BBVA Research Türkiye için 2026 Büyüme Tahminini %4 Olarak Korudu
İspanyol bankacılık kuruluşu BBVA Research, Türkiye ekonomisine ilişkin hazırladığı son raporda 2026 yılı için büyüme tahminini yüzde 4 seviyesinde tuttuğunu açıkladı. Kuruluş, aynı zamanda 2025 yılına ilişkin büyüme görünümünü yüzde 3,5–4 aralığına yükselterek değerlendirdi ve tahminin güçlendirilmiş iç talep dinamikleriyle şekillendiğini belirtti.
2025 Büyüme Beklentisi: İç Talep Kaynaklı Dirençli Seyir
BBVA Research’ün analizine göre, yüksek frekanslı ekonomik göstergeler 2025’in dördüncü çeyreğinde üretimde yavaşlama sinyali verse de, raporun aylık gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) göstergesi yıllık bazda yaklaşık yüzde 3,5 büyümeye işaret ediyor. Bu kapsamda, Türkiye ekonomisinin 2025 genelinde yüzde 3,5–4 bandında büyümesinin muhtemel olduğu ifade edildi.
Raporda, iç talebin özellikle yatırım harcamaları ve tüketimle desteklenen bir büyüme motoru olarak öne çıktığı; buna karşılık dış talebin yıl boyunca büyümeye negatif katkı verdiği belirtildi.
2026 Büyüme Tahmini Sabit Kaldı
BBVA Research, 2026 yılı için büyüme tahminini yüzde 4 olarak korudu. Kuruluş, bu tahminin gerçekleşmesinin yanı sıra bazı yukarı yönlü risklerin de varlığını vurguladı. Bunlar arasında:
- Beklenen para politikasında gevşeme eğilimi
- Nispeten “nötr” maliye politikası sinyalleri
- Küresel ekonomik aktivitedeki dirençli seyir
gibi faktörler yer alıyor. Bu unsurların, 2026 büyümesinin yüzde 4 seviyesinin üzerine çıkmasına katkı sağlayabileceği ifade edildi.
Enflasyon ve Dezenflasyon Görünümü
BBVA’nın değerlendirmesinde, iç talep koşullarının Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın dezenflasyon hedefleriyle tam örtüşmediği ve bu durumun enflasyon sürecindeki sapmayı etkilediği belirtildi. Böylece, büyüme tahmini kadar fiyat istikrarı ve dezenflasyon konusunda risklerin sürdüğü vurgulandı.
2026 İçin Üst Riskler ve Küresel Görünüm
Kurum, küresel ölçekte tarife savaşları ve jeopolitik gerilimlerin devam etmesine rağmen, destekleyici politika adımlarının 2026’da küresel ekonomide yalnızca sınırlı bir yavaşlamaya izin verebileceğini de raporunda paylaştı. Bu bağlamda, yurt içi ve dışı ekonomik koşulların birlikte değerlendirilmesinin önemine işaret edildi.
