İhracatçı için asıl sorun vergi değil maliyet baskısı
TBMM gündemindeki torba yasa teklifinde ihracatçılara yönelik kurumlar vergisi indirimi öne çıkarken, iş dünyası temsilcileri mevcut ekonomik tabloda temel problemin vergi oranlarından çok üretim maliyetleri olduğuna dikkat çekti. İhracatçılar; finansman giderleri, enerji maliyetleri, işçilik yükü ve kur baskısının rekabet gücünü zayıflattığını belirterek, yapısal desteklerin öncelikli hale geldiğini vurguladı.
Komisyon aşamasında yapılan değişiklikle, ilk etapta planlanan ihracatçıya özel kurumlar vergisi indirimi modeli revize edildi. Yeni düzenlemeye göre yalnızca sanayi sicil belgesine sahip ve üretim faaliyeti yürüten kurumların üretim kazançları ile zirai üretim gelirlerine yüzde 12,5 oranında kurumlar vergisi uygulanması öngörülüyor.
Sektör temsilcileri ise birçok firmanın bugün kâr etmekte zorlandığını, bu nedenle vergi avantajlarının kısa vadede sınırlı etki yaratacağını ifade ediyor. Özellikle ihracatçı şirketlerin nakit akışı, uygun finansmana erişim ve maliyet yönetimi konusunda ciddi baskı altında olduğu belirtiliyor.
Makine, kimya, mobilya ve gıda sektörlerinden temsilciler; düşük faizli uzun vadeli kredi imkanları, SGK prim desteği, döviz bazlı finansman, navlun teşvikleri ve üretim maliyetlerini azaltacak düzenlemelerin ihracatçı açısından daha kritik hale geldiğini dile getiriyor. İş dünyasına göre sürdürülebilir büyüme için yalnızca vergi indirimi değil, rekabetçiliği güçlendirecek bütüncül ekonomi politikaları gerekiyor.
Ayrıca kur-enflasyon dengesizliğinin ihracatçının fiyat tutturmasını zorlaştırdığına dikkat çekerken, ithalat baskısının da sanayicinin rekabet alanını daralttığını belirtiyor. Bu nedenle ihracat tarafında kalıcı güçlenme için maliyet yükünü azaltan yeni destek mekanizmalarının devreye alınması gerektiği değerlendiriliyor
