Turkishtime AR-GE 250


Renminbi’nin yükselişi, şirketlerin gündeminde

Barış Soydan

HSBC’nin yaptırdığı “Renminbi’nin Küreselleşmesi” araştırmasına göre kullanımı giderek artan Çin para birimi Renminbi (RMB),şirket yönetimlerinin gündeminde yer almaya başladı. Döviz kurlarındaki volatilite, RMB’yi önde gelen küresel bir para birimi olarak konumlandırıyor.

HSBCiçin Nielsen tarafından yapılan, 14 ülkede 1.600’den fazla uluslararası şirketin katılımıyla gerçekleştirilen “Renminbi’nin Küreselleşmesi” araştırmasının sonuçlarına göre;Çin’in,beş yıl önce serbestleştirmeye başladığı para birimi Renminbi(RMB), şirketlerin yüzde 22’sininüst yönetiminin gündeminde yer alıyor.

Araştırmaya göre; Singapur, Malezya, Almanya ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki üst yönetimlerin yaklaşık dörtte biri RMB’nin iş olanakları sağladığı konusunda hemfikir. Söz konusu oran Avustralya, Kanada, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri’nde ise %20’ye yakın.

“Renminbi’nin kurumsal kullanımı için 2014 yılı dönüm noktasıydı,” diyen HSBCKurumsal Bankacılık CEO’su Simon Cooper sözlerine şöyle devam etti: “Renminbi, dolar karşısında değer kaybetmeye başlayarak yıllardır devam eden bir trendi tersine çevirdi ve serbestleşme sürecinde yeni bir dönem açtı. Eskiden Çin dışındaki şirketler; RMB’yi rekabet avantajı kazandıran niş bir fırsat olarak görürken, şimdi yaygın şekilde kullanılan bir araç haline geldiği fikrine alışıyorlar. Eğer dünya ticaret lideri Çin’le iş yapıyorsanız, bunu Çin’in para birimiyle yapmayı da düşünmelisiniz.”

RMB kullanımı, 2009 yılında Çin’in sınır ötesi işlemler üzerindeki engelleri kaldırmasıyla birlikte hızla tırmandı. SWIFT verilerine göre, RMB ile yapılan ödemeler bir yılda iki kattan fazla artarken, 2014 sonlarında küresel ödemelerde en sık kullanılan beşincipara birimi oldu. Ocak 2011-Ocak 2014 arasında dolara karşı %8 değer kazanan RMB, yılın başından bu yana ABD ekonomisininivme kazanmasıyla %3 değer kaybetti. Geçtiğimiz 6 aylık süre içindeyse Euro, Sterlin ve Yen gibi para birimleri karşısında değerlendi.

HSBC’nin,2014 yılında yapılan ve 11 pazarı kapsayan“Renminbi’nin Küreselleşmesi” araştırması ile karşılaştırıldığında,Çin ile RMB cinsinden ticaret yapmaktan finansal avantaj beklentisi olan şirketlerin sayısında %47’den (2014) %44’e doğru çok az bir azalma söz konusu. Çin’deki işlerini RMB ile yürütmekten ticari bağlantı anlamında avantaj beklentisi olanların oranı da benzer şekilde %49’dan %47’ye geriledi.

Bununla birlikte;bu yıl araştırmaya katılan şirketlerin yarısından fazlası (%54) önümüzdeki 12 ay içerisinde Çin’le sınır ötesi ticaretini artırma beklentisinde. Çin’le ticaretin artma beklentisi en yüksek olan Asya dışındaki ABD (%65), Birleşik Krallık (%64), BAE (%71) ve Almanya (%60) gibi ülkelerdeki şirketlerin %20-25’i ise yönetim kademesinde RMB’nin bir fırsat konusu olarak ele alındığını belirtiyor. Ayrıca 14 pazarda şu anda RMB kullanmayan şirketlerin %27’si de gelecekte kullanmayı planladıklarını dile getiriyor.

“2014 yılından bu yana RMB’nin gelecekteki etkisi konusundaki görüşlerin farklılaşmaya başlaması oldukça ilginç” diyen Cooper: “Artık Birleşik Krallık, BAE, ABD ve Singapur’da bulunan şirketler, RMB’nin önümüzdeki 5 yıl içerisinde, tıpkı bugün doların ABD dışı ticari faaliyetlerde kullanılması gibi, Çin dışı ticari faaliyetlerde kullanılacağını düşünüyor.Tayvan ve Almanya’da ise şirketlerin daha kararsız olduğunu gözlemliyoruz. Bu durumu, RMB’nin küresel bir para birimi olarak olgunlaşmasının bir başka işareti olarak yorumluyorum. Değeri inip çıkan ve gördüğü talep, Çin dışındaki gelişmelerden etkilenen bir para birimi,” diye belirtti.

Çinli yetkililer; 2014 yılında RMB’nin şirketler tarafından daha kolay kullanılması ve pazar dengeleriyle daha uyumlu olmasına yönelik olarak sınır ötesi çift taraflı sermaye akışları üzerindeki kısıtlamaları azaltmak ve önde gelen döviz kurları için günlük işlem bandını genişletmek gibi bir dizi reformu hayata geçirdi.Offshore RMB merkezlerinin gelişmesini desteklemek amacıyla takas bankalarının Fransa, Kanada, Tayland, Katar ve Birleşik Krallık’ı da içeren 10 ülke zorunluluğu bulunuyor.