OSB Yıldızları Araştırmması


Fintech devriminin öncüleri Turkishtime’da!

Barış Soydan

Fintech, finans sektörünü değiştirecek! Bunu biliyoruz, özellikle dünya medyasında bu konu hakkında şu sıralarda çok yazılıyor… Peki Türkiye’de durum ne? Turkishtime, yeni sayısı için Türkiye’nin önde gelen fintech şirketleriyle görüştü. “Türkiye’nin ilk milyar dolarlık startup’ı olacağız” diyen kim? Ayda 50 milyon TL ciroya kim ulaştı? En çok konuşulan 10 Türk fintech şirketi, Turkishtime’ın Mayıs sayısında…

Sitemizde şimdilik, dergideki dosyanın giriş bölümüne yer veriyoruz.

Apple’ın NFC teknolojisiyle akıllı telefon ve saatler üzerinden ödeme yapmayı sağlayan uygulaması Apple Pay, dünya çapında ayda 14 milyon kişi tarafından kullanılıyor. Uygulamanın yeni başladığı Çin’de ilk 72 saatte toplam 3 milyon adet banka ve kredi kartı Apple Pay’e tanımlandı. Mobil ödeme sektörüne yönelik araştırmalar yürüten Crone Consulting’in elde ettiği diğer sonuçlara göre, Google’ın temassız ödeme sistemi Android Pay'in de yaklaşık 5 milyon kullanıcısı var. Samsung Pay'in ise aylık kullanıcı sayısının 5 milyona ulaştığı belirtiliyor.

Güney Koreli teknoloji devi Samsung, 2015’te satın aldığı LoopPay'in teknolojisini yeni nesil akıllı telefon cihazlarına yerleştirdi ve bu sayede cep telefonları kredi kartı işlevi de görmeye başladı. Mağazada temassız ödeme sistemi bulunmasına gerek kalmadığından sistem kredi kartı geçen her noktada kullanılabiliyor.

Mobil ödeme sistemlerinde yaşanan tüm bu gelişmeler, finansal teknolojiler (fintech) alanında ısınan rekabete de işaret ediyor... Mobil ödemeler, fintech'in sadece bir ayağını oluşturuyor aslında. Bankacılık ve sigorta sektörlerini kapsayan bu alanın ödemelerin dışındaki ticari süreçleri; yatırımlar (özel sermaye kitle fonlaması ve P2P kredilendirme gibi), finansman, sigorta, danışmanlık, altyapı (güvenlik gibi) şeklinde sıralanabilir. Perakende, kurumsal ve özel bankacılığın yanı sıra hayat sigortası ve hayatdışı sigortalar da müşteri segmentleri arasında yer aldığında C2C, B2C ve B2B iş modellerinin tümünü birden içeriyor. Bu alandaki startup'ların pazar pozisyonu ise banka/sigortada sektörel rekabet kadar işbirliği/ortaklık da içerebiliyor.

Accenture'un raporlarına göre, küresel çapta fintech yatırımları 2008'de 930 milyon dolar iken 2014 sonunda 12.2 milyar dolara çıktı. Finansal hizmetlerin yazılıma dayandırılarak daha etkin yürütüldüğü ve ağırlıklı olarak startup'ların oluşturduğu bu alan, yazılımın hizmetlerde daha az yer tuttuğu kurumsal bankacılığa da tehdit oluşturuyor aynı zamanda. Dev bankaların fintech'e yatırımlarını kaydırmaya başlamalarının altında da bu sebep yatıyor.

Melek yatırımcıların da iştahlı oldukları alanların başında yine finansal teknolojiler geliyor. Keza 2016, yatırımcılar arasında 'fintech yılı' ilan edildi. Ancak Google, Apple, Intel, Samsung gibi finans dışı teknoloji şirketlerinin hamleleri, hatta finans sektöründe faaliyet gösteren 12 popüler girişim sermayesinin 2007’den bu yana ödeme sistemleri, kişisel finans yönetimi, kredi ve bitcoin gibi segmentlerde yaptığı Stripe, Coin-base, Zuora, Prosper gibi yatırımlarla birlikte uluslararası finans uzmanları bile bu alanda yarışın daha başlamadığı konusunda hemfikir.

Avrupa’nın en büyük kuluçka merkezi Level39 bünyesinde kurulan Fintech Circle’ın mimarı diyebileceğimiz isim olan Deutsche Bank’ın global projeler eski sorumlusu Susanne Chisti, teknoloji yatırımlarının Silikon Vadisi’nden daha yüksek bir büyüme hızına sahip olduğu için Londra merkezli olduğunu ifade ediyor. İngiltere ve ABD'de fintech girişimlerin sayısı 4 binlere ulaşırken Türkiye’de 200’ü aştı. Türkiye’de girişim sermayeleri ve melek yatırım ağlarının 2012-2015 yılları arasında fintech girişimlerine yaptığı toplam yatırım ise 15.8 milyon doları buldu. Dünya geneline baktığımızda ise aynı dönemde bu rakam 24 milyar dolar. Bunun 14 milyar doları sadece 2015’te yapıldı.

Bu treni kaçırmamak konusunda kararlı görünen Türkiye’de ise Londra merkezli FinTech Circle benzeri bir girişim geçtiğimiz aylarda hayata geçti; Bankalararası Kart Merkezi öncülüğünde bir ortak platform olan FinTech İstanbul kuruldu. FinTech İstanbul, parlak girişimci adaylarıyla onlara destek verecek müşteri ya da şirket ortağı olma potansiyeli olan profesyonelleri bir araya getirmeyi hedefliyor. Platformun kurucuları arasında BKM’nin yanı sıra İstanbul Üniversitesi İşletme Bölümü’nden Prof. Dr. Selim Yazıcı, Özyeğin Üniversitesi Girişimcilik Merkezi Direktörü İhsan Elgin, Startups.watch’ın kurucusu Serkan Ünsal platforma destek veren ilk paydaşlar arasında.

Fintech’in bankacılık sektörüne yönelik etkilerini sorduğumuz BKM Genel Müdürü Soner Canko, “Öyle etkili oldu ki, bankalar da birer fintech gibi düşünmeye ve hareket etmeye başladı. Mevcut tabloyu iyi okuyan bankalar startup’larla işbirliği yapmaya, kendi bünyesinde hızlandırma programları sunmaya ve satın alımlar yapmaya başladı. Dolayısıyla biz fintech’in bankacılık sektörü için bir tehdit değil, hizmet kalitesini artırmak için büyük bir fırsat olduğunu düşünüyoruz. BKM’nin sponsor olduğu FinTech İstanbul platformu da bunun en güzel örneklerinden biri” şeklinde bir değerlendirme yaptı.

Fintech’in içi boş bir balon olmadığını vurgulayan Canko, “Buradaki gelişmeleri yakından takip etmeyenlerin ve değişime ayak uydurmayanların oyunun dışında kalacağı muhakkak. Ben fintech sayesinde tüm ekosistemin büyüyeceğine, çok daha kaliteli servislerle çok daha fazla sayıda kişiye ulaşılacağına yürekten inanıyorum” dedi.

Teknolojinin imkanları arttıkça, sunulan finansal hizmetlerin kalitesi ve çeşitliliğinin de arttığını söyleyen Canko, tüm dünyada ödemelerden mikro krediye, sigortadan finansal erişime birçok alanda müthiş bir dönüşüm başladığını beklediklerini kaydetti: “Bugün dünya nüfusunun neredeyse yarısı bankacılık hizmetlerinden faydalanmıyor. Bunların önemli bir kısmı gelişmekte olan ülkelerde yaşıyor. Diğer yandan dijital teknolojiler ve mobil uygulamaları kullanmaya alışan kesimin finansal hizmetlerde beklentileri farklılaşıyor. Finansal hizmetler alanında alınacak daha çok mesafe olması, şirketlerin bu alana ilgisini de artırıyor”.

Türkiye'de pazar hacmi 19.6 milyar dolar

Girişimcilik Merkezi Direktörü İhsan Elgin, Türkiye’de bu pazarın işlem hacminin 19.6 milyar dolar olduğuna işlem değerinin ise her yıl yüzde 19 büyüdüğüne işaret ediyor. Elgin aynı zamanda Google’ın son beş yılda 37 farklı fintech yatırımı yaptığını, Aralık 2015’te 81 fintech firmasının 1 milyar dolar yatırım aldığını hatırlatıyor. Elgin’e göre, Türkiye’nin en güçlü yanı Türkiyeli girişimcilerin dünya ile aynı anda büyüme fırsatının olması. Finans sektörünün güçlü bir altyapıya sahip olması da öncül avantajlar olarak sıralanıyor.

Fintech işlem hacminin 2016 yılında İngiltere’de 229 milyar dolara, Almanya'da ise 118 milyar dolara çıkacağı öngörülüyor. Özellikle ödeme sistemleri, para tahsilatı, para transferi ve e-fatura&e-devlet gibi segmentlerde öne çıkan Türkiye’de bu rakamın 20 milyar dolara yaklaşması bekleniyor. Son beş yıldaki fintech yatırımlarının sekiz kat artması (2012’de 1.1 milyon dolardan 2015’te 9.6 milyon dolara) ve mobil uygulamalardaki gelişmeler de göz önüne alınırsa bu beklenti çok da gerçekdışı değil. Finans hizmetleriyle olan işimizin hiç bitmeyeceği ve bu hizmetlerden olabildiğince hızlı ve kolay bir şekilde yararlanmanın zaruri olduğu da bir gerçek, ancak tüm dünyada finansal teknolojilerle gerçekleştirilen işlem hacminin önümüzdeki dört yılda yüzde 20 büyümesi beklenirken, Türkiye’de bu rakamın yüzde 10’larda seyretmesi bekleniyor.