Turkishtime AR-GE 250


Koronavirüs ihracatın belini bükmeye devam ediyor!

Turkishtime Dergi

Yönetim Danışmanı Selçuk Şağban, nisan ayı ihracat verilerini değerlendirdi.

2020 Nisan ayı ihracat verileri açıklandı!

Nisan 2019’da yapılan 15.2 milyar dolarlık ihracat Nisan 2020 sonu itibari ile yüzde 41.4 daralma ile 8.993 milyar dolara düştü. Mart ayında yüzde 17.5 daralma ile başlaya sürecin; Mayıs ayında yüzde 50 daralarak devam etmesi öngörülmektedir. Türkiye’nin 2019 Nisan ayı ithalatı 18 milyar dolar iken Nisan 2020 sonu itibari ile yüzde 28 daralma ile 12.957 milyar dolara gerilemiştir. Geçen sene Nisan ayı dış ticaret açığı 2.8 milyar dolardan bu yıl nisan ayında ithalattaki daralmaya rağmen 4 milyar dolar olmuştur. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 84.9’dan, yüzde 69.4’e gerilemiştir. Son iki aydır, geçen seneye göre artan ithalat; iki aydır ihracatın daralması ve tüketim mallarına yönelik iç talebin de azalması ile 5 milyar dolar gerilemiştir.

Türkiye’nin lokomotif sektörlerinin; Otomotiv, tekstil, hazır giyim ihracatı durma noktasına gelirken bir süredir ihracat artışı gösteren özellikle Mobilya ve Deri ve Mamulleri gibi sektörlerinde uzun süre sonra görülen daralmalar sektör temsilcilerinde büyük bir moral bozukluğuna neden olmuştur.

Tarım sektörleri içerisinde özellikle bitksiel ürünler ihracatı geçen sene Nisan ayına göre yüzde 5.1 artarak bu ay tek ihracat artışı yakalayan ürün grubu olmuştur.

En fazla ihracat yapılan AB ülkeleri ve ABD’deki daralmalar bu ayki ihracat düşüşünün temel nedeni olmuştur.

Bu ay yapılan ihracatın birim ihraç fiyatları tarım, sanayi ve madencilik grubunda düşmeye devam etmiştir.

9 milyar dolar aylık ihracatın en son 2009 krizinde yapıldığını görünce; 2008 Eylül ayında başlayan ve 2009 yılında dünyayı finansal açıdan esir alan 2009 finansal krizi ile 2019 sonunda Çin’de başlayan ve hala tüm dünyayı etkisi altında tutan Koronavirüs salgını ve eş zamanlı yaşanan krizi bugün açıklanan son ihracat verileri üzerinden belirli noktalarda mukayese ederek değerlendirmek istedim.

2009 Finansal Krizi ve Türkiye’nin ihracatına etkileri:

Ülkemiz; ABD ve AB Ülkelerine göre 2009 finansal krizini diğer ülkelere göre rahat atlattı. Ama ülkemiz açısından asıl sıkıntı, özellikle bu ülkelerdeki talep daralması nedeni ile ihracattaki düşüşte yaşandı. 2008 yılında gerçekleştirdiğimiz 130 milyar dolarlık ihracatımız 100 milyar dolara düşmüştür. Yine 2008 yılında aylık 11 – 12 milyar dolar bandında ihracat yapabilen Türkiye; 2009 yılında aylık 7,5 – 8 milyar dolar ihracat yapabildi. Özellikle Avrupa Birliği ülkelerine yapılan ihracatta ciddi düşüşler meydana geldi. İhracatın yüzde 25 oranında düşmesiyle birlikte, ihracata yönelik üretim yapan fabrikalar üretimlerini kısmak durumunda kaldılar ya da kapandılar ve bazı çalışanlarını çıkarmak durumunda kaldılar. Türkiye ihracatta yaşanan bu sorunu azaltmak için, alternatif pazarlar arayışına girdi. Özellikle Orta Doğu, Asya ve Afrika ülkelerine yöneldi. 2009 finansal krizi öncesinde, Avrupa Birliği ülkelerine yaptığımız ihracatın oranı yüzde 48 civarında idi. Krizden sonra, bu oran yüzde 40 civarına kadar azaldı.

Bu süreç sonrasında ABD, AB özelinde toparlanma uzun bir süre almış, buna bağlı olarak Türkiye’nin ihracatı2011 yılı sonunda 130 milyar dolarlık ihracat yapılmış, kısaca 2008 yılı ihracat seviyesine dönmesi 2 yıl sürmüştür.

2020 Korona Virüs Krizi ve Türkiye’nin ihracatına etkileri:

Türkiye 2019 Yılını 180 milyar dolar ihracat ile kapatmış, Ticaret Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından 2019 yılı hedefi 190 milyar dolar olarak belirlenmişti, Şubat ayı sonunda dünyadaki koronavirüs salgını ticareti vurmaya başlamış, talebin kesilmesi sonasında mal akışı durma noktasına gelmiştir. Hedefe ulaşmak için aylık ortalama 16 milyar dolar ihracat yapması gereken sektörlerin ihracatı geçen ay 12 milyar dolara, bu ay maalesef 9 milyar dolara düşmüştür, Mayıs ayında eksik çalışma günlerinin fazla olması nedeni ile 2019 yılı Mayıs ayında 16.8 milyar dolar ihracatın yüzde 50’nin üzerinde daralması öngörülmektedir.

En büyük dileğimiz bu sürecin en kısa sürede bitmesi ve normal yaşama dönülmesidir. Yılın ilk 4 ayında yaklaşık 50 milyar dolarlık ihracatın, yaz sonrası eskiye dönüş olması durumunda bile yıl sonu kapanış rakamının 150 - 160 milyar dolar bandında kalacağı öngörülmektedir. Bu yıl öngörülen 2019 hedefi 190 milyar dolara; 2021 yılı içerisinde ulaşılabileceği öngörülmektedir. 2009 mali krizi ile en benzer noktası o zamanda en büyük darbeyi yiyen iki ülke grubu ABD ve AB’nin yine bu krizde de en büyük darbeyi yemiş olması, talebin yine ciddi daralma göstermesidir. 2009 yılı mali krizinden Türkiye için en büyük farkı; bu kez tüm dünya bu krizin etkisinde olduğundan 2009 yılında alternatif pazarlar olan Orta Doğu, Afrika ve bu işin başlangıç noktası Asya gibi potansiyel pazarların bize istediğimiz karşılığı verememe ihtimallerinin yüksek olduğudur.

Yeni dönemde tedarik zincirlerinin değişmesi bize umut ışığı olacaktır!

Tüm bu karamsar tablo içerisinde, Türkiye’ye yeni dönemde değilmesi kuvvetle muhtemel olan tedarik zincirlerinin içerisinde daha fazla yer verilmesi olacaktır ki; böyle bir teveccüh oluşması ülkemizin ihracatı sayesinde bu karamsar ortamdan daha hızlı çıkmamıza bir vesile kaynağı oluşturacaktır.

Evde kalın, sağlıkla kalın…
Selçuk Şağban
Yönetim Danışmanı