Avrupa “Made in EU” derken Türkiye ne olacak? 30 yıllık sanayi entegrasyonunda kritik viraj
AB’nin sanayiyi Avrupa’da tutmaya yönelik “Made in EU” yaklaşımı, Türkiye açısından yalnızca yeni bir ticaret düzenlemesi değil; Gümrük Birliği, otomotiv ve Avrupa tedarik zincirlerindeki konum açısından yeni bir denklem yaratıyor. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye’nin Avrupa sanayisi ve tedarik zincirlerinin ayrılmaz parçası olduğunu vurgularken, Ankara düzenlemenin Türkiye’nin mevcut ekonomik entegrasyonunu dikkate alacak şekilde şekillenmesi için Brüksel’de temaslarını sürdürüyor.
Avrupa Birliği, küresel rekabetin sertleştiği ve sanayi politikalarının yeniden şekillendiği bir dönemde üretim kapasitesini Avrupa içinde güçlendirmeye hazırlanıyor.
Bu dönüşümün önemli başlıklarından biri “Made in EU” yaklaşımı.
Avrupa Komisyonu, 4 Mart 2026’da Industrial Accelerator Act (Sanayi Hızlandırma Yasası) için bir mevzuat teklifi sundu. Teklif, stratejik sektörlerde Avrupa’da üretilen düşük karbonlu ürünlere yönelik talebi artırmayı, Avrupa sanayisinin rekabet gücünü desteklemeyi ve temiz teknolojilerde üretim kapasitesini büyütmeyi amaçlıyor.
Teklif kapsamında çelik, çimento, alüminyum, otomotiv ve net-sıfır teknolojileri gibi stratejik sektörlerde kamu alımları ve kamu desteklerinde “Made in EU” ve/veya düşük karbon kriterlerinin uygulanması öngörülüyor. Düzenlemenin kapsamının ileride kimya gibi diğer enerji yoğun sektörlere de genişletilebilmesi planlanıyor.
Türkiye neden bu tartışmanın içinde?
Çünkü Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ekonomik ilişki yalnızca ihracat ve ithalattan ibaret değil.
Türkiye, özellikle otomotiv olmak üzere Avrupa sanayisinin üretim ve tedarik zincirlerinin önemli bir parçası.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 29 Eylül’de Brüksel’de gerçekleştirdiği temaslarda Türkiye’nin Gümrük Birliği ortağı, AB aday ülkesi ve Avrupa sanayi ve tedarik zincirlerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.
Bolat, özellikle otomotiv sektöründeki Türkiye-AB entegrasyonunun korunmasının yalnızca Türkiye açısından değil, Avrupa’nın rekabet gücü ve ekonomik dayanıklılığı açısından da stratejik önem taşıdığını belirtti.
Ankara’nın gündeminde “Made in EU” var
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Brüksel temasları kapsamında AB Komisyonunun Sanayi Stratejisinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Stéphane Séjourné, Genişlemeden Sorumlu Komiser Marta Kos ve Avrupa Parlamentosundaki bazı siyasi grup temsilcileriyle görüştü.
Görüşmelerde AB’nin Sanayi Hızlandırma Yasası teklifi ile “Made in EU” yaklaşımının Türkiye’ye olası etkileri ele alındı.
Bolat, Türkiye’nin görüş ve beklentilerinin AB kurumlarına ve üye ülkelere aktarıldığını belirterek, iki taraf açısından da kazan-kazan temelinde bir düzenleme ortaya çıkması için görüşmelerin sürdüğünü açıkladı.
Bakan Bolat ayrıca, Avrupa Komisyonunun 4 Mart tarihli teklifinde Türkiye ve Gümrük Birliği’nin “Made in EU” kapsamında yer aldığını belirtti. Bununla birlikte teklifin eklerinde, özellikle otomotiv sektörü açısından Türkiye’nin değerlendirdiği bazı kısıtlayıcı hükümler bulunduğunu ifade etti.
Avrupa’nın hedefi: Daha fazla Avrupa üretimi
Avrupa Komisyonu’nun Industrial Accelerator Act teklifinin temel hedeflerinden biri, kamu kaynaklarının Avrupa sanayisinin rekabet gücünü destekleyecek şekilde kullanılması.
Komisyon; çelik, çimento, alüminyum, otomotiv ve net-sıfır teknolojilerinde Avrupa üretimine yönelik talebi artırmayı hedefliyor.
Net-sıfır teknolojileri kapsamında ise batarya, güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi, ısı pompaları, elektrolizörler ve nükleer teknolojiler gibi alanlar öne çıkıyor.
Bu yaklaşımın arkasında yalnızca ticaret politikası değil, Avrupa’nın sanayi kapasitesini, enerji dönüşümünü ve tedarik zinciri güvenliğini güçlendirme hedefi bulunuyor.
Komisyonun teklifine göre, stratejik sektörlerde 100 milyon euronun üzerindeki bazı yatırımlar için de istihdam, inovasyon, teknoloji ve bilgi transferi ile Avrupa’da ekonomik değer yaratılması gibi koşullar gündeme geliyor.
Türkiye açısından asıl mesele otomotivden daha büyük
“Made in EU” tartışmasının bugün en görünür alanlarından biri otomotiv.
Ancak Türkiye açısından konunun etkisi yalnızca otomotiv ihracatıyla sınırlı değil.
Çünkü Avrupa’nın yeni sanayi politikası;
yatırımların yönünü, üretim zincirlerini, kamu desteklerini, yerel içerik kriterlerini ve stratejik sektörlerde rekabet koşullarını da etkileyebilecek bir çerçeve oluşturuyor.
Türkiye’nin Avrupa sanayisiyle yüksek düzeyde entegre olması nedeniyle, AB’nin yeni sanayi politikalarının Türkiye açısından yakından takip edilmesi gerekiyor.
Özellikle otomotiv, makine, metal, beyaz eşya ve diğer imalat sanayilerinde Türkiye’nin Avrupa tedarik zincirlerindeki konumu bu tartışmanın önemli başlıkları arasında yer alıyor.
Gümrük Birliği açısından kritik dönem
Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği, iki taraf arasındaki sanayi ve ticaret entegrasyonunun temel unsurlarından biri.
Ticaret Bakanlığı, AB’nin yeni sanayi, rekabet ve ticaret politikalarının Gümrük Birliği’nin işleyişiyle uyumlu olması gerektiğini vurguluyor.
Bakan Bolat da Türkiye’nin AB ortak gümrük tarifesini uyguladığını, sanayi standartları ve mevzuatının AB’nin teknik düzenlemeleriyle eş değer nitelikte olduğunu belirterek, yeni düzenlemelerde Türkiye’nin mevcut entegrasyonunun dikkate alınması gerektiğine dikkat çekiyor.
Avrupa Komisyonu ise Industrial Accelerator Act’ın AB’nin Gümrük Birliği ve Dünya Ticaret Örgütü yükümlülükleriyle uyumlu olduğunu savunuyor. Komisyonun teklifinde, AB ile serbest ticaret anlaşması veya gümrük birliği bulunan ülkelerin belirli koşullarda düzenlemenin kapsamına alınabilmesine ilişkin hükümler de bulunuyor.
Şimdi gözler Brüksel’deki müzakerelerde
“Made in EU” düzenlemesi henüz tamamlanmış bir mevzuat değil.
Avrupa Komisyonunun teklifinin Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Birliği Konseyi tarafından müzakere edilmesi gerekiyor.
Türkiye ise süreçte kendi beklentilerini ve sektörlerin olası etkilerine ilişkin görüşlerini AB tarafına aktarmaya devam ediyor.
Ticaret Bakanı Bolat, yasama çalışmalarının 4 ila 6 ay daha sürebileceğini belirtirken, Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu toplantısının da 13 Ekim’de Brüksel’de yapılacağını açıkladı.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde Türkiye açısından kritik soru yalnızca “Made in EU” düzenlemesinin nasıl şekilleneceği değil.
Avrupa sanayisini yeniden konumlandırırken Türkiye, bu yeni üretim haritasının neresinde olacak?
Bu sorunun yanıtı; Türkiye’nin Avrupa’ya ihracatının yanı sıra yeni yatırımlar, sanayi rekabet gücü ve Avrupa tedarik zincirlerindeki gelecekteki konumu açısından da önem taşıyor.
Avrupa sanayi politikasını yeniden yazarken, Türkiye’nin önündeki asıl sınav da bu yeni denklemdeki yerini korumak ve güçlendirmek olacak.
KAYNAKLAR
T.C. Ticaret Bakanlığı – Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın “Made in EU” diplomasisi açıklaması
T.C. Ticaret Bakanlığı – Türkiye’nin Avrupa sanayisi ve tedarik zincirindeki stratejik rolü
Avrupa Komisyonu – Industrial Accelerator Act
Avrupa Komisyonu – Industrial Accelerator Act açıklaması
Financial Times – AB’nin “Made in Europe” yaklaşımı ve Türkiye
Anadolu Ajansı – Ticaret Bakanı Bolat’ın Brüksel temasları
Editoryal not: Bu versiyonda özellikle “Türkiye AB tarafından dışlanıyor” gibi kesin bir sonuç kullanmadım. Çünkü mevcut kaynaklarda hem Ankara’nın itirazları hem de Avrupa Komisyonu’nun Türkiye’nin belirli koşullarda kapsam içinde olabileceğine ilişkin yaklaşımı bulunuyor; mevzuat süreci de henüz tamamlanmış değil.
