Turkishtime – İş Kültürü ve Ekonomi

AR-GE 500
Makine

Makinede “Uzak Doğu” Kıskacı: Rekabet Gücü Test Ediliyor

12.01.2026 - 10:03

Çin’in agresif ihracat atağı karşısında maliyet kıskacına giren makine sektörü, büyüme yerine mevcudu korumaya odaklandı. MAKFED Başkanı Adnan Dalgakıran, savunma sanayinden yüksek teknolojiye kadar tüm kritik alanların temel taşı olan sektörün, ulusal sürdürülebilirlik için stratejik odak noktası yapılması gerektiğini vurguladı.

Çin’den İthalat Patlaması: Bir Yılda %13 Artış

2025 yılında Türkiye’nin toplam makine ithalatı yaklaşık 45 milyar dolar seviyesinde gerçekleşirken, bunun 12,5 milyar dolarlık kısmı Çin’den geldi. Çin’in Türkiye’ye makine ihracatı bir önceki yıla göre %13 oranında artış gösterdi. Bu hızlı yükseliş, sektörde ciddi bir rekabet baskısı yaratıyor.

İhracat 28,5 Milyar Dolar: Birim Fiyat Yükseldi Ama Büyüme Sınırlı

Türk makine sektörü 2025’te 28,5 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi. Kilogram başına birim değer 6,5 dolardan 8 dolara yükselerek önemli bir başarı sağlandı. Ancak 2026 beklentileri temkinli: Sektör, mevcut seviyeyi korumayı başarı olarak görüyor. Küresel makine pazarı 2024’te %7, 2025’te %9 büyürken, Türkiye’de büyüme oranları sadece %0,2 – %0,4 bandında kaldı.

Küresel Dengeler Değişiyor: Çin 500 Milyar Doları Aştı

Son 10 yılda Çin makine sektörünü 100 milyar dolardan 500 milyar dolar seviyesinin üzerine taşırken, Almanya 300 milyar dolar civarında kaldı. Dalgakıran, Çin’in agresif fiyat politikaları ve uzun vadeli finansman avantajlarının dünya dengelerini kökten değiştirdiğini vurguluyor.

En Büyük Sorun: İşgücü Maliyetleri ve Yerlilik Dezavantajı

Son 3-4 yılda döviz bazında ücretler 2-3 kat artarken, işçilik ve genel giderlerin payı birçok firmada %30’un üzerine çıktı. Yerli girdi oranı yaklaşık %75 seviyesine ulaşınca maliyetler yükseliyor, ancak bu artış fiyatlara aynı oranda yansıtılamıyor. Dalgakıran’a göre: “Bugün ne kadar ithal girdi kullanırsanız fiyat avantajınız o kadar yüksek.”

Çözüm Önerileri: Birleşme, Niş Alanlar ve Teknoloji

MAKFED Başkanı Adnan Dalgakıran, sektörün geleceği için şu yol haritasını çiziyor:

  • Seri üretimde Çin’le rekabet etmek neredeyse imkânsız; şans niş pazarlar, yüksek teknoloji ve “terzi usulü” özel çözümlerde.
  • Küçük ve orta ölçekli firmaların birleşerek ölçek büyütmesi artık zorunluluk.
  • Makine sektörü, savunma sanayi ve orta-yüksek teknolojili üretim için hayati; bu alana yeterince odaklanılmazsa sürdürülebilirlik tehlikeye girer.

Türk makine sektörü “çok da iyi değiliz” diyor ama pes etmiyor. Çin baskısına karşı teknoloji, inovasyon, ölçek ekonomisi ve stratejik odaklanmayla cevap vermek gerekiyor. 2026, sektör için kritik bir sınav yılı olacak