OSB Yıldızları Araştırmması


Markalaşan doktorlar-3... Mete Düren: "Hastayı size getiren şey, iletişim"

Barış Soydan

 

Mete Düren için mesleki üstünlüğün yanında iyi iletişim kurmak çok ama çok önemli. Düren, “Hastayı size getiren de sizde tutan da hastanın koluna takıp başkasını getirmesi de buna bağlı” diyor.

Mete Düren tiroid cerrahisi uzmanı. Kariyerinin büyük çoğunluğu İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde geçti. Uzmanlığını orada aldı, orada doçent ve profesör oldu. 6 ay önce üniveristeden erken emekli oldu. Artık sadece muayehanedesinde çalışmalarını sürdürüyor. Ama Düren yalnızca hasta tedavisi yapmıyor. Akademik unvanıyla bilimsel çalışmalarda da oldukça aktif. Türkiye'de Endokrin Derneği'nin kurucusu üyesi. Avrupa Endokrin Cerrahi Derneği ile birlikte Dünya Endokrin Cerrahi'nin de yönetim kurulu üyesi.

 

Sizin için iyi hekim olmanın tanımı nedir?

Bu işi sevmek ve çok istemek birinci şart. Ama bunun dışında halden anlamak lazım. Kendinizi hastanın yerine koymanız gerekiyor. Bu iş sadece kesip, biçmek değil.

 

Hekimin reklamı nasıl yapılır?

Hekimin reklamını hasta yapar. Hekim kendini ne kadar överse övsün bir hastanın diğer hastaya anlattığı kadar etkili olamaz. Çok iyi bir hekimi, iyileşmemiş bir hasta propaganda edebilir. Bugün iletişim çok güçlü ve paylaşım alanı çok geniş. Olumsuz eleştirileri olan bir hasta sosyal medyada bir şey yazdığında o doktorun mesleki kariyeri olumsuz etkileniyor. Mesleki üstünlüğün yanında iyi iletişim kurmak çok ama çok önemli. Hastayı size getiren de sizde tutan da hastanın koluna takıp başkasını getirmesi de buna bağlı.

 

Neden hastane yerine muayenehaneyi seçtiniz?

Hastanelerden iyi paralar teklif etmelerine rağmen istemiyorum. Kendi otonomimi kurmayı, bana ters gelen bir durum olduğunda da çantamı alıp gidebilmeyi isterim. Kendi hastanen olmadığı sürece sana uymayan şeyler oluyor ve onlara müdahale şansın da olmuyor. Ama burası öyle değil. Benim özgürlük alanım. Bütün hastaneler benim. İstediğim hastaneyi kullanabilme özgürlüğüne sahibim bu sayede. Ve hiçbirine de hukuki ve zorunlu bir bağlılığım yok.

 

Muayenehane aynı zamanda bir işletme. Hekim olarak buranın ekonomisini nasıl yönetiyorsunuz?

Evet burası bir işletme ve yoğun bir mesai gerektiriyor. Bu nedenle üniversite ile birlikte yürütemeyeceğimi anladığım için 17 yıl daha görev hakkım olduğu halde erken emekli oldum. Bu seçimde elbette ekonomik etkenler de söz konusu. Çünkü üniversitenin öğretim üyesine verdiği ücret ne yazıkki yeterli değil. Ama tabiki para bu işin ikinci kısmı. Burası bir işletme ama bana gelen hastanın burayı bir ticarethane gibi görmemesi lazım. Hasta kendini üzerinden para kazanılan bir varlık olarak görmemeli. Burada sadece iyi olmayı düşünmeli.

 

Son dönemde hastane içinde klinik kiralama trendini görüyoruz. Sizin gözlemleriniz nedir, böyle planlarınız var mı?

Bunlar bireyselden çok grup olarak yapılan girişimler. Belli bir branştaki doktorlar hastanenin ameliyathanesini, birkaç odasını, yatağını kiralıyor. Kendi parasını kazanıyor ve hastaneye ayda belli bir oranda kira veriyor. Bu Amerika’da, Almanya’da çok yapılan bir şey. Ama bu Türkiye’de henüz çok nadir görülüyor. Çünkü burada hastaneler daha kurulum aşamasında kadrosunu belirliyorlar. Ama ideal bir yöntemdir, bir anda hastaneyi canlandırır. Kendim hasta bulacağım diye uğraşmazsınız hastası olan doktor gelir hastanede çalışır.