Turkishtime AR-GE 250


Enerjide en inovatif Türk şirketleri

Barış Soydan

 

 

Geleceğin sektörü enerji büyüklerin oyun alanı olsa da inovatif işlerle dikkat çeken girişimciler de yok değil. Az çok sermaye gücü olan Türkiye'deki birçok şirket ve girişimci, üretimden dağıtıma enerjinin birçok alanında pozisyon alıyor.

 

YAZI RAHİME BAŞ UÇAR

 

“Geleceğin sektörleri hangisidir?” sorusuna verilecek tüm yanıtların içinde mutlaka “enerji”nin olduğunu söylemek mümkün. Global ekonomi açısından önümüzde 10 yılda ortalama yüzde 30 büyümesi beklenen sektör, büyüme ve refahı artırmak söz konusu olduğunda stratejik öneme sahip bir sektör olarak da karşımıza çıkıyor. Türkiye’nin enerji talebi her yıl yüzde 7 artıyor. Bu talebi karşılayabilmesi için 2023 yılına kadar 125 milyar dolar yatırım yapması gerekiyor.

Sektör büyüme potansiyeliyle holdinglerin ortak yatırım ve büyüme alanı olarak da karşımıza çıkıyor. Ancak enerji artık yalnızca büyüklerin oyun alanı olmaktan çıkıyor. Türkiye’de az çok sermaye gücü olan birçok şirket ve girişimci de enerjinin üretiminden dağıtımına kadar birçok alanında pozisyon alıyor. Yatırımların büyük kaynak gerektirmesi genç girişimcileri bu alandan uzak tutsa da enerji sektörün kıyısına bir yerden adım atmış startuplar da yok değil. Üstelik yenilikçi fikirleri ile inovatif projeler ortaya koymayı da başarmışlar. Kimi enerji mevzuatını dijital ortama taşırken kimi de enerji verimliliği alanında dünya otoritelerinin dikkatini çeken yeni sistemler geliştirmiş. İşte Türkiye’nin enerjide inovatif hareketler sergileyen girişimcileri…

 

NORTHEL ENERJİ

Yerli rüzgar türbini üretti

Türkiye’de rüzgar enerjisi denilince “rüşdünü ve inovatif kimliğini” ispat etmiş tek bir yerli şirket akla geliyor; Northel Enerji… NORTHELENERJI-AHMETCEMYALCINŞirketin bu isimle resmi kuruluş tarihi 2011 ama ardında 35 yıllık bir sanayi tecrübesi var. Teknik öğretmen Ahmet Cem Yalçın, 1978’te regülatör ve enerji invertörleri üreterek başladığı sanayi yolculuğunu, 90'ların sonundan itibaren rüzgar türbinleri üretimiyle sürdüren bir girişimci. Yedi-sekiz kişilik ekibiyle 2003 yılında ilk üretim gerçekleşmiş. 2004’te Söke’de bir çiftliğe takılan türbinin ardından Türk Telekom’un ana radyolinklerinin akülerini besleyecek 10-12 kilovatlık rüzgar türbinleri ihalesini alması şirketin önünü açmış. Kıyı Emniyeti için bazı deniz fenerlerine de rüzgar türbini kuran Yalçın, hikayenin devamını şöyle anlatıyor: “2007’de Balıkesir Ayvalık’ta küçük bir atölye kiraladık; şimdi 3 bin metrekarelik bir alanda üretimimiz sürüyor. 20 kilovattan 250 kilovata türbin gücümüzü yükselttik. Ekibimiz 40 kişiyi buldu. Yoğun dönemlerde çalışan sayımız 60’a çıkıyor”.

Northel Enerji’nin halen şebekeye bağlı 180’e yakın türbini var. En son Vira 250K adında 250 kilovatlık bir türbin üretmeyi başaran şirket, 35 metre yükseklikte kolay kurulumu olan bu türbin 7.5 senede kendini amorti ediyor. “Düşük rüzgar profili ve lisanssız sınıfta hizmet vermeye devam edeceğiz” diyen Yalçın, gelecek hedeflerini şöyle açıklıyor: “1 megavatlık türbinimizin tasarımını da yaptık. Bu yıl içinde üreteceğiz. 3 megavatlık türbin üretimi için de iki kurumla işbirliği yapmak üzereyiz. Bugüne kadar 20 milyon TL yatırımı öz kaynaklarımızı kullanarak yaptık. Bundan sonra sinerji yaratacak bir ortak arayışımız var”.

 

POSITIVE ENERGY

7/24 sanal enerji danışmanı

Türkiye’nin en beğenilen 100 startup’ı arasında gösterilen Positive Energy, enerji verimliliği üzerine çalışıyor. Soner Hacıhaliloğlu, Fatih Kılıç, Cem Aybar tarafından bir buçuk yıl önce kurulan şirket, iki önemli uluslararası yarışmada da başarı elde etti. Başlangıçta E-tohum ekosisteminden destek alan firmaya, TEB Girişim Evi de kredi ve mentorlük desteği vermiş. Hem yurtdışından hem de yurtiçinden yatırım almayı başaran şirketin yatırımcıları arasında Enerjisa’nın eski CFO’su Bernhard Raberger de var.POSITIVEENERJI-SONERHACIHALILOGLU

36 yaşındaki bilgisayar mühendisi Soner Hacıhaliloğlu, “Enerjinin ne kadar değil, nasıl tüketildiğinin bilinmemesi sıkıntı. Bu nedenle enerji verimliliğini kendimize girişim alanı seçtik” diyor ve yüksek katlı ticari binalar, ofis, otel, hastane, zincir mağazalar (süper marketler) gibi yapıların hedef kitleleri olduğunu belirtiyor. Şirketin geliştirdiği ve ışık, ısı, nem ve karbondioksit sensörlerinden oluşan cihaz ve yazılım ile binaların enerji profili ortaya çıkarılıyor. “Bu sistem, 7/24 çalışan sanal bir enerji danışmanı” gibi diyerek işlerini özetleyen Hacıhaliloğlu, örneğin 10 bin metrekarelik bir süpermarket zincirinin gün ışığını kullanmayı bilmediğini tespit ettikten sonra 8 bin floresan lambadan bin kadarının söndürülmesini sağlayıp yüzde 20 enerji tasarrufu sağladıklarını anlatıyor. Positive Energy’den hizmet alanların sensörleri satın almayıp kiralayabildiğini anlatan Hacıhaliloğlu, bundan sonraki hedeflerini şöyle açıklıyor: “Sistem binayı öğrendikten sonra binalar, yorumlanan bilgileri kullanarak yapay zeka desteğiyle yönetilecek. İnsansız bina yönetiminde önümüzdeki sene birkaç uygulama gerçekleştirmek istiyoruz”.

 

 

 

SEÇ ELEKTRİK

Bir tıkla tedarikçini değiştir!

Türkiye’nin en beğenilen 100 startup’ı arasında enerjiyi kendine faaliyet konusu seçen iki şirketten bir diğeri de Seç Elektrik… Şirket, serbest elektrik müşterilerine hizmet veren bir karşılaştırma platformu. Arman Gürkan, Yiğit Arslan ve Enerjisa’nın eski CFO’su Bernhard Raberberg tarafından kurulmuş. Daha önce emisyon ticareti yapan bir şirketi olan Arman Gürkan ve ortağı fon yöneticisi Yiğit Arslan, parlak bir fikir ararken bu alanda karar kılmışlar. SECELEKTRIK-SECMAN“Artık elektrik kontrol altında” sloganı ile hizmet veren Seç Elektrik’in süper kahramanı Seç-Man, ‘Türkiye’yi pahalı elektrikten kurtarmaya geldiği’ iddiasında. Seç-Man’ı, Seç Elektrik’in kurucularından CEO Arman Gürkan canlandırmış. Halen altı tedarikçi ile çalışan siteye iki buçuk ayda 600 kişi hizmet almak için başvurmuş. Üç kişilik bir yazılım ekibi bulunan Seç Elektrik, siteye kısa süre sonra ekleyeceği aplikasyonlarla abonelere bir tıkla tedarikçisini değiştirme olanağı sunacak. Bunun için elektrik faturanızın resmini çekip siteye göndermeniz ya da fatura tutarını siteye girmeniz yeterli… Seç Elektrik CEO’su Arman Gürkan, “Yeni aplikasyonlarla broker'lık faaliyetlerini otomatize ediyoruz. Sözleşme imzalama aşamasına kadar tüm hizmetleri veriyoruz. Biz enerji trading bilgimizi ve teknolojiyi iyi kullanarak bir adım önde olan bir ürün çıkardık. Halen bu alanda dünyadaki en gelişmiş teklif algoritmasına sahip bir site olduğumuzu iddia ediyoruz. Elektrik piyasasında güç satıcıda gibi gözükse de günün sonunda güç tüketiciye geçecek. Bu süreç içinde tüketiciyi doğru yönlendiren bir platform olmak istiyoruz ” diyor. Seç Elektrik’in yatırımcıları arasında halen Türkiye’nin en iyi teknoloji şirketlerinde CEO’luk yapan iki isim de var. Ancak şirketin ‘smart money’ (akıllı para) arayışının sürdüğünü de belirtelim.

 

 

 

SELEKTİF TEKNOLOJİ

Güneş enerjisi çok tutan yüzey üretti

Güneş herkese eşit doğuyor ama herkes eşit yararlanamıyor. Selektif Teknoloji güneş enerjisini yüksek verimli tutan yüzeylerin üretimi üzerine yoğunlaşmış bir şirket. Şirketin kurucuları evli iki profesör… Prof. Dr. Figen Kadırgan, İTÜ Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi… SELEKTIFTEKNOLOJI1-FIGENKADIRGANEşi Prof. Dr. Neşet Kadırgan ise Marmara Üniversitesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi… Kadırgan çifti mühendis oğullarının da desteğini yanlarına alarak 2009 yılında Selektif Teknoloji’yi bir Ar-Ge şirketi olarak kurmuşlar. KOSGEB’e ilk destek başvurusunu yaptıktan sonra İTÜ Arıkent’te çalışmalarını devam ettirmişler. Güneş enerjisini yüksek verimle tutan nano kaplamalı bir yüzeyin uluslararası patentini 2011’de alan Selektif Teknoloji, üretimini Sultanbeyli’deki 400 metrekarelik tesisinde sürdürüyor. Örneğin Konya Belediyesi’nin yüzme havuzları bu özel yüzeylerle kaplanıp güneş enerjisiyle ısıtılıyor. İzmir ve Manisa’daki sanayi tesislerinde denemeleri yapılan ürünle Diyarbakır’daki güneş kurutucularında 24 saatte 24 kilo domates kurutulabilmiş. Selektif Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Figen Kadırgan, “Bakır üzerine uyguladığımız özel yüzeyle sıcak su üretebildiğimiz gibi bunun endüstriyel uygulamaları da var. Seralarda da ürünümüz kullanılabilir. Çok az güneşte bile çok verimli sonuç veriyor” diyor. Kaplamayı bakır yerine alüminyum ve sac yüzey üzerine yaparak maliyeti daha da düşüreceklerini söyleyen Kadırgan, şimdiye kadar ürün geliştirme ve yatırım için 2 milyon dolara yakın harcama yapmakla birlikte henüz para kazanamadıklarını belirtiyor. Kadırgan, şirketlerinin bundan sonraki hedeflerini ise şöyle açıklıyor: “Hedefimiz bina cephelerini giydirmek… Cam ile kaplanan binalar kışın soğuk yazın aşırı sıcak oluyor. Bizim ürünümüzle bu sıkıntılar aşılabilir”. Prof. Dr. Figen Kadırgan, şirketin küçük hissesi (yüzde 20) için ortaklığa ya da şirketin tümünü satmaya sıcak baktıklarını da sözlerine ekliyor.

 

ENWAIR ENERJİ

Bataryaların ömrünü uzatacak

Elektronik cihazların batarya performanslarının düşük olması en sık yakınma nedenidir. Batarya kapasitesi yeterli olmayan cihazlar da kullanıcılara gerekli mobiliteyi sağlayamaz. Enwair Enerji Teknolojileri, tam da bu soruna odaklanmış. ENWAIR-NESLIHANYUCAVEEKIBIBu yenilikçi şirketin kurucuları iki genç akademisyen. İTÜ Enerji Enstitüsü’nde araştırma görevlisi olan Neslihan Yuca ile Murat Ferhat Doğdu, yanlarına bir de yatırımcı ortak alarak Enwair Enerji’nin 2015 Ocak ayında temellerini atmışlar. KOSGEB’den de destek alıp yatırımcı ortağın da katkısıyla 400 bin TL’ye laboratuvarlarını kurmuşlar. En son İTÜ Çekirdek projesinin final etabı olan BigBang etkinliğinde ödül alan şirket, halen akıllı telefon, tablet, bilgisayar gibi teknolojik cihazların daha uzun kullanımı için yenilikçi batarya geliştiriyor. Neslihan Yuca, çalışmaları hakkında şu bilgileri veriyor: “Bataryanın kapasitesini doğrudan etkileyen anot ve katot malzemeler üzerine odaklanıyoruz. Bu yılın ilk yarısında cep telefonda denediğimiz sonuçları Mayıs sonunda alacağız. İlk sonuçları aldığımızda yatırımcı arayışını hızlandırmayı ve üretime geçmeyi hedefliyoruz. Böyle bir tesis için minimum 10 milyon dolar yatırım gerekiyor.”

Yuca’nın verdiği bilgilere göre, Türkiye’de benzer bir konu üzerinde çalışan başka bir startup yok ama Amerika’da üç, İngiltere’de de bir startup benzer konu üzerinde çalışıyor.

 

ALTACA GGRUBU - GÖNEN ENERJİ

Hedef, sentetik petrol üretmek

Altaca Grubu, geçen yıl Türkiye’de yenilenebilir enerji alanında önemli bir yatırıma imza attı. Grup, yüzde 100 yerli teknolojiyle üretilen Türkiye’nin en büyük entegre biyogaz ve organik gübre tesisini kurdu. Balıkesir Gönen’de kurulan Gönen Çevre ve Enerji Kompleksi, tüm etapları tamamlandığında, atıklardan biyogaz ve elektrik, organik sıvı/katı gübre, hümik asit ve sentetik petrol üreten dünyanın ilk entegre tesisi olacak. Bu yatırıma uzanan hikaye 2010 yılında başlamış. gonen energizerAltaca Grup ve Akpınar Ailesi’nin şirketlerinin ortak olduğu Gönen Çevre ve Enerji Kompeksi’nin halen fiilen çalışan biyogaz tesisi, bölgede ortaya çıkan günlük 400 ton hayvansal ve bitkisel atığı işleyip biyogaza dönüştürüyor. Üretilen biyogaz ise türbinlerde yakılarak elektrik enerjisine çevriliyor. 3.62 MWe toplam kapasiteye sahip biyogaz tesisinin kapasite faktörü yüzde 95. Bu oran, 11 megawatt’lık rüzgâr türbininin toplam üretim kapasitesine karşılık geliyor. Biyogaz tesisinden çıkan posa, katı ve sıvı olarak ikiye ayrılıyor. Katı kısım 300 derecede döner fırında kurutularak, gübre tamamen patojenlerden arındırılarak hijyenize ediliyor. Yılda 20 bin ton kapasiteli organik gübre tesisinden çıkan ürün, çiftçilerin kullanımına sunuluyor.

Altaca’nın patent süreci devam eden yeni teknolojisi ile sıvı kısım özel bir prosesten geçirilerek konsantre ediliyor. Tesiste yılda 10 bin ton sıvı gübre üretilmesi planlanıyor. 50 bin metrekarelik bir alana kurulu enerji kompleksine Ar-Ge için 5 milyon dolar olmak üzere toplam 25 milyon dolarlık yatırım yapıldığı belirtiliyor. Atıkları sıvılaştırıp sentetik petrol üretimi teknolojisi gerçekleşirse eğer dünyada bir ilk olacak.

 

BERDAN CIVATA

Rüzgar devlerinin tedarikçisi oldu

Enerjide sessiz sedasız inovasyon yapan şirketlerden biri de Berdan Cıvata. Şirketin beyni Hasan Şemsi… BERDANCIVATA-HASANSEMSIYıldız Teknik Üniversitesi Makine Bölümü’nü 1964’te bitiren Hasan Şemsi, Almanya ve Avusturya’da bir yıl staj yaptıktan sonra Türkiye’ye dönüp profesyonel olarak çalışmayı tercih etmiş. Sert metal kesiciler alanında önemli başarılar elde eden Şemsi, çalıştığı STFA Cıvata’dan 1982’de emekli olunca ağabeyinin kurmuş olduğu beş çalışanı bulunan 150 metrekarelik torna atölyesinin başına geçmiş. Bugün Berdan Cıvata 9 bin metrekare kapalı alanda 200 çalışanıyla Türkiye’nin cıvata-somun üreticileri arasında ilk beşte.

Altın yılı olarak kabul ettiği 2007 yılında yüzde 400 büyüyen şirket, o yıl Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nın yaptığı 1. İnovasyon Yarışması’nda cıvataların mekanik temizlenmesi projesiyle ikincilik ödülü aldı. Bu şirketin ne ilk ne de son ödülü… Şirketin enerji sektörüne yönelik inovasyon çalışmaları ise 2008 yılına rastlıyor. Husum Rüzgar Enerji Fuarı’na katılan şirket, o fuarda dünyanın rüzgar enerji devleri ile tanıştı ve enerji sektörüne yönelik bağlantı elemanları üretimine başladı. Özellikle rüzgar türbinlerinin kulelerindeki ankrajları üreterek başarısını kanıtladı. Yurtdışında Nordex, Alstom, Siemens ve General Elektrik gibi rüzgar enerji sektörünün devleri ile firmanın çalıştığını da belirtelim. Enerji alanındaki yenilikçi çalışmaları 2012 yılında KOSGEB’in ‘en başarılı KOBİ’ yarışmasında 1.108 firma arasında ilk beşe girdi. Firma en son geçen yılın son günlerinde TİM’in düzenlediği "Küresel Improve ve Türkiye İnovasyon Şampiyonları Ödül Töreni’nde yine inovasyon şampiyonları arasına girdi ve ‘inovasyon sonuçları’ kategorisinde ikinci firma oldu. Ödül töreninde konuşan Berdan Cıvata Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Şemsi, “Bugüne kadar İspanya, Almanya, Danimarka, Hollanda ve ABD rüzgar devlerini Tarsus’a kadar getirdik. Onların onaylı tedarikçileri olduk. Önümüzdeki dönemde ise Tarsus-Mersin OSB’yi Türkiye’de rüzgâr enerjisi santrallerinin bağlantı elemanları üretim üssü yapmak istiyoruz” diyerek hedeflerini açıkladı.

 

 

KUTU 

 

Enerjide akademisyen girişimciler

 

Enerjide inovatif fikirler ortaya koyanlar yalnızca genç girişimciler değil. Akademi dünyasında da araştırmalarını projelendiren akademisyen girişimcilere rastlamak mümkün. Bunların bir kısmı üniversiteler bünyesinde çalışmalarını sürdürürken, bir kısmı parlak fikirlerini kurdukları şirketlerde ticarileştirmiş. Özellikle güneş enerjisi konusunda yeni buluşlar art arda geliyor.

 

SOLAR SİMÜLATÖR

Fırat Üniversitesi Teknokenti’nde Türkiye’de ilk kez ’Solar Simülatör ve Spektral Foto İletkenlik ve Kuantum Verimlilik’ cihazları üretildi. Türkiye’de güneş enerjisi alanında yeni kurulan şirketler ve üniversitelerin araştırma laboratuvarlarında ihtiyaç duyulan bu cihaz ithal edilirken artık yarı fiyatına Fırat Üniversitesi’nden alınabilecek.

 

KENDİNİ TEMİZLEYEN PANELLER

Güneş, çevreci bir enerji kaynağı olmakla birlikte, elektrik üretimi esnasında panellerin kirlenmesi nedeniyle elde edilmesi beklenen verimlilik düşüyor, yüksek temizlik bedelleri ortaya çıkıyor. Gediz Üniversitesi öğrencileri, güneş panellerinin kendi kendini temizlemesini sağlayacak özel bir kaplama geliştirdi. TÜBİTAK destekli proje, yenilenebilir enerji sektörünü önemli bir dertten kurtarıyor.

 

YENİ NESİL GÜNEŞ PANELİ

Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Makine Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleri bir yeni nesil güneş paneli üretimine imza attı. YYÜ Teknokent A.Ş. tarafından üretilen kuantum parçacıklı boya tutarlı güneş paneli, giyimden savunma teknolojisine kadar geniş yelpazede kullanılabilecek. Nanoteknoloji ürünü yerli güneş paneli, muadillerine göre hem düşük maliyetli hem de daha fazla enerji sağlıyor.

 

HİBRİT SİSTEM, GÜNRÜZ

Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komite Üyesi ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haydar Aras, elektrik üretiminde güneş ve rüzgarı kullanarak, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Eti Makina tarafından mali olarak desteklenen Helisel Güneş ve Rüzgar Türbin Tasarımı adlı Santez Projesi’ni (GÜNRÜZ) geliştirdi. Proje kapsamında geliştirilen dikey rüzgar türbini ile aynı anda hem güneşten hem de rüzgar enerjisinden yararlanılıyor. Bu yapıdaki bir hibrit sistemin daha önce geliştirilmediği belirtiliyor.