Turkishtime AR-GE 250


İş dünyasında yeni akım: Mindfulness

Turkishtime Dergi

 

Son dönemin son yükselen trendi Mindfulness, Türkçesiyle, dikkat ve farkındalığa Türkiye’de de giderek büyüyen bir ilgi var. Google, Intel gibi dünya devi şirketlerde, insan kaynakları girişimiyle başlayan Mindfulness çalışmaları, standart bir uygulama halini almış durumda.

 

YAZI

Shirli Ender-Büyükbay

Pozitif Farkındalık (Mind the Positive) Eğitim-Danışmanlık

shirliender@gmail.com

 

 

Nedir Mindfulness?

Mindfulness, kişinin bedenen ve zihnen anda olma halidir; yaptığıyla bir olma halidir!

Ne olduğuna değinmeden önce, nasıl bir deneyim olduğuna bakmalı… Yaptığınız işe ara vererek, bir kaç saniyeliğine düşünmenizi rica etsem… Bugüne kadar bir fincan kahvenizi tüm beş duyunuzla keyfine vararak yudumladınız mı? Henüz yeni demlenmiş kahvenizden çıkan ve havaya karışan ince dumanı izlediniz mi? Fincandan gelen aromayı burun deliklerinizden içinize çekerek, sıcaklığı ve kokuyu ciğerlerinizin derinliğine kadar aldığınızı ve beslendiğinizi hayal ettiniz mi? Fincanda duran sıvının rengini, parlaklığını, hatta ayna gibi yansıtmalarını gözlemlediniz mi? Peki ya, ilk yudumu alırken, dudaklarınızda ve ağzınızda yarattığı sıcaklığı, kahvenin getirdiği tipik hafif acı-tatlı tadı ve yutağınızdaki oluşan ve sizi içgüdüsel olarak yutmaya iten tükürük bezlerin çalışmaya başladığı anı fark ettiniz mi? Hiç aklınızdan, yutmayı geciktirmek ve biraz daha keyfine varabilmek için mili-saniyelik süreyle zamanı yavaşlatmak gibi ‘şahane’ bir fikir geçti mi? Bir küçük yudumun yemek borunuzdan aşağıya inerken yarattığı sıcaklığı hissetmeye izin verdiniz mi? Tüm küçük adımlarda dikkatiniz ve farkındalığınız neredeydi? Her bir duyu yoluyla deneyimlerinizde mi, yoksa arkadaşınızla sohbetinizde, gazetenizde, veya yapılacak/yapılmış işlerde mi?

İşte; ‘mindful’ olma hali budur; yaptığımızla bir olmaktır! Yaşamın her anını, en küçük adımlarını, tüm duyularımızla deneyimlemektir. Yaşamın bize sunduğu anları dikkat ve farkındalıkla daha canlı, doyurucu ve gerçekçi yaşamaktır.

Anda yaşanan olaylara yönelik belirgin dikkat ve farkındalık becerisidir.   –Kirk W. Brown & Richard M. Ryan

En kısa deyimiyle, Mindfulness, bilinçli dikkat çalışmalarıyla zihnimizi mevcut anda olmaya eğitmektir. Bedenimiz mevcut anda olduğu halde, dikkat eğitimi yoluyla geçmiş ve gelecek arasında dolaşan zihnimizi şimdiye, anda olanı fark etmeye ve tümüyle deneyimlemeye eğitmektir, kısacası. 2000’lerin “şimdi ve burada olmak” klişesi, bugün Mindfulness ‘dikkat ve farkındalık’, ‘farkındalık’, ‘bilinçli farkındalık’, ve ‘anda olma’ gibi terimlerle yeniden gündeme gelmiştir, demek sanırım yanlış olmaz.

İngilizce’de mind –zihin; full –dolu, yani zihnin doluluğu anlamına gelse de, ‘mindful’ kişinin dikkat ve farkındalık seviyesinin yüksek, zihnini anda tutabildiği bir olma halidir. Dikkat ve farkındalık meditasyon teknikleri Zazen Doğu felsefesine dayanmaktadır. 1975’lerde Thich Nhat Hanh’ın ‘Farkındalığın Mucizesi’ kitabı ve 1980’lerde Jon Kabat-Zinn’in Massachusetts Üniversitesi’nde kurduğu Farkındalık Temelli Stres Azaltma (MBSR; Mindfulness Based Stress Reduction) programıyla Mindfulness Batı’ya taşınmış oldu. Bugün, Pozitif Psikolojinin bir alt dalı olarak yer almakta ve psikoloji, nörobilim, nöropsikoloji bilim dallarıyla ortak araştırmalara konu olmaktadır. Sadece 2013 yılında Mindfulness etkilerini araştıran 500’den fazla akademik makale yayınlanmıştır. En önemlisi, akademi ve iş dünyasının işbirliği sonucu, 2007 yılından beri kurumsal yapılarda yerini bulmuş, ve Mindfulness meditasyon teknikleri çalışanlarca bil-fiil uygulanmaya başlanmıştır.

Nasıl uygulanır?

Mevcut ana, bilinçli şekilde ve yargılamadan odaklanmak.            –Jon Kabat-Zinn

(1) İlk adım dikkat; mevcut anda olan bir unsura tümüyle odaklanmak. Mevcut anda, yani ‘şu anda’ var olan herhangi bir şey olabilir, odak noktamız; nefesimiz (alış-verişimiz), yürüyüşümüz, yaşadığımız bir olay veya bir deneyim, duygusal (emotional feeling) veya bedensel (physical sensation) bir his, zihnimizden geçen bir düşünce, veya etrafımızda gördüğümüz herhangi bir eşya…

(2) İkinci adım farkındalık; dikkat çalışması sırasında aklımıza gelen düşünceleri, zihnimizin ürettiği hikayeleri, geçmiş-gelecek arasında gezintiyi, yargılamaları ve düşüncelere dalıp gitmeleri fark etmek… Sadece fark etmek, ve kabul etmek.

(3) Üçüncü adım yeniden odaklanma; zihnimizi kaçtığı noktadan tatlılıkla, duyarlılıkla ve kabullenici bir tutum ile odak noktamıza yeniden yönlendirmek…

“Bütün bunların iş dünyasıyla ilgisi ne?” diye sorabilirsiniz. Bilimsel araştırmaların bulgularına göre, sekiz haftalık düzenli uygulama sonucu bireylerde bilişsel, fizyolojik, psikolojik/duygusal ve sosyal alanlarda olumlu değişimler gözlemlenmiş. Kısaca özetlemek gerekirse, Mindfullness çalışmaları sayesinde kişilerin olaylara objektif bakabilme, yaratıcı düşünme, hızlı öğrenme ve öğrendiğini akılda tutma, detayları farketme, uzun süre bir konuya odaklanabilme gibi becerilerinde artış, düşünce ve karar almada berraklık, otomatik davranış biçiminden bilinçli davranış biçimine yönelme gibi bilişsel gelişimler ortaya çıkıyor. Uygulayıcıların ağrılara karşı duyarlılıklarında azalma, enerji ve bedensel güçlerinde artış, kalp sağlığı, kan basıncı ve tansiyon gibi fiziksel semptomlarında değişimler görülüyor. Ayrıca, Mindfulness uygulamaları ile kişilerin genel yaşam tatmini ve mutluluk algısında artış, stres, kaygı, öfke, endişe gibi olumsuz duygularında azalma, özgüven, öz-yeterlilik, veya olumsuz olaylar karşısında umut ve dayanıklılık gibi psikolojik becerilerde olumlu değişimler bulgulanmış. Kişilerde güçlenen vicdan, empati, hoşgörü, duyarlılık ve sevgi gibi bireysel özellikler sayesinde, iş yerlerinde olumlu sosyal ilişkilerin gelişmesine etki etmiş. Hatta, özgüven, özerklik ve esneklik gibi kişisel özelliklerin güçlenmesi sayesinde çalışanlar arasında daha etkin işbirliği ve takım çalışması gözlemlenmiş. Bugün, Google, Intel gibi dünya devi şirketlerde, insan kaynakları girişimiyle başlayan Mindfulness çalışmaları, standart bir uygulama halini almış durumda.

Google’ın “Search Inside Yourself” programı, duygusal zekanın babası Daniel Goleman, Mindfulness’ı bilimsel dünyaya taşıyan Zen ustası Jon Kabat-Zinn, Stanford Üniversitesi öğretim üyesi ve Google’ın ilk mühendislerinden Chade-Meng Tan’ın ortak çalışması sonucunda ortaya çıktı. Amaç, Google çalışanlarında duygusal zeka becerilerini geliştirmek, yaratıcılıklarını, iletişim ve işbirliği becerilerine odaklanarak başarılarını ve mutluluklarını desteklemek oldu. Yedi haftaya yayılan, ve (1) dikkat eğitimi, (2) öz-farkındalık ve öz-yönetim (self-awareness & self-management), ve (3) empati ve duyarlılık (empathy & compassion)’tan oluşan üç aşamalı Mindfulness programı sonucunda, Google’cıların liderlik, performans ve mutluluk seviyelerinde gelişim gözlemlenmiş. Özetle;

  • Duygusal zekalarında gelişim,
  • Arkadaşlarının motivasyonunu, davranışlarının arkasında yatan dürtüleri daha iyi anlayabilme becerisi,
  • Takım arkadaşlarıyla daha etkili iletişim ve işbirliği kurma,
  • Zihinsel odak ve strese karşı dayanaklılık,
  • Daha sakin, sabırlı, ve daha iyi dinleyici olma,
  • Stres ve duygularını yönetme becerilerinde artış,
  • Bedensel ve duygusal olarak daha enerjik ve mutlu olma gibi sonuçlar alınmış.

 

Intel’de Mindfulness uygulamaları sayesinde, bireylerde stress ve kaygı seviyelerinde azalma, genel mutluluk algısında artış gözlemlenmiş. Performans açısından, çalışanlarda yeni fikirler, keskin sezgi, zihinsel berraklık, yaratıcılık, odaklanma becerisi gibi etkiler görülmüş. Ayrıca işe ve işine bağlılık bakımından, işyerinde iletişim ve işbirliği, toplantı, projeler ve takım çalışmasında verimlilik artışı gözlemlenmiş.

İlaç şirketi Aetna, Duke Üniversitesi, eMindful, ve American Viniyoga Enstitüsü işbirliğiyle sunduğu Mindfulness programı sonucunda online ve yüz yüze hizmet veren çalışanlarda strese bağlı çeşitli durumlarda iyileşmeler elde etmiş ve edindiği olumlu neticeler üzerine, aynı eğitimi müşterilerine sağlamaya başlamış.

Özetle, Mindfulness, stres yönetiminden veya mutluluk formülünden öte bir ‘uygulamalar paketi’dir. Önemli olan, ihtiyaca göre bir uygulama paketinin tasarlanması ve sürdürülebilir sistemde uygulanmasıdır. Mindfulness konusuna son dönemde Türkiye’de de giderek büyüyen bir ilgi var. Ancak henüz sistematik uygulamalar yapılmıyor. Sürdürülebilir etki için, kurumlarda İK veya yetenek yönetiminden sorumlu yetkililerin girişimi yanında, çalışanların programları sahiplenmesi ve kendi inisiyatifleriyle devam ettirmesi önem taşıyor. Ayrıca, kurum yetkililerince başlatılmış bir uygulamanın çalışanlarca sahiplenilmesi ve devam ettirilmesi, sürdürülebilirlik açısından hayli önemlidir. Google’da, kurum inisiyatifiyle başlayan Mindfulness programları, çalışanların bireysel girişimleriyle kurdukları meditasyon grupları vasıtasıyla ve

Son söz; dikkatiniz anda, farkındalığınız kahvenizde, gününüz şahane olsun…