Turkishtime AR-GE 250


Enerji sektörünün nabzı

Turkishtime Dergi

Son yıllarda yapılan araştırmalar hem Türkiye’de hem de dünyada enerji sektörünün gelişim gösterdiğini ortaya koyuyor. Özellikle yenilenebilir enerjiye dünyanın geleceği gözüyle bakılıyor.

Enerji sektörünün önü açık

Enerji sektörü, istihdam açısından geleceğin en parlak sektörlerden biri olarak görülüyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın verilerine göre, sektöre 2035’e kadar küresel ölçekte toplam 42.2 trilyon dolar yatırım yapılacağı öngörülüyor. Türkiye’de de son yıllarda yatırım atağı içinde bulunan sektör, kazançlı bir iş kapısı haline geldi. Üretimden dağıtıma, toptan satıştan ekipman üretimine hemen her aşamada yeni iş sahaları mevcut.

Enerji sektörünün son dönemde rüzgar, güneş gibi doğal kaynaklarla elde edilen yenilenebilir enerji alanında yatırım yapmasıyla piyasada ‘yeşil meslekler’ adı altında yeni iş fırsatları doğdu. Sektörde şu anda 50-60 bin kişi çalışıyor. Çevre mühendisliği kökenli enerji danışmanlığı, çevre hukuku uzmanlığı, organik tarım ve atık yönetimi konusunda uzmanlara duyulan ihtiyaç artıyor.

Elektrik piyasaları ekonomistlere de ihtiyaç duyuyor. Hukuk mezunlarına ise enerji konusunda uzmanlaşmaları tavsiye ediliyor. Ayrıca enerji politikaları, santrallerin işletmesi, işletmelerin optimizasyonu gibi pozisyonlarda görev alacak meslek gruplarına ihtiyaç var. Santral yatırımlarının yoğun olduğu bu dönemde, şantiye şefi, şantiye mühendisi, saha teknikerleri aranıyor.

Blockchain teknolojisi enerji sektörünün gündeminde

Son dönemin popüler konusu blockchain teknolojisi şimdi de enerji sektörünün gündeminde.

Dünyanın önde gelen ekonomi yayınlarından The Economist’te yer alan habere göre, her ne kadar enerji sektöründeki blockchain projelerinin hemen hepsinin deneysel aşamada olduğuna dikkat çekilse de blockchain tabanlı enerji işindeki potansiyelin ölçeği çok büyük olduğu için, bu testlerden bir veya birkaçının başarıyla sonuçlanacağına kesin gözüyle bakılıyor.

Haberde, yapılan uygulamaların bireyler arasında temiz enerjinin alım satımını kolaylaştırma, arz ve talebi blockchain üzerinden dengeleyerek toplu elektrik piyasalarına denge getirme ve karbon kredileri alım satımı gibi geniş bir yelpazede gerçekleştiğine dikkat çekiliyor.

Ortaya çıkan rakamlarda şimdilik netlik olmasa da, 100’ü aşkın Blockchain odaklı enerji girişimine bugüne kadar 100 ile 300 milyon dolar arası yatırım yapıldığı iddia ediliyor.

Yenilebilir enerjinin önemi artıyor

2017 yılında yenilenebilir enerji sektörü, 2016 yılına kıyasla yüzde 5,3 artarak, 500 binden fazla yeni iş imkanı yarattı. 2017 senesinde toplam istihdam rakamı ilk kez 10 milyonu geçerek 10,3 milyona ulaştı. Çin, Brezilya, Amerika Birleşik Devletleri, Hindistan, Almanya ve Japonya toplam sektörün yüzde 70’ini temsil ederek en yüksek rakamlara ulaştı. Yenilenebilir enerji sektörünün sosyoekonomik çıktılarından giderek daha fazla sayıda ülke faydalanmaya başlamış olsa da üretimin büyük bir kısmı az sayıdaki belirli ülkelerde gerçekleştiriliyor. Yenilenebilir enerji alanındaki istihdamın yüzde 60’ı ise Asya kıtasında gerçekleşiyor.

Tüm farklı teknolojiler kıyaslandığında, en fazla iş gücü fotovoltaik güneş sektörü tarafından sağlanıyor. 2017 yılında, fotovoltaik güneş alanında çalışan sayısı 2016 yılına göre yüzde 9 artarak 3,4 milyona ulaştı. Bu alanda toplam iş gücünün üçte ikisini de Çin sağlıyor. Çin’de fotovoltaik güneş alanında çalışan toplam 2,2 milyon kişi bulunmakta olup, bir önceki yıla kıyasla bu rakam yüzde 13 artmış görünüyor. Rüzgar enerjisi alanında toplam iş gücü şu an 1,15 milyon civarında. Bu sektörde çok daha az ülke tarafından istihdam sağlanıyor olsa da ülkelerdeki iş gücü yoğunluğu fotovoltaik güneşten daha az.

Yenilenebilir enerji sektöründe toplam istihdamın yüzde 44’ü Çin, yüzde 30’u Avrupa, yüzde 10’u ise Kuzey Amerika tarafından sağlanıyor. Rüzgar kurulu gücüne göre dünyanın ilk 10 ülkesinden 5’i Avrupa’da yer alıyor. 2018 yılı tamamlandığında elde edilecek verilerle sektörün 2017 yılına göre daha olumlu bir artış göstereceği de öngörülüyor.

Yenilenebilir enerji 2020 yılında fosil yakıtlardan daha ucuz olacak

Yenilenebilir enerji sektörü ile ilgili bu yıl yayımlanan yeni bir rapora göre, maliyetlerin düşürülmesinde Çin büyük bir etkiye sahip. Rapora göre, Çin yenilenebilir enerji sektöründe bir etki yaratıcı konumda. Onun büyüklüğü, sektördeki faaliyetinin küresel ortalamalar üzerinde büyük bir etkiye sahip olacağı anlamına geliyor.

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA)’nın yaptığı araştırmaya göre yenilenebilir kaynaklardan gelen elektrik, 2020 yılına kadar çoğu fosil yakıtın gücünden daha ucuz olacak. Bu da dünyanın geleceğinin yenilenebilir enerjide olduğunu gösteriyor.

Ajans, 2017’deki Yenilenebilir Enerji Üretimi Maliyetleri adlı yeni raporunda, teknoloji iyileştirmelerinde devletin devir alımının ve proaktif projelerin geliştirilmesinin yenilenebilir enerji ile ilişkili maliyetleri yeni bir seviyeye indirdiğini ve 2020 yılına kadar yenilenebilir enerjinin büyük ölçüde fosil yakıtı azaltacağını açıkladı.

Rapor, bunu yaygın küresel eğilimlere bağlarken Çin, maliyetleri düşürmede önemli bir rol oynuyor. Burada ortalama satış fiyatları, 2016’da watt başına 0.43 $‘dan 2017’de 0.3 $’a düştü. Ülke, toplam 52.83 gigawatt 2017’de toplam güneş enerjisi kapasitesinin (GW) toplamını 130.25 GW’a, toplam enerji üretiminin yaklaşık yüzde 7.3’üne ulaştı.

IRENA‘ya göre, daha düşük yenilenebilir enerji maliyetleri daha fazla elektrik enerjisi alımını kolaylaştıracak ve elektrik depolama ekonomisi daha elverişli hale gelecek. Böylece potansiyel olarak evlerin dezavantajı bir avantaj haline dönüşecek.