OSB Yıldızları Araştırmması


Çin'in % 6.8 büyümesi ne anlama geliyor?

Turkishtime Dergi

KapitalFX Araştırma Uzman Yardımcısı Yazal Turgut'un yorumu şöyle:

Çin ekonomisi 2016 yılının son çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre beklentilere paralel % 1,7, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre ise beklentilerin üzerinde %6,8 büyüme gösterdi. Böylece Çin Hükümeti’nin 2016 yıl sonu için hedeflediği % 6,7 büyüme aşılmış oldu.

Büyüme verisine ek olarak Aralık ayına ait sanayi üretimi ve perakende satışlar da açıklandı. Sanayi üretimi yıllık bazda % 6,0 artışla beklentileri kalşılayamazken, perakende satışlar yıllık bazda % 10,9 artarak beklentileri aştı. Bu durum karşısında büyümeye sanayinin katkısı azalırken, iç talebin desteğinin arttığı çıkarımını yapabiliriz.

Yakın vadede incelediğimizde hem TÜFE’de hem de ÜFE’de toparlanma görmekteyiz. Ancak kamu destekli harcamaları ve Yuandaki değer kaybını göz önünde bulundurduğumuzda; bu iyileşmenin niteliği tartışmalı. Zira Asya para birimlerinin 2016 yılında USD karşısındaki performanslarını incelediğimizde; %6,54’le CNY ve %5,39’le CNH, en çok değer kaybedenler konumundalar.

PBOC, haftaya başlayacak tatil öncesinde finansal sisteme rekor miktarda likidite sağladı. Yapılan bu hamleyle birlikte hafta başından bu yana piyasaya verilen likidite miktarı 845 yuana ulaştı. PBOC’un genişlemeci olarak adlandırabileceğimiz bu tavrı, Yuan’ın 2017 yılında zayıf kalmaya devam edebileceğini ve bu durumdan kaynaklı enflasyonun desteklenmeye devam edeceğini düşünüyoruz. Yine de Çin hali hazırda değer kaybeden yuandan memnun olsa da, 2017’de aşırı değer kaybının önüne geçmek için finansal piyasalar odaklı hamleler gerçekleştirebilir. Ancak fazla değer kazanmış bir yuan, ihracatı olumsuz etkileyeceğinde hamleler küçük adımlar şeklinde olacaktır.

Özetle; büyüme kaygılarının yeniden kuvvet kazanması ve buna bağlı olarak sermaye çıkışlarının olması, döviz rezervlerinde azalmaya neden olacaktır. Bununla birlikte Çin varlıkları aşırı değer kaybedebilir. Aşırı değer kaybı da azalan güvenle birlikte büyümeyi olumsuz etkileyebilir. Bunun önüne geçmek için, Çin otoritelerinin daha açık ekonomiye yakın finansal piyasalarda istikrar sağlayacak adımlar atmalarını bekliyoruz.

ABD – Çin ticari ilişkilerinde, Trump kaynaklı bir bozulma olacağı ön görülüyor. Küresel risk ve belirsizliklerin de global ekonomik büyümede yaratacağı olumsuzluklar, Çin’in yavaş büyüyeceği varsayımını destekliyor. Ne de olsa Çin’in borç stoğunun büyümesi, ekonomik büyümeyi ivmelendiren unsurdu. Lakin borç stoğunun aynı hızla büyümemesi ardından yavaşlamanın gelmesine neden oldu. Zira GSYİH’nin neredeyse yarısına ulaşmış yatırım miktarları ve aynı şekilde GSYİH’nin nerdeyse iki büçük katı olan borç oranı, Çin ekonomisinin olası şoklara karşı kırılgan olmasına neden oluyor.