Hürmüz Boğazı’nda Kriz Derinleşiyor: Sigorta Kapsamı Çekildi, Tankerler Demirde — Türkiye ISPS Seviye 3’e Geçti
Reuters’a göre Hürmüz çevresinde en az 150 ham petrol ve LNG tankeri açık sularda demirlerken, büyük deniz sigortacıları İran suları ve Körfez için savaş riski teminatını geri çekti. Türkiye Denizcilik Genel Müdürlüğü ise İran’ın geçişleri yasakladığına dair telsiz yayınları üzerine Türk bayraklı gemiler için ISPS Kod Güvenlik Seviyesi 3’e geçildiğini duyurdu.
Dünya enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda gerilim tırmanıyor. Reuters’ın gemi takip verilerine dayandırdığı haberlere göre, bölgede artan askeri tansiyonun ardından en az 150 ham petrol ve LNG tankeri Hürmüz dışında açık sularda demirledi. Boğazın her iki yakasında da çok sayıda geminin hareketsiz kaldığı ve geçişlerin ciddi şekilde yavaşladığı bildiriliyor.
Sigorta cephesinde de kritik bir gelişme yaşandı. Büyük deniz sigortacıları, İran suları ile Basra Körfezi ve çevresi için savaş riski teminatını iptal edeceklerini açıkladı. Kararın yürürlüğe girmesiyle birlikte navlun ve sigorta maliyetlerinde artış bekleniyor. Bu durum, küresel taşımacılık maliyetlerini yukarı çekebilir.
Türkiye cephesinde ise Denizcilik Genel Müdürlüğü, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan gemi geçişlerini yasakladığına dair telsiz yayınları yapılması üzerine bölgede bulunan Türk bayraklı gemiler için ISPS Kod Güvenlik Seviyesi 3’e çıkarıldığını açıkladı.
ISPS Seviye 3 Ne Anlama Geliyor?
ISPS Seviye 3, Uluslararası Gemi ve Liman Tesisi Güvenlik Kodu kapsamında en yüksek güvenlik düzeyini ifade ediyor. Bu seviye, “yakın ve muhtemel tehdit” anlamına geliyor.
Bu kapsamda:
- Gemilerde giriş-çıkışlar sıkı şekilde sınırlandırılıyor
- Mürettebat hareket alanı daraltılıyor
- Ek gözetim ve kontrol önlemleri devreye alınıyor
- Operasyonlar minimum risk prensibiyle yürütülüyor
Bu karar, bölgede güvenlik riskinin ciddi seviyeye ulaştığını gösteriyor.
Küresel Enerji Arzı Risk Altında
Hürmüz Boğazı, küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği stratejik bir su yolu konumunda. Bu nedenle geçişlerde yaşanan her aksama petrol ve LNG fiyatlarına hızlı şekilde yansıyor. Uzmanlar, belirsizliğin sürmesi halinde enerji fiyatlarında yukarı yönlü baskının devam edebileceğine dikkat çekiyor.
Türkiye Ekonomisine Olası Etki
Türkiye’nin 2025 yılı itibarıyla günlük yaklaşık 640 bin varil petrol ithalatı bulunuyor. Ham petrol fiyatlarında kalıcı artış yaşanması halinde enerji faturası önemli ölçüde yükselebilir.
Petrol fiyatının varil başına 20 dolar artması, yıllık yaklaşık 4-5 milyar dolarlık ek maliyet anlamına gelebilir.
Bu durum;
- Enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı
- Cari açıkta artış
- Döviz kuru üzerinde dalgalanma
riskini beraberinde getirebilir.
Bölgedeki gelişmeler yalnızca enerji piyasalarını değil, küresel ticaret zincirini de etkiliyor. Alternatif rotaların kullanılması navlun sürelerini uzatırken maliyetleri artırıyor. Piyasalar, hem diplomatik temasları hem de askeri gelişmeleri yakından izlemeye devam ediyor.
