Türkiye’nin risk primi dört ayın en yüksek seviyesine çıktı
Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), 250 baz puanın üzerine çıkarak mayıs ayından bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı. Risk primindeki yükseliş, Türkiye’nin dış finansman koşulları ve yatırımcıların ülke riskine ilişkin fiyatlamaları açısından yakından takip ediliyor.
Türkiye’nin uluslararası piyasalardaki risk göstergelerinden biri olan 5 yıllık kredi temerrüt takası (CDS) yeniden yükselişe geçti. 28 Eylül itibarıyla CDS 251 baz puan seviyesini test ederek yaklaşık dört ayın en yüksek düzeyine çıktı.
S&P Global Piyasa İstihbaratı verilerine göre Türkiye’nin 5 yıllık CDS’i cuma gününe kıyasla 1 baz puan yükseldi. Böylece gösterge, 27 Mayıs’tan bu yana ilk kez 250 baz puanın üzerine çıktı.
Yıl içinde 311 baz puanı görmüştü
Türkiye’nin risk priminde 2026 yılı boyunca dalgalı bir seyir izlendi. Mart ortasında hızlanan yükselişin ardından CDS, nisan ayı başında 311,12 baz puanla son 52 haftanın en yüksek seviyesine ulaşmıştı.
Nisan ortasından itibaren başlayan gerileme temmuz ve ağustos aylarında devam ederken, CDS eylül ayının başında 203,98 baz puana kadar inerek son 52 haftanın en düşük seviyesini test etmişti.
Son hareketle birlikte risk primi yeniden 250 baz puan eşiğinin üzerine çıktı.
Gelişen piyasalar arasında yüksek seviyelerde
Güncel verilere göre gelişen piyasalar içerisinde en yüksek risk primi 703 baz puanla Arjantin’de bulunurken, Türkiye 250 baz puanın üzerindeki seviyesiyle Arjantin’in ardından geliyor.
CDS’teki son yükselişte yurt içi piyasalarda fonlara ilişkin gelişmeler, tasfiye süreci ve alınan tedbirlerin piyasa üzerindeki etkileri takip ediliyor.
CDS neden önemli?
CDS, bir ülkenin borçlarını geri ödeyememe riskine karşı yatırımcıların korunma maliyetini gösteren önemli finansal göstergelerden biri.
Risk priminin yükselmesi, ülke riskine karşı korunmanın maliyetinin arttığını gösterirken; CDS’teki gerileme ise risk algısındaki iyileşmeye işaret ediyor.
Bu nedenle CDS’teki hareketler yalnızca finansal piyasalar açısından değil, şirketlerin ve kamunun uluslararası piyasalardan sağlayacağı finansmanın maliyeti açısından da önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde risk priminin seyri; küresel piyasalardaki risk iştahı, yurt içindeki finansal gelişmeler ve Türkiye’nin dış finansman koşullarıyla birlikte izlenecek.
