Turkishtime AR-GE 250


Termik santrallerin sağlık faturası yılda 3.6 milyar euro

“Ödenmeyen Sağlık Faturası – Türkiye’de kömürlü termik santraller bizi nasıl hasta ediyor?” başlıklı raporda ilk kez Türkiye’deki kömürle çalışan mevcut santrallerin halk sağlığı üzerindeki maliyetine ilişkin sayısal veriler ve ekonomik analiz sonuçları sunuluyor. Kömür santrallerinin yol açtığı hava kirliliğine maruz kalmakla ilişkilendirilen erken ölümlerin, kronik akciğer hastalıklarının ve kalp sorunlarının raporlandığı çalışmada, bu sağlık etkilerinin yılda toplam 3.6 milyar euro’ya (veya 10.72 milyar TL) varan bir maliyet getirdiği belirtiliyor. Rapor, Türkiye’deki hekimlerin yüzde 80’ini temsil eden Türk Tabipleri Birliği ile Halk Sağlığı Uzmanları Derneği, Türk Toraks Derneği, Türk Solunum Araştırmaları Derneği, İş ve Meslek Hastalıkları Uzmanları Derneği ve Çevre için Hekimler Derneği’nin işbirliği ile yayımlandı.

Kentsel nüfus yoğun hava kirliliğine maruz kalıyor

Türkiye’deki hekimler ve sağlık alanında çalışan uzmanlık dernekleri, insan sağlığının ve iklimin korunması için Türkiye’nin kömüre dönüş sürecinin tersine çevrilmesi gerektiğini ifade ediyor. Raporun önsözünü yazan Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Dr. Bayazıt İlhan “Kömürle çalışan bir termik santral her yıl binlerce ton tehlikeli hava kirletici maddeyi atmosfere salıyor. Bu kirleticiler en az 40 yıllık bir ortalama ömre sahip. 80’in üzerinde yeni santral yapılması yolundaki planlar, kömürün solunum ve kalp damar sağlığına yaptığı olumsuz etkilerin onlarca yıl daha devam edeceği anlamına gelmektedir. Böylesi bir sağlıksız gelecekten kaçınmamız gerekiyor. Hükümeti, bu kirli ve miadını doldurmuş enerji kaynağını bir an önce terk etmeye çağırıyoruz” diyor.

Kömürden elektrik üretimi, ülkenin zaten ciddi düzeydeki hava kirliliği sorununa daha da fazla katkıda bulunuyor. Türkiye’deki kentsel nüfusun yüzde 97’den fazlası, sağlık açısından riskli seviyelerde partiküler madde (PM) konsantrasyonlarına maruz kalıyor. PM sağlık açısından en zararlı kabul edilen kirleticilerin başında geliyor.

Elektrik üretiminde kömürün geleceği yok

HEAL Direktör Yardımcısı Anne Stauffer ise “Dünyanın dört bir yanında giderek daha fazla sağlıkçı, sağlık koşullarının iyileştirilmesi ve iklim değişikliğinin önlenmesi için kömür yatırımlarının durdurulması çağrısında bulunuyor ve kömürde bir gelecek olmadığına dair net bir mesaj veriyor. Türkiye’nin kömürle çalışan termik santral sayısını dörde katlama planları mevcut ve gelecek nesiller için sağlık maliyetlerinin tavan yapmasına yol açacaktır” şeklinde yorum yapıyor.

Çevre için Hekimler Derneği, Halk Sağlığı Uzmanları Derneği, İş ve Meslek Hastalıkları Uzmanları Derneği, Türk Solunum Araştırmaları Derneği ve Türk Toraks Derneği de Türkiye’de rapora destek veren sağlık kuruluşları. Bu örgütler, İngiltere, Polonya, Sırbistan ve Dünya Halk Sağlığı Dernekleri Federasyonu’ndaki meslektaşlarıyla birlikte, enerji yatırımları ile ilgili karar verirken kömürün halk sağlığı üzerinde yol açtığı zararların dikkate alınması çağrısında bulunuyorlar.

Raporun sonuçları Dünya Sağlık Kongresi'ne de taşınıyor

HEAL’in yeni raporu, 18-26 Mayıs 2015 tarihlerinde Cenevre’de yapılacak olan Dünya Sağlık Kongresi’nde diğer ülke temsilcileriyle de paylaşılacak. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), hava kirliliğini küresel ölçekte hastalık ve ölüme neden olan ve önlenebilir ana çevresel etkenlerden biri olarak görmekte ve bu yılki kongrede hava kirliliği ile ilgili ilk DSÖ kararı da oylamaya sunulacak. HEAL Direktörü Genon K. Jensen toplantıdaki sağlık bakanlarına ve diğer ülke temsilcilere enerji ile ilgili kararların halk sağlığı üzerindeki yaşamsal etkisini vurgulayacak.