Turkishtime AR-GE 250


Vakıf Emeklilik ilk 3’e koşuyor

Elif Akın

Otomatik BES’in başlamasıyla birlikte kısa sürede 160 bin çalışanı sistemine dahil eden Vakıf Emeklilik’in Genel Müdürü Özgür Obalı, “Bu yeni uygulamayla mevcut müşteri portföyümüzü daha da genişletmek istiyoruz. Sektörde ilk 3’e koşacağımıza inanıyoruz” dedi.

Bireysel emeklilikte uygulanmaya başlanan Otomatik Katılım Sistemi’yle birlikte sektörde yeni bir dönem başladı. Kısa sürede 160 bin çalışanı Bireysel Emeklilik Sistemi’ne (BES) dahil etmek üzere birçok şirketle el sıkıştıklarını söyleyen Vakıf Emeklilik Genel Müdürü Özgür Obalı, bu firmalardan işlemlerini sıkıntı çekmeden yerine getirdiklerine dair pozitif geri bildirimler aldıklarını belirtti. Faizsiz fonlarda ise yüzde 21’lik pazar payı ile lider olduklarını vurgulayan Obalı ile hedeflerini, sektördeki yeni dönemi, sistemin farklılıklarını ve avantajlarını konuştuk.

Bireysel emeklilikteki yeni döneme ilişkin izlenimlerinizi anlatır mısınız? Türkiye, BES’i benimsedi mi?
2017 yılında, öncelikli olarak kamu dâhil 7,5 milyon kişi kademeli olarak sisteme dâhil olacak. Umarım Otomatik BES ile Türkiye’nin tasarruf oranlarını ihtiyacımız olan seviyeye çıkaracağız.

Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), vatandaşların refahına olan katkısının yanı sıra artan katılımcı sayısı ve yükselen tasarruf oranları ile ülke ekonomisine doğrudan katkı sağlıyor. Sistemde toplanan tasarruflar uzun vadeli fon birikimi ve yatırımcılara yerli finansman kaynağı oluşturuyor.

2013 yılında devreye giren yüzde 25’lik devlet katkısı ile BES önemli bir ivme kazandı. Sistem kısa sürede hızla büyüdü. 27.01.2017 tarihi itibari ile sistemdeki fon miktarının 62,7 milyar lirayı aşmış olduğunu görüyoruz. Toplam fon birikiminin yaklaşık 7,4 milyar lirası devlet desteği iken 55,3 milyar lirası vatandaşlarımızın kendi birikimidir. Toplam katılımcı sayısı ise 6 milyon 709 bine ulaştı.

Sonrasında gündeme taşınan Otomatik Katılım uygulaması ise kamunun ülkemizdeki tasarruf oranını artırmak adına getirdiği önemli bir diğer reform oldu. Bu sayede Türkiye'de BES’e dâhil olma algısının daha da güçleneceğini düşünüyoruz. Otomatik Katılım’la birlikte sisteme kademeli olarak 14 milyon kişinin katılması bekleniyor. Böylece sektör olarak katılımcı sayısının iki katına çıkması hedefleniyor.

BES, çalışanlara neler kazandırıyor? Devlet katkısının avantajları nelerdir?
Bireysel Emeklilik Sistemi, otomatik katılımla birlikte çok cazip hale geldi.  Çalışanlar tarafından ödenen katkı paylarına, mevcut bireysel emeklilik sistemi ile aynı koşullara tabi olarak yüzde 25 oranında devlet katkısı teşviki veriliyor. Yüzde 25 oranındaki devlet katkısı, dünyada örneği olmayan bir uygulama. Bu katkı, sistemi teşvik etmek üzere sistem katılımcılarına bir fırsat olarak sunuluyor.

Cayma süresi sonrasında sistemde devam etmeye karar veren çalışanlara, 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu’na göre 1.000 TL tutarında devlet katkısı sağlanıyor. Ayrıca, emeklilik halinde hesabındaki birikimi en az 10 yıl süreli yıllık gelir sigortası sözleşmesi kapsamında almayı tercih eden çalışana birikiminin yüzde 5’i oranında ek devlet katkısı teşviki verilecek.

BES’e katılan çalışanlar neden uzun vadeli bakmalı ve emekliliklerine kadar beklemeli? Alternatif yatırım araçlarına göre BES’in avantajları nelerdir?
Bizler, gerek çalışma arkadaşlarımıza gerekse katılımcılarımıza daima “Bireysel emeklilik olgusunun uzun dönemli bir tasarruf aracı olduğu”nu öncelikle belirtiyoruz. Hatta bu sistemi emeklilik döneminde açılacak bir kumbaraya benzetiyoruz. Türkiye yüzde 25 devlet katkısı sağlayarak BES tasarruflarının hızlı bir şekilde büyümesi konusunda birçok ülkeye göre öncü konumda bulunuyor. Kuşkusuz finansal piyasalarda yaşanan inişler ve çıkışlar ülkemizde de yansımalara neden oluyor. Disiplinli ve sağlam temelleri olan Türkiye’de gelinen süreçte öncelikle “uzun vadeli” birikim ve tasarruf planlarının yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu bağlamda elde edilen birikimlerin korunması ilk hedef olmalı. Piyasadaki dalgalanmaların kısa süreli olacağı ve orta/uzun vadede BES tasarruflarının emeklilik döneminde önemli tutarlara ulaşacağı her zaman göz önünde bulundurulmalıdır.

Vakıf Emeklilik olarak başlangıçtaki ilgiden memnun musunuz?
Evet, memnunuz. Otomatik BES’in başlamasıyla birlikte kısa sürede 160 bin çalışanı Bireysel Emeklilik Sistemi’ne dâhil etmek üzere birçok şirketle el sıkıştık. Firma ilgisi olarak değerlendirirsek, sisteme dâhil ettiğimiz firmaların sıkıntı çekmeden işlemleri yerine getirdiklerine dair pozitif geri bildirimler alıyoruz, bu da bizleri memnun ediyor.

Vakıf Emeklilik’in BES’teki hedefleri nelerdir?
Sektörün öncü şirketi olarak Otomatik Katılım Uygulaması ile birlikte mevcut müşteri portföyümüzü daha da genişletmek istiyoruz. Sektörde ilk 3’e koşacağımıza inanıyoruz. Ayrıca faizsiz fonlarda yüzde 21’lik pazar payı ile lideriz. Bu alanı daha da büyütmeyi hedefliyoruz. Öte yandan şirket olarak yoğun bir şekilde teknoloji ve altyapı yatırımı yapıyoruz. Dijital dönüşüm ve marka bilinirliği çalışmalarını başarılı bir şekilde yürütüyoruz. Dijital dünyaya uyum sağlarken, mobil hayatın sigortacılığa yansımaları ve uygulanması konusunda çalışmalarımıza devam edeceğiz. Hedeflerimize odaklanarak yolumuzda emin adımlarla ilerlemeye ve sektöre öncülük etmeye devam edeceğiz. 

Çalışanlar neden başka bir şirketi değil de Vakıf Emeklilik’i tercih etmeli?
Vakıf Emeklilik olarak Otomatik BES’e dahil olacak firmalar için her şeyi düşündük. Otomatik Katılım sürecinde teknolojiyi işin içine katarak call center, operasyonel verimlilik ve müşteri deneyimi gibi konularda 360 derecelik bir vizyon belirledik. Müşterilerimize mobilden, web ortamından, çağrı merkezinden ya da yüz yüze danışmanlarımızla istedikleri an, istedikleri yerden hizmet sağlamayı amaçlıyoruz. Müşterilerimiz call center’ımızdan birkaç tuşla tüm işlemlerini yapabilecek. Kurduğumuz özel OKS hattı; 0850 222 9 657 (OKS) de önemli bir fark oldu. Bunu sanal zeka ile yürüyen bir şekle dönüştürmek istiyoruz. Teknolojinin yanı sıra insan faktörünün hiçbir zaman ortadan kalkmayacağını düşünüyorum. Acentelerimiz de müşterilerimize daha nitelikli bilgi aktarıyor olacak. Otomatik Katılım’da ürün oldukça yeknesak, dolayısıyla fark yaratacağımız alan müşteri memnuniyeti ve teknoloji olacak.

Toplanan fonların kullanımı ile ilgili son düzenlemeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?Son düzenlemeler ile birlikte otomatik BES’te fonlar daha basit hale getiriliyor. Burada katılımcıların faizli ya da faizsiz plan seçeneği bulunuyor. Mevzuatta belirtilen iki aylık cayma süresi boyunca çalışanların birikimleri tercihe göre “faiz içeren” veya “faiz içermeyen” başlangıç fonunda yatırıma yönlendirilir. Cayma süresini dolduran ve herhangi bir fon tercihinde bulunmayan çalışanların birikimleri, takip eden on ay boyunca ilgili başlangıç fonunda yatırıma yönlendirilmeye devam eder. Bir yılını dolduran ve herhangi bir fon tercihinde bulunmayan çalışanların birikimleri başlangıçtaki “faiz içeren” ve “faiz içermeyen” fon tercihlerine göre standart fonda yatırıma yönlendirilir. Çalışanlar tarafından fon tercihlerinde değişiklik yapılmak istenmesi durumunda ilgili yasal düzenleme kapsamında sunulacak Risk Profili Anketi düzenlenir. Anketin sonucu bağlayıcı olmamak kaydıyla, “faiz içeren” değişken fonlardan aşağıda belirtilen dört farklı risk kategorisinde; “faiz içermeyen” değişken fonlardan ise iki adet “Atak/Dinamik/Büyüme” ve “Agresif” türündeki fon kategorisinde olmak üzere toplamda altı adet fon seçeneği sunulacaktır.

Otomatik Katılım Sistemi ile amaçlanan sistemde kalış süresini ve buna bağlı olarak fonların ortalama vadelerini mevcut durumda yaklaşık 3 yıldan daha uzun sürelere çekmek ve bunu yaparken fon getirilerini arttırmak. Bu nedenle otomatik katılım sistemi içerisinde standart fonlar için asgari yüzde 10’luk kısmın yukarıda bahsedilen alternatif varlık sınıflarında değerlendirilmesi planlanıyor. Alternatif varlık sınıfları getiri potansiyelini artırırken korelasyonların düşük olması avantajıyla fonun oynaklığı ve buna bağlı risk seviyesini de düşürüyor.

Özetlemek gerekirse Otomatik Katılım Sistemi’nin tasarruf alışkanlığı kültürünün gelişmesi, tasarrufların vadesinin ve varlık dağılımının dünya standartlarını yakalaması, finansal istikrara yardımcı olması ve sermaye piyasasının gelişmesi alanlarında çok önemli bir adım olduğunu vurgulamak isterim. İleride işveren katkısıyla da desteklenmesi durumunda devlet katkısı teşviki ile sağlanan cazibesine daha da cazibe katacaktır.