Turkishtime AR-GE 250


Şehrin karmaşasından sıkılan lüks tutkunları için üç çekici, dört çeker

Murat Yanık

Hepimizin hayalidir aslında kışın karda, yazın kampta yolda bırakmayan, lüks bir binek otomobilin de konforunu aratmayan 4 çeker otomobiller… Artık beklentilerde yüksek, hem az yaksın hem de çok teknolojik olsun istiyoruz. Tabi ki haklıyız çünkü otomobillerimizi seviyoruz… Tam üç çekici dört çeker misafirimiz var… BMW X3,  Mercedes-Benz GLCe ve Volvo XC60…

BMW X3,  2003 yılında üretildiğinde, orta ölçekli Sportif Aktivite Aracı segmentini pazara sunmuştu. O zamandan bu yana, üretim hattından 1,5 milyon adedin üzerinde X3 çıktı; şimdi ise üçüncü nesil olan yeni model görevi devralıyor. Göz alıcı tasarım, ayırt edici bir görünüm sunarak otomobilin dinamik misyonunu ve alışılmış X karakterini vurguluyor. xLine, Luxury Line ve M Sport olmak üzere üç model serisinden biri tercih edilebiliyor. Hayır, ben çok daha kişisel bir BMW’ye sahip olmak istiyorum diyorsanız yeni BMW X3’ün iç ve dış tasarımını kişisel zevklerine çok daha uygun bir hale getirebilmek için BMW Individual ürün yelpazesi arasından da seçim yapabiliyorsunuz.

1.6 lt hacmindeki 170 HP’lik yeni benzinli motor seçeneğini de kullanıcıların beğenisine sunan BMW X3’ün 2.0d X Drive modeli test konuğumuz oldu. Yarı otonom sürüş ve akıllı dört çeker sistemine sahip 190 HP’lik güçlü motoru hem yolda hem de arazide keyifle ilerlemenizi sağlıyor. Yaklaşık 6,5 litre olarak ölçtüğümüz karma tüketim verisi ise X3 için oldukça makul.

Bir önceki modele göre yaklaşık 55kg hafifleyen X3 0-100km hızlanmada 8 sn verisi ile sportif ruhunu ortaya koyuyor… Teknolojik detaylarını sıralamakla bitiremeyeceğimiz X3’ün özellikle akıllı sürüş asistanı neredeyse sürücüye olan ihtiyacı ortadan kaldırıyor.

BMW Yardımcı Güvenlik Sistemleri direksiyon ve şerit kontrol asistanı, Şerit Değiştirme Asistanı ve yandan çarpma uyarısına sahip şeritte tutma asistanı özelliklerini içeren Sürüş Asistanı Plus güvenlik paketi ile son nesil Aktif Cruise Control gibi opsiyonel donanımlar, (yarı) otonom sürüş açısından kapsamlı bir destek sağlıyor.

Kullanıcılar için otomobilleri ve dış dünya arasında kesintisiz bir bağlantı sağlayan son nesil BMW Connected fonksiyonları ise alışık olmadığımız yenilikçi bir deneyimi yaşamanızı sağlıyor. BMW X3’ün en dikkat çekici özelliklerinden biri bazı diğer modellerde de karşımıza çıkan ekranlı anahtar özelliği, bu özellikle aracınızın anlık bir çok bilgisini görebiliyor kontrol edebiliyorsunuz.

BMW X3’ün segmentinde yer alan ve en güçlü rakiplerinden olan Mercedes-Benz GLC bu ay test ettiğimiz bir diğer SUV oldu. Rakiplerinden Elektrikli motoru ile ayrışan GLCe, yuvarlak hatlı zarif hatları kadar tasarrufu ile de ön planda…  İlk 34 km’yi sessizce alabilme imkanı sunuyor. Öyle ki, sessizlik aracın çalışıp çalışmadığı konusunda şüpheye düşmenize neden oluyor. İster evinizde prizde, isterseniz şarj ünitelerinde kolayca şarj edebileceğiniz Mercedes-Benz GLC 350 e 4 Matic AMG, şık tasarımı ile de çevredeki bakışları üstünüze çekiyor. Hemen hemen tüm Mercedes-Benz binek otomobillerinde karşılaştığımız Agility Select olarak adlandırılan sürüş modları GLCe’de de karşımıza çıkıyor, gerek yolun durumu gerek sizin kullanım tarzınıza göre Eco, Comfort, Sport, Sport+ ve Individal seçeneklerinden birini seçebiliyorsunuz.

Park kolaylığı sağlayan 360° kamera sistemine sahip park paleti, birbirine bağlı dört kamera yardımıyla gerçekçi bir her yönden görüntüleme ile park etmeye ve manevra yapmaya olanak sağlıyor. Araç ve çevresi, medya ekranında kuş bakışı olarak gösterilebilir ve cam çizgisinin altında kalan ve sürücülerin göremediği yerleri görünür hale getiriyor.

9G Tronic olarak adlandırılan 9 ileri otomatik şanzıman son derece konforlu GLCe, Intelligent Drive olarak da adlandırılan akıllı sürüş sistemi sayesinde siz dikkatinizi kaybetseniz de, tehlikeyi sezdiği anda uyarıyor ve yoldan çıkmanıza engel oluyor. Air body kontrol adı verilen havalı süspansiyon sistemi ile de son derece yumuşak bir sürüş elde edebiliyorsunuz. Mercedes-Benz’in şık SUV’u GLCe yıldızın asaletini tümüyle hissettiriyor.

Mercedes-Benz’in 2017 yılından itibaren sunmaya başladığı Mercedes me Connect ile tüm modellerde olduğu gibi GLC’de de aracın tüm özelliklerini kontrol altında tutup kilometre durumu, lastik basıncı ve yakıt/şarj seviyesi gibi bilgilere ulaşabiliyorsunuz daha önemlisi akıllı telefon aracılığı ile aracı dışardan park edebiliyorsunuz.

Mercedes-Benz GLC ve BMW X3’ün güçlü rakiplerinden Volvo XC60, İskandinav sadeliği ve son derece şık tasarımıyla sürücülerin karşısına çıkıyor. Volvo denince akla ilk gelen hep üst düzey güvenlik olmuştur. İsveç’li Volvo’nun küresel satışlarının %30’unu oluşturan XC60, tasarımı ve kaslı yapısıyla bu itibarı yönetmeye devam ediyor.

Son derece kaliteli detayları barındıran XC60 rakiplerini terletecek kadar yüksek düzeyde malzeme kalitesine sahip. Ölçeklendirilebilir ürün mimarisi olarak adlandırılan SPA platformunu temsil eden XC60, 190 hp gücünde D4 AWD 320 hp güç ve 400 Nm çekiş üreten T6 AWD otomatik, motor seçenekleriyle de Türkiye’deki kullanıcılarla buluşuyor.

XC60’da Volvo’nun yeni dönem teknolojileri arasında yer alan ve otomobiller, yayalar, büyük hayvanlarla olan çarpışmaları engellemeye yardımcı olan City Safety sistemine eklenen 3 yeni özellik çığır açma niteliği taşıyor. Bunlardan ilki; direksiyon yardım (Steer Assist) özelliği. Sürücünün olası bir çarpışmadan kaçabilmesi için -ihtiyaç anında- otomatik olarak direksiyon da yardım sağlıyor. Direksiyon desteği, 50-100 km/h hızlar arasında aktif hale geliyor.

Volvo Cars, City Safety’e ayrıca Karşı Şerit İhlali Önleme Sistemi (Oncoming Lane Mitigation) olarak adlandırılan ve karşı şeritten gelen araçlarla çarpışmayı önlemede sürücüye yardımcı olan bir sistem daha ekledi. Sistem, farkında olmadan şeridinden çıkan sürücüyü uyarıyor ve ona otomatik direksiyon yardımı sağlıyor. Sürücü böylelikle karşıdan gelen aracın önünden çekiliyor ve tekrar şeridine giriyor. İlk kez XC60’da kullanılan bu sistem, 60-140 km/h hız aralığında aktif olarak çalışıyor.

Volvo Cars’ın opsiyonel olarak sunduğu, kör noktada yer alan bir araç olursa sürücüyü uyaran Kör Nokta Bilgi (Blind Spot Information) Sistemi de direksiyon yardım fonksiyonunun eklenmesiyle ayrıca güncellendi. Sistem, kör noktada bir araç olduğu zaman direksiyon yardımıyla otomobili tekrar şeridine geri döndürüyor ve tehlikeden uzaklaştırarak çarpışmayı engelliyor. Büyük Hayvan Algılama (Large Animal Detection), Yoldan Çıkma Engelleme (Run-off Road Mitigation) ve yarı otonom sürüş desteği Yeni XC60’daki diğer güvenlik özellikleri arasında yer alıyor.

Volvo Cars'ın büyük ilerleme kaydettiği bir alan olan otonom sürüş özelliğine sahip otomobillerin geleceğine yönelik ilk ve sağlam adımlarından birini temsil eden Pilot Assist XC60’da opsiyonel olarak sunuluyor.