcileri, bu tabloyu tersine çevirmek için “fason üretim” dönemini kapatıp “koleksiyon odaklı” yeni bir dönemi başlatıyor.
“Maliyet Baskısı Strateji Değişikliğini Zorunlu Kıldı”
Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Zandar, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede sektörün zorlu bir sınavdan geçtiğini belirtti. İşçilik, enerji ve finansman maliyetlerindeki artışın ihracatçı üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu ifade eden Zandar, düşük marjlı üretim modelinin artık sürdürülebilir olmadığını vurguladı.
Zandar, “Çıkış yolumuz tasarım, koleksiyon kabiliyeti ve markalaşmadır. Uluslararası fuarlar, bu dönüşümün en stratejik ayağını oluşturuyor,” dedi.
İtalya’da Dev Katılım: Türkiye Üçüncü Sırada
Sektörün yeni stratejisinin ilk büyük sınavı, 10–13 Ocak 2026 tarihlerinde İtalya’da düzenlenecek olan Expo Riva Schuh & Garda Bags Fuarı olacak. Türkiye, ev sahibi İtalya ve Çin’in ardından fuara en yüksek katılım sağlayan üçüncü ülke konumunda yer alıyor.
- Milli Katılım: 33 firma, Ege İhracatçı Birlikleri organizasyonuyla yer alacak.
- Toplam Temsil: Toplamda 89 Türk firması fuarda boy gösterecek.
- Hedef: Doğrudan perakende zincirleri ve büyük alıcılarla temas kurarak katma değeri yüksek satışlara imza atmak.
Markalaşma Hamlesi
Zandar, fuar katılımını sadece bir sergileme faaliyeti olarak görmediklerini, bunun bütüncül bir ihracat stratejisinin parçası olduğunu belirtti. İhracattaki daralmaya rağmen uluslararası arenadaki görünürlüğün korunmasının, pazar payını geri kazanmak için hayati önem taşıdığı kaydedildi.
