ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci: ROKETSAN, Ar-Ge Kabiliyetleriyle Savunma Teknolojilerinde Öncü Rol Üstleniyor
ROKETSAN olarak 38 yılı aşan tecrübemiz, güçlü insan kaynağımız, ileri mühendislik kabiliyetlerimiz ve geniş ekosistemimizle yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamakla kalmıyor, geleceğin stratejik teknolojilerine yatırım yapıyoruz.
Teknolojide yaşanan hızlı dönüşüm, güvenlik ortamını da her geçen gün yeniden şekillendiriyor. Bugün artık yalnızca mevcut tehditlere karşı hazırlıklı olmak değil, geleceğin ihtiyaçlarını bugünden öngörebilmek de büyük önem taşıyor. Bu nedenle Ar-Ge ve inovasyon kabiliyeti, ülkelerin stratejik gücünü belirleyen temel unsurlardan biri haline gelmiş durumda. Türkiye’nin savunma teknolojilerinde söz sahibi ülkeler arasında yer alabilmesi ve kritik alanlarda dışa bağımlılığını azaltabilmesi için savunma sanayisinde yürütülen Ar-Ge çalışmaları hayati bir rol üstleniyor.
İleri teknolojiye dayalı sistemlerin geliştirilmesi; güvenlik tehditlerine karşı hızlı, etkin ve sürdürülebilir çözümler sunarken aynı zamanda yerli üretim ekosisteminin güçlenmesine de katkı sağlıyor. Biz de bu anlayışla, Milli Teknoloji Hamlesinin ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyor; ülkemizin teknolojik bağımsızlığını destekleyecek yerli ve milli çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Savunma sanayimizde bugün ulaşılan seviyenin arkasında, yıllardır istikrarlı şekilde sürdürülen mühendislik, Ar-Ge ve inovasyon yatırımları bulunuyor.
Kurulduğu günden bu yana Türkiye’nin savunma gücüne stratejik katkılar sunan ROKETSAN’ımız da özgün roket ve füze teknolojileri geliştirme hedefiyle faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor. Dünyanın en büyük savunma sanayi şirketleri arasında yer alan şirketimiz, sahip olduğu ileri mühendislik altyapısı ve yüksek teknoloji kabiliyetiyle yalnızca bugünün değil, geleceğin savunma ihtiyaçlarına yönelik çözümler üretmeye devam ediyor.
Bugün 7 bini aşan büyük bir teknoloji ordusuna sahip olan şirketimizde, çalışmalarını kararlılıkla sürdüren 3 binden fazla Ar-Ge personelimiz yeni teknolojilere odaklanarak bizleri geleceğe taşıyor. Alanında uzman mühendislerimiz ve araştırmacılarımız tarafından geliştirilen her sistemde Türk mühendisliğinin imzası bulunuyor. Bugün dünyanın dört bir yanında kullanılan yüksek teknoloji savunma sistemlerimizle hem ülkemizin güvenliğine katkı sağlıyor hem de bayrağımızı uluslararası arenada gururla dalgalandırıyoruz.
Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarımızı yalnızca şirket bünyesinde yürütülen faaliyetler olarak değerlendirmiyoruz. Üniversiteler, araştırma merkezleri, enstitüler, teknoloji geliştirme bölgeleri ve teknoloji transfer ofisleriyle kurduğumuz güçlü iş birlikleri sayesinde Türkiye’nin savunma teknolojileri alanındaki bilgi üretim kapasitesini birlikte geliştiriyoruz. TÜBİTAK 1004 Mükemmeliyet Merkezi Destek Programı, TÜBİTAK 2244 Sanayi Doktora Programı, Sanayi Odaklı Lisans Bitirme Programı, Savunma Sanayii için Araştırmacı Yetiştirme Programı ve TÜBİTAK 1505 ÜniversiteSanayi İş Birliği Destek Programı kapsamında yürüttüğümüz çalışmalar da bu yaklaşımımızın somut örnekleri arasında yer alıyor.
Geride bıraktığımız 2025 yılı ise Ar-Ge ve teknoloji geliştirme faaliyetlerimiz açısından son derece verimli sonuçlar elde ettiğimiz bir dönem oldu. 2025 yılında 90 milyon doları aşan bir bütçeyi öz kaynaklarımızdan Ar-Ge’ye ayırarak, 82’si sözleşmeli olmak üzere toplam 167 Ar-Ge projesi yürüttük. Bununla birlikte fikri mülkiyet alanındaki çalışmalarımızı da önemli ölçüde ileri taşıdık. 2025 yılında 3’ü faydalı model, 75’i patent olmak üzere 78 ulusal başvuru, 7 adet de uluslararası patent başvurusu gerçekleştirdik. Ayrıca 101 adet buluş bildirimi alarak bu zamana kadar en yüksek sayıya ulaştık. TÜRKPATENT 2025 verilerine göre, ROKETSAN olarak 2025 yılında savunma sanayiinde patent ve faydalı model başvurularında 1’inci, Türkiye genelinde ise 6’ncı sırada yer aldık. Tüm bu veriler, ROKETSAN’ın yalnızca üretim yapan değil; teknoloji geliştiren, bilgi üreten ve geleceğe yön veren bir şirket olduğunun güçlü göstergeleri arasında yer alıyor.
Ar-Ge alanındaki başarılarımız ulusal ve uluslararası platformlarda da karşılık bulmaya devam ediyor. Türkiye’de Ar-Ge’ye en çok yatırım yapan şirketler arasında yer alırken, İstanbul Sanayi Odası’nın açıkladığı “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” listesinde de 35’inci sırada bulunuyoruz. Uluslararası alanda ise dünyanın en büyük savunma sanayi şirketleri arasında 71’inci sırada yer aldık. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) tarafından açıklanan dünyanın ilk 100 savunma sanayisi şirketi sıralamasında ise bir önceki yıla göre beş basamak yükselerek 87’nci sıraya ulaştık. Bu tablo, küresel ölçekte büyüyen etkimizi ve teknoloji üretim gücümüzü açık şekilde ortaya koyuyor.
İnovasyon alanında yürüttüğümüz çalışmalarımız da aynı şekilde hız kesmeden devam ediyor. Teknopark İstanbul iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz İvme Hızlandırma Programı kapsamında 12 farklı teknoloji alanında çağrıya çıktık. Yoğun ilgi gören program kapsamında gelen proje başvuruları arasından 1 kuluçka ve 2 ön kuluçka girişimini destek programımıza dahil ettik. Bu girişimlerin önümüzdeki dönemde savunma teknolojileri ekosistemimize önemli katkılar sunmasını hedefliyoruz.
2026 yılında ise Ar-Ge yatırımlarımızı çok daha ileri bir seviyeye taşıyarak geleceğin teknolojilerine odaklanmaya devam ediyoruz. Uydu fırlatma teknolojileri, yenilikçi silah sistemleri, seyrüsefer, sevk ve kontrol teknolojileri, harp başlığı çözümleri, balistik koruma sistemleri, ileri malzemeler, enerji depolama teknolojileri ve terminal güdüm alanlarında yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Çünkü geleceğin güvenlik ihtiyaçlarının bugünden şekillendiğini görüyoruz.
Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da öncü Ar-Ge ekibimizin derin uzmanlığı, ileri teknoloji altyapımız ve yüksek mühendislik kabiliyetimizle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz başta olmak üzere, dost ve müttefik ülkelerin değişen ihtiyaçlarına yönelik yüksek performanslı, sahada başarısını kanıtlamış ve maliyet etkin çözümler üretmeye devam edeceğiz. Aynı zamanda küresel iş birliklerimiz ve ihracat başarılarımızla Türk savunma sanayisini uluslararası arenada daha güçlü bir konuma taşımayı sürdürecek, Türkiye’nin teknoloji gücünü dünyanın dört bir yanında temsil etmeye devam edeceğiz.
Kaynak Ar-Ge 500 Araştırması
