Bank of America’dan Enflasyon Uyarısı: Faiz İndirimi Beklentisi Yerini Artış Senaryosuna Bıraktı
ABD’nin önde gelen finans kuruluşlarından Bank of America (BofA), enflasyon görünümüne ilişkin beklentilerini yukarı yönlü revize ederek para politikasına dair dikkat çeken bir değerlendirme yaptı. Banka, enflasyondaki yavaşlamanın beklenenden daha uzun sürebileceğini ve bu nedenle ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yeniden faiz artırımı gündemine dönebileceğini öngörüyor.
Enflasyonda Kalıcılık Riski Öne Çıkıyor
Bank of America CEO’su Brian Moynihan, özellikle konut, gıda ve enerji fiyatlarındaki yüksek seyrin enflasyon üzerindeki baskıyı sürdürdüğünü belirtti. Enerji maliyetlerindeki artışın üretim ve lojistik kanalıyla ekonominin geneline yayıldığını ifade eden Moynihan, enflasyonun hedef seviyelere dönüş sürecinin sanılandan daha uzun olabileceğini söyledi.
Fed İçin Beklentiler Değişti
Banka ekonomistleri, daha önce Fed’in faiz indirimlerine başlayacağını öngörürken, son ekonomik verilerin ardından bu beklentilerini değiştirdi. Güncellenen senaryoya göre Fed’in yılın kalan bölümünde üç kez 25 baz puanlık faiz artırımı yapması ihtimali masada bulunuyor.
Yüksek Enflasyon Daha Uzun Sürebilir
Bank of America analizine göre enerji fiyatlarının üretim zinciri üzerindeki etkisi devam ettiği sürece enflasyonun 2027 ve 2028 yıllarında da hedef seviyelerin üzerinde kalma riski bulunuyor. Bu nedenle yalnızca petrol fiyatlarındaki gerilemenin fiyat baskılarını azaltmak için yeterli olmayabileceği değerlendiriliyor.
Tüketici Harcamalarında Gelir Ayrışması
Banka verileri, ABD’de tüketici harcamalarının genel olarak güçlü seyrettiğini gösterse de bu artışın ağırlıklı olarak orta ve yüksek gelir grubundan kaynaklandığına işaret ediyor. Düşük gelir grubunun ise yüksek yaşam maliyetleri nedeniyle satın alma gücü üzerindeki baskıyı hissetmeye devam ettiği belirtiliyor.
Piyasalar Fed Verilerini Yakından İzliyor
Uzmanlara göre Bank of America’nın öngördüğü faiz artışlarının gerçekleşmesi halinde kredi maliyetleri yükselebilir, konut piyasasında talep yavaşlayabilir ve büyüme odaklı şirket hisseleri üzerinde baskı artabilir. Fed’in bundan sonraki adımlarında ise enflasyon verileri ile iş gücü piyasasındaki gelişmeler belirleyici olmaya devam edecek.
