Turkishtime – İş Kültürü ve Ekonomi

Letven Capital
Ar-Ge

GİSED – Girişim Sermayesi Yatırım Fonları Derneği Başkanı Kamil Kılıç: Türkiye, girişim sermayesinde tarihi bir fırsatın merkezinde

13.10.2026 - 10:57

GİSED olarak vizyonumuz net. Türkiye’nin GSYF büyüklüğünü 2030’da 30 milyar Avro’ya, milli gelir içindeki payını yüzde 3’e, yatırımcı sayısını 50 bine ve Corporate Venture Capital fon sayısının ise 150’ye ulaşacağına inanıyoruz.

Ekonomi tarihine baktığımızda, her büyük dönüşümün arkasında geleceği bugünden görebilen sermaye vardır. Sanayi Devrimi’ni üretim sermayesi, dijital dönüşümü ise girişim sermayesi şekillendirmiştir. Bugün Apple, Google, NVIDIA, Amazon, Meta, Tesla ve OpenAI gibi dünyanın en değerli teknoloji şirketleri yalnızca başarılı girişimler değildir; uzun vadeli sabırlı sermayenin, girişimcilik kültürünün ve güçlü bir yatırım ekosisteminin ürünüdür.

Modern girişim sermayesi modeli, 1946’da kurulan American Research and Development Corporation (ARDC) ile doğmuş, 1979’da ABD’de emeklilik fonlarının girişim sermayesi fonlarına yatırım yapmasının önünü açan ERISA düzenlemesiyle küresel ölçekte ivme kazanmıştır. Böylece uzun vadeli kurumsal tasarruflar, yüksek teknoloji girişimlerini finanse etmiş; Silikon Vadisi dünyanın en güçlü inovasyon ekosistemi hâline gelmiştir.

Bugün dünya yeni bir dönüşümün içerisindedir. Bu dönüşümün adı Corporate Venture Capital (CVC), yani kurumsal girişim sermayesidir. Batı’da şirketler artık inovasyonu yalnızca kendi Ar-Ge laboratuvarlarında geliştirmemektedir. Google, Intel, Microsoft, Qualcomm, Samsung, Siemens, Bosch, BMW, Salesforce ve Amazon gibi küresel şirketler, kendi girişim sermayesi fonlarını kurarak yüzlerce teknoloji girişimine yatırım yapmakta; geleceğin teknolojilerine çok daha erken aşamada ortak olmaktadır. Artık şirketlerin rekabet gücü yalnızca Ar-Ge bütçeleriyle değil, girişimcilik ekosistemine yaptıkları stratejik yatırımlarla da ölçülmektedir.

Bu değişim, klasik Ar-Ge anlayışından açık inovasyon ekonomisine geçişin en güçlü göstergesidir. Günümüzde hiçbir şirket; yapay zekâ, robotik, biyoteknoloji, kuantum teknolojileri veya yeni nesil malzemeler gibi alanların tamamını tek başına geliştirebilecek ölçekte değildir. Girişim sermayesi fonları, şirketler ile girişimciler arasında stratejik bir köprü kurarak inovasyonun daha hızlı ticarileşmesini sağlamaktadır. 2025 yılında küresel girişim yatırımlarının yaklaşık üçte birinde kurumsal girişim sermayesi fonlarının yer alması, bu dönüşümün ulaştığı seviyeyi açıkça göstermektedir.

Türkiye de son yıllarda bu küresel dönüşümün önemli bir parçası hâline gelmiştir. Son üç yılda Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (GSYF) sayısı yaklaşık üç kat artarak 481’e, yatırımcı sayısı 13 binin üzerine, fon büyüklüğü ise yaklaşık 240 milyar TL’ye ulaşmış; 1.100’ün üzerinde girişime yatırım yapılmıştır. Bu rakamlar Türkiye’de uzun vadeli sermaye kültürünün oluşmaya başladığını göstermektedir.

Aynı dönemde hayata geçirilen düzenlemeler de ekosistemi güçlendirmektedir. Ar-Ge ve Tasarım Merkezlerinin yararlandıkları teşviklerin belirli bir bölümünü girişim sermayesi yatırımlarına yönlendirmesini sağlayan düzenleme, açık inovasyon yaklaşımı açısından tarihî bir adımdır. Bunun yanında GSYF’ler; şirketler, aile holdingleri ve nitelikli yatırımcılar için sunduğu vergisel avantajlarla yüksek büyüme potansiyeline sahip bir yatırım aracı olmanın yanında kurumsal dönüşümü destekleyen stratejik bir sermaye platformu hâline gelmiştir.

Bununla birlikte, mevcut büyüklüğü yeterli görmek mümkün değildir. Türkiye; 200’ü aşkın üniversitesi, güçlü mühendislik altyapısı, teknoparkları, Ar-Ge ve tasarım merkezleri, savunma sanayii, üretim kabiliyeti ve genç girişimci nüfusuyla dünyanın önde gelen girişim sermayesi ekosistemlerinden birini oluşturabilecek potansiyele sahiptir. Böylesine güçlü bir insan kaynağına ve teknoloji altyapısına sahip bir ülkenin girişim sermayesi ekosisteminin milli gelir içindeki payının yaklaşık yüzde 1 seviyesinde kalması, bizim için bir başarı değil, yalnızca başlangıç noktasıdır.

GİSED olarak vizyonumuz nettir. Türkiye’nin GSYF büyüklüğünü 2030 yılında 30 milyar Avro’ya, milli gelir içindeki payını yüzde 3’e; yatırımcı sayısını 50 bine, kurumsal yatırımcı sayısını 500’e ve Corporate Venture Capital fonu sayısını 150’ye ulaştırması gerektiğine inanıyoruz.

2035 HEDEFİMİZ İSE DAHA İDDİALI

Girişim sermayesi yatırım fonlarının 75- 100 milyar Avro büyüklüğe ulaşması, milli gelir içindeki payının yüzde 5-8 bandına yükselmesi, 100 bin nitelikli yatırımcı, 1.000 kurumsal yatırımcı ve 300 Corporate Venture Capital fonundan oluşan güçlü bir sermaye ekosisteminin inşa edilmesidir. Bu hedefler yalnızca fon büyüklüğünü değil; Türkiye’nin bilimini teknolojiye, teknolojisini küresel şirketlere dönüştürme kapasitesini temsil etmektedir.

Bu dönüşümün en önemli finansman kaynağı ise uzun vadeli kurumsal sermaye olacaktır. Bireysel Emeklilik Sistemi, gelecekte devreye alınacak Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi, aile ofisleri, holdingler, bankalar, sigorta şirketleri ve kalkınma finansmanı kuruluşlarının GSYF’lere daha güçlü katılımı; Türkiye’nin yeni nesil teknoloji şirketlerini doğuracak sermaye tabanını oluşturacaktır. Silikon Vadisi’ni büyüten nasıl emeklilik fonları olduysa, Türkiye’nin teknoloji ekonomisini büyütecek olan da yine sabırlı ve uzun vadeli sermaye olacaktır.

GİSED olarak hedefimiz; GSYF’leri yalnızca finansal bir ürün olarak değil, üniversiteleri sanayiyle buluşturan, şirketleri açık inovasyona taşıyan, girişimcileri küresel pazarlara hazırlayan ve Türkiye’yi Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya’nın girişim sermayesi merkezi hâline getiren stratejik bir kalkınma platformu olarak konumlandırmaktır.

Çünkü inanıyoruz ki; 20. yüzyılın ekonomik gücü sanayi sermayesiydi. 21. yüzyılın ekonomik gücü ise girişim sermayesidir. Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla fikirden önce, o fikirleri dünya markalarına dönüştürecek daha fazla sabırlı, vizyoner ve kurumsal sermayedir. Türkiye bugün bu tarihî fırsatın tam merkezindedir.

Kaynak: AR-GE 500 ARAŞTIRMASI