AB’de Türkiye tartışması: “Ortaklık” yaklaşımı üyelik sürecinin önüne geçti
Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor, Brüksel’de yaptığı değerlendirmelerde Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki ilişkilerin son yıllarda farklı bir çerçeveye kaydığını belirtti. Amor’a göre, AB kurumları ve siyasi çevrelerde Türkiye ile ilişkilerin “stratejik ortaklık” perspektifi üzerinden ele alınması, üyelik sürecinin önüne geçen bir yaklaşım hâline gelmiş durumda.
İlişkilerde yeni çerçeve tartışması
Avrupa Parlamentosu’nda Türkiye ile ilişkiler konusunda uzun süredir hazırlanan raporların da gösterdiği üzere, AB içinde Türkiye ile bağların nasıl ilerlemesi gerektiğine dair farklı görüşler bulunuyor. Bazı siyasi gruplar Türkiye’nin tam üyelik perspektifinin yerine daha çok ticaret, enerji, güvenlik ve göç gibi alanlara odaklanan bir iş birliği modelini gündeme getiriyor.
Raportör Amor da bu yaklaşımın giderek daha fazla dile getirildiğini belirterek, Türkiye’nin AB ile ilişkilerinde “ortak” olarak görülmesinin güçlenmesi durumunda adaylık perspektifinin geri planda kalabileceğini ifade etti.
Katılım müzakereleri uzun süredir ilerlemiyor
Türkiye’nin AB üyelik süreci uzun bir geçmişe dayanıyor. Türkiye, Avrupa Ekonomik Topluluğu’na ilk üyelik başvurusunu 1987 yılında yaptı ve 1999 yılında aday ülke statüsü kazandı. Tam üyelik müzakereleri ise 2005 yılında başlatıldı. Ancak son yıllarda müzakereler fiilen durma noktasına geldi.
Avrupa Parlamentosu ve AB kurumlarının çeşitli raporlarında da mevcut siyasi koşullar altında üyelik müzakerelerinin yeniden canlandırılmasının zor olduğu yönünde değerlendirmeler yer alıyor. Bu nedenle AB içinde Türkiye ile ilişkilerin geleceğinin farklı bir iş birliği modeli üzerinden şekillenebileceği sık sık tartışılıyor.
Ticaret ve stratejik alanlarda iş birliği devam ediyor
Buna rağmen Türkiye ile AB arasındaki ekonomik ve stratejik ilişkiler sürüyor. Avrupa Birliği, Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı konumunda bulunurken, Türkiye de AB için önemli bir tedarik ve üretim merkezi olarak görülüyor. Ayrıca enerji güvenliği, göç yönetimi ve bölgesel güvenlik gibi alanlarda da iki taraf arasında iş birliği devam ediyor.
AB içinde son dönemde artan tartışmalar, Türkiye ile ilişkilerin geleceğinin “tam üyelik” hedefi mi yoksa daha kapsamlı bir stratejik ortaklık modeli mi olacağı sorusunu yeniden gündeme taşıyor. Buna ilişkin tartışmaların Avrupa kurumlarında önümüzdeki dönemde de sürmesi bekleniyor.
