Turkishtime – İş Kültürü ve Ekonomi

AR-GE 500
Enerji

Rüzgar ve güneş enerjisi küresel elektrik üretiminde ilk kez gazı geride bıraktı

21.05.2026 - 10:23

Küresel elektrik üretiminde temiz enerji kaynakları açısından tarihi bir eşik aşıldı. Uluslararası enerji düşünce kuruluşu Ember’in aylık elektrik verilerine dayanan analizine göre, nisan ayında rüzgar ve güneş enerjisinin küresel elektrik üretimindeki toplam payı yüzde 22’ye ulaştı. Böylece bu iki kaynak, ilk kez gazdan elektrik üretimini geride bıraktı. Gaz santrallerinin küresel elektrik üretimindeki payı ise aynı dönemde yüzde 20 seviyesinde gerçekleşti.

Rüzgar ve güneşten rekor üretim

Nisan ayında rüzgar ve güneş enerjisinden sağlanan elektrik üretimi 531 teravatsaate ulaşarak rekor kırdı. Aynı dönemde gaz santrallerinden elde edilen elektrik üretimi 477 teravatsaatte kaldı. Veriler, beş yıl önce gazdan elektrik üretiminin yine yaklaşık 476 teravatsaat seviyesinde olduğunu; buna karşılık rüzgar ve güneşten üretimin 245 teravatsaat düzeyinde bulunduğunu gösteriyor. Bu tablo, son beş yılda yenilenebilir kaynakların küresel elektrik sistemindeki ağırlığının hızla arttığını ortaya koyuyor.

Enerji krizinde yenilenebilirlerin rolü güçleniyor

Analizde, Orta Doğu’daki savaşın tetiklediği enerji krizinin fosil yakıt piyasalarında dalgalanmayı artırdığı bir dönemde, rüzgar ve güneş enerjisindeki yükselişin dikkat çekici olduğu vurgulandı. Ember’e göre söz konusu gelişme, temiz enerji kaynaklarının küresel elektrik üretimindeki payını artırmaya yönelik uzun vadeli dönüşümün sürdüğüne işaret ediyor.

İthal gaza karşı ekonomik avantaj öne çıkıyor

Ember Küresel Elektrik Analisti Kostantsa Rangelova, rüzgar ve güneş enerjisinin birçok ülke için ucuz, yerli ve güvenilir kaynaklar haline geldiğine dikkat çekti. Rangelova’ya göre enerji krizi, özellikle ithal gaza bağımlı ülkelerde yenilenebilir enerji yatırımlarının ekonomik avantajını daha görünür hale getirirken, bu kaynakların yaygınlaştırılması konusunda siyasi aciliyeti de artırıyor.

Küresel enerji dönüşümünde yeni eşik

Rüzgar ve güneş enerjisinin ilk kez gazı geride bırakması, küresel enerji dönüşümünde sembolik olduğu kadar yapısal bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Yenilenebilir kaynakların elektrik üretimindeki payının artması, hem enerji arz güvenliği hem de karbon emisyonlarının azaltılması açısından kritik önem taşıyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın değerlendirmelerine göre de yenilenebilir kaynaklar, küresel elektrik üretimindeki büyümenin ana itici güçlerinden biri olmaya devam ediyor.