Abdi İbrahim Ar-Ge Direktörü Udaya Kumar Dude: “Abdi İbrahim, Ar-Ge gücüyle küresel rekabette konumunu güçlendiriyor”
Abdi İbrahim Ar-Ge Direktörü Udaya Kumar Dude, 200’e yaklaşan proje portföyü, 300’ü aşan patent başvurusu ve ticari ölçeğe taşınan süreçlerle ürün geliştirme kapasitesini ileri taşıdıklarını; 114 yıllık tecrübeden aldıkları güçle bu yapıyı istikrarlı biçimde geliştirdiklerini belirtti.
Ar-Ge, Abdi İbrahim’in sürdürülebilir büyüme modelinin ve küresel rekabet gücünün merkezinde yer alıyor. Türk ilaç sektöründe 24 yıldır kesintisiz lider olan Abdi İbrahim, Türkiye’nin ilk akredite ilaç Ar-Ge Merkezi olarak 2008’den bu yana sürdürdüğümüz çalışmalarla, yüksek teknoloji gerektiren ve katma değeri yüksek ürünler geliştirme hedefimizin en güçlü dayanaklarından birini oluşturmaya devam ediyor. 2025 yılında Ar-Ge yatırımlarımızı 1,4 milyar TL seviyesine çıkararak bu yapıyı daha da güçlendirdik; bilimsel yetkinliği yüksek kadromuz ve çok disiplinli proje portföyümüzle güçlü bir inovasyon ekosistemi oluşturduk. Bugün merkezimizde ilaç, medikal ürün ve takviye edici gıda alanlarında 200’e yakın proje yürütüyor; 300’ün üzerinde patent başvurusuyla bilgi üretme kapasitemizi sürekli genişletiyoruz. Onkoloji başta olmak üzere stratejik alanlarda tamamladığımız TÜBİTAK destekli projeler ve uluslararası iş birlikleri, yalnızca şirketimizin ürün geliştirme gücünü değil, Türkiye’nin ilaç teknolojilerindeki yetkinliğini de ileri taşıyor.
Bu güçlü Ar-Ge altyapısı, biyoteknoloji alanındaki ilerlememizi hızlandırarak somut çıktılara dönüştürdü. Biyoteknoloji tarafındaki Ar-Ge yapılanmamızın akreditasyonu tamamlanırken, hedefe yönelik akıllı ilaçların hücreden itibaren üretimini mümkün kılan altyapı devreye alındı. Milli biyoteknolojik kanser ilacı projesinde üretim süreçleri ticari ölçek olan 2000 litre seviyesine taşınarak tekrarlanabilirlik doğrulandı. Biyobenzer ürün geliştirme çalışmalarında ise kalite profilinin referans ürünle uyumu doğrulanarak klinik süreçlerde kritik bir aşamaya geçildi. Uluslararası iş birlikleri kapsamında yürütülen teknoloji transferi projeleriyle bazı kritik moleküllerin yerli üretimine yönelik çalışmalar da başlatıldı.
Ar-Ge ve biyoteknoloji alanındaki bu ilerlemeler, uzun vadeli değer yaratma yaklaşımımızın temel unsurlarından birini oluşturuyor.
Kaynak Ar-Ge 500 Araştırması
